|
|
- aoöbp denen zıkkımı 80 üzerinden değerlendirilmiş ilk(?) öğrencilerin girdiği üniversite sınavı. güzel bir sınavdı.
- neyse ki çok gerilerde kalan, üzerinden dört yıla yakın bir süre geçtiğini düşününce, zamanın gözlerimizin önünde hızlıca akıp gitmesine şaştığım sınavdır.
nasıl da gelmeyecek gibi geliyordu sınav günü. uzak, ama çok uzak bir gerçeklik gibiydi benim için. sürekli, o sınav için bir çalışma, hazırlık hali vardı ama sanki şu öss dedikleri sınav hiç gelmeyecek, o sınava hiç girilmeyecek, o "büyük gün" hiç gerçekleşmeyecekmiş gibi hissediyordum kendimi.
derken, bir gün eve ösym'den kağıt geldi. öss'ye hangi okulda girileceğini belirten belgeydi gelen. adamlar, taaa ankara'dan benim hangi okulda ve hatta hangi sırada sınava gireceğimi belirten bir kağıt yolladıklarına göre, iş ciddiydi anlaşılan.
ve sınav günü, yani o hiç gelmeyeceğini düşünme saflığına düştüğüm sınav, tüm haşmetiyle gelir çatar. günün sabahında, güçlü bir kahvaltı yapılmıştır. ardından, evden anne ve abla ile çıkılır, babaya ve evdeki diğer ablaya, ölüm cezası infaz edilecek bir mahkum edası ile bakılır. "yahu ben ciddi ciddi öss'ye giriyorum" düşüncesiyle, sınava girilecek okula doğru seyredilir. o gün gelip çatmıştır artık.. uzak addedilen gelecek, bir anda 1 saat sonra idrak edilecek öss şölenine dönüşüyordu.
bundan sonrası... galatasaray lisesi'nde girilen bir öss sınavı, ardından uzun.. ama çok uzun bir tercih dönemi.. defalarca değişen tercih listeleri....
ve sonuçlar.. sınav sonrasındaki okul tercihlerinin, en az sınavın kendisi kadar önemli olduğunu öğrenme. ve biraz da şansın yardımıyla, mutlu son.
- soruların tamamını doğru çözen bir dallamanın çıktığı,benim için ilginç yanları olan öğrenci seçme sınavıdır.benim için ilginç olan yanlarının başlangıcı babamın sınava girdiğim binanın sorumlusu olmasıydı ilginçlikler bundan sonra başladı.
sınava gireceğim okulun önünde ablamla beklerken babam çıkıp "değerli adaylar lütfen kapıya doğru yaklaşır mısınız?" dediği andan itibaren babama kendine gel baba ne yapıyorsun oğlunu yakacaksın diye haykırmak istemişimdir ama çevrede çok polis ,asker vardı olay çıksın istemedim.babam yaptığı açıklamalardan sonra binaya alınmaya başlandık üzerimi aradıkları sırada çok pis bir bakış attım sıçtın ağzıma dercesine(sanki öss yi babam yapıyordu kendimi öylesine kaptırmıştım yani).kapıdan girerken hadi oğlum başarılar diyerek dikkatlerin üzerimde toplanmasına sebep oldu herkesin içinden "oh babasının okulunda sınava giriyor adama bak" dediğini duyar gibi oldum. kafam fena halde bozulmuştu bu duruma ama hiç birşey beni yolumdan döndüremezdi.sınav salonuma doğru emin adımlarla ilerlemekteydim yanımda ki arkadaşım sürekli ağlamaklı bir ses tonuyla ne yapacağız lan kesin kazanamayız diye bende sınava girmeden önce kafa atma isteği uyandırmıştı ama yazıktı o da genç bir insandı onun da hayalleri vardı bir kafayla hepsini mahvetmek yakışmazdı bana gerçi o benimkileri konuşarak mahvediyordu ama olsun.
derken sınav salonuna gelmiştim karşımda lisede ki ingilizce hocam duruyordu sınav gözetmenlerinden birisinin o olduğunu öğrendim nasılsın sirseri heyecanlı mısın diye sorduğunda sınav salonunda gözler yine bana çevrilmişti"oh adamın gözetmeni de hocası çıktı kesin soruların hepsini yapar" dediklerini duyar gibi oldum hocaya gözlerimle cevabımı vermiştim zira samimi görüntüler vermeye gerek yoktu.derken yan sınıfın gözetmeni bizim sınıfa gelmişti gözlerime inanamıyordum o da matematik hocamdı "ne oluyo lan herkes tanıdık acaba annem teyzem fizik hocam falan da burada mıdır?" diye kendime sorular soruyordum.matematik hocamla da gizlice selamlaştım kimse görmesin diye yoksa dalacaklardı bana ulan evinde girseydin bari sınava diye.nihayet tanıdıklardan kurtuldum derken kapıda babam belirdi sınıfları kontrol ediyorlarmış ben ona el kol göz kaş işaretleri yaparak git burdan uzaklaş valla dayak yiyeceğim dedim anlamadı beni ama gitti hemen.
sınav soruları dağıtıldıktan sonra okunmuş şekerleri yemeye başladım şekerleri yanlış mı okudular bilmiyorum sınava başlamayı unutuyordum az daha.sınava başladığım da ise çok şükür artık başladım gerisi gelir diyerekten ya allah dedim ve soruları çözmeye başladım.derken 3 saat hiç yaşanmamış gibi bitmişti içimden yaşandı bitti saygısızca bunlar ne biçim sorulardı ulan kolay sınavmış diyerek salondan çıktım karşımda sınavdan önce ağlayan arkadaşım vardı halen ağlıyordu yapamadım diye(kendisi diş hekimi olacak) ona ulan sınavdan 100 alıp ağlayan öğrenci modeli misin sen derdim ama o zamanlar sözlük alemlerinden pek haberimiz yoktu kendimi unutup onu teselli ettikten sonra ablama "açıkta kalabilirim" diyerek onları her türlü sonuca hazırladım yalnız hiç şaşırmadı sanki açıkta kalmamı bekliyormuş gibi "olsun seneye girersin" dedi "zaten bu sene giremezsem 3 sene sonra girecek değilim ya abla" dedim,sustu.üzüldüğünü hissettim bu tepkim üzerine özür dileyip öptüm hemen gülümsemeye başladı oysa ki benim moralim bozuktu özür diledik diye hemen gülmesi bende sinir yapsa da artık sesimi çıkartmadım evde bekleyen anacağızıma haberleri vermek için sabırsızlanıyordum koşa koşa eve gitmeyi istedim ama ablam uyardı ev uzak otobüse binelim diye ben de peki dedim.eve gittiğimiz de annem hala dualar okuyor başarılı olmamı istiyordu annemi uyardım "sınav bitti hadi bırak artık dua etmeyi sonuçlar açıklanmaya yakın tekrar edersin" dedim o da peki dedi.içeri gittik sınav soruları hakkında ki fikirlerimi beyan ettim ona kazanamayabilirim anne dedim sakın üzülme o da ablamla aynı tepkiyi verdi ona ablama verdiğim tepkiyi veremedim yemedi terlikle karşılık verebilirdi koca adam olduğuna aldırış etmeden.derken sonuçların açıklanma süresi de gelmişti o sürede oldukça saygısızca yaşanıp bitmişti.ben ısrarla yazmak istemiyorum bu sene diye haykırırken babam sert yanıtlarla bende şaşkınlık yaratıyordu.dikkatsizsin sen yaz bir yeri git işte seneye de olmazsa ne halt edeceksin diye ısrarcı bir tavır sergilemekteydi.korkmuştum baba dedim tercih yapsam mı yapmasam mı karar vermek zor.derken kendimi yerleştirme sonuçlarına bakarken bulmuştum vay be babamın ikna yeteneği gerçekten sağlammış diyerek inşaat mühendisi olacağımı öğrenmiştim bundan mutlu olmuş görünmeliydim,göründüm de hatta mutlu bile oldum.ve en sonunda yine saygısızca yaşanıp biten bir 4 senenin sonuna geldim bu anları yaşamamı sağlayan ise öss 2003 idi ona ve sorularını hazırlayanlara şimdi minnettarım demek isterdim ama bunu işe girdikten sonrasına bırakmayı yeğlerim işe girip minnettar olursam editlerim.(sirseri, 01.04.2007 23:20 ~ 23:26)
- ne çok zor ne de çok kolay bir sınavdı lakin değişen puanlama sisteminin kobayları olarak sınav sonucu nasıl gelirse gelsin işbu sınavın sonucundaki yerleştirmelerde çoğu öğrenci hüsrana uğramıştır.
- sınav sonuçlarından önce gerçek yüzdelik dilim hesabı için saçmasapan hesaplamalar yaptırtan sınavdır. hiçbirisi de bir şey ifade etmemektedir. yine çok soru ve iyi tercih yapan üniversite'ye girmiştir. ayrıca beni üniversiteli yapıp bu yıl da mezun eden bu sınav, 4 yılın ne kadar çabuk geçtiğinin kanıtıdır. dikdörtgen bir diploma veriyorlar başka bir şey değil.
- (bkz: beyhude geçti yıllar)
- taban puanların allak bullak olduğu, öğrencilerinin kafalarının büsbütün karıştığı, fakat yine de bir aksilik çıkmadan istediğim bölüme ve üniversiteye girebilmeme olanak vermiş kâbustur.
- değişen puan sistemi nedeniyle, nasılsa ilk 5'e girerim diyip, geri kalanını salladığım tercihlerimden 13. sıradakine yerleştiğim sınav. bu nedenle batıl inancım olmamasına rağmen, bu sınavdan sonra inanmaya başladım 13 sayısının uğursuzluğuna. fizikte reosta ve matematikte kare içinde çember soruları vardı hiç unutmam, yapamamıştım. ah ulan reosta, vah ulan reosta, velhasıl hayatımı mahvetti bu sınav...
|