görseller
örümcekörümcek
örümcekörümcek
belki ilginizi çeker
  1. · arachnophobia
  2. · haşerat öldürme teknikleri
  3. · sözlük yazarlarında bekaret takıntısı
  4. · arachne
  5. · böcek
  6. · sopa oyunu yuva bozma
  7. · cırcır böceği
  8. · mite
  9. · jeolojik devirler
  10. · rüyayı kontrol etmek
gündem
  1. · rasim ozan kütahyalı
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · uykusu olup da uyumayan insan
  4. · ugg
  5. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  6. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · soğukpınar belediyesi
  9. · gula sor

örümcek  

 sayfa  / 2
  1. hayatları ağ örmekle geçen şirin mi şirin değil hayvanlardır. ağlarına takılanları, artık sinek mi olur başka bir böcek mi her ne olursa yerler. anlaşılacağı üzere, vejeteryan değillerdir. zaten lahana da tutup örümcek ağına takılmaz.
    (aqua, 28.06.2004 00:38)
  2. böcek olmamakla birlikte küçük, çok ayaklı davetsiz hayvanlar arasında tahammül edilebilenidir, hatta iyice küçük olanlarını yukarıdan ağını yakalayıp havada sallamak eğlencelidir
    (greeen, 28.06.2004 00:43)
  3. ele avua sığmaz bir varlıktır. ne an, ne tarafa döneceğini kestirmek imkansız. 8 bacağı var her biri ile ayrı yöne gidecek utanmasa. gidiyor da zaten, gitsin bakalım.
    ha örümcekler çok sevimli hayvanlardır bu arada; ne kadar kötü görünseler, insanlar onları ne kadar antipatik bulsa da, o hayvancıklara saygı duyanlar vardır. kutsal bulanlar bile vardır, tabi bu konumuz dışında.

    <benjamin> örümcek sokmuştu beni bir keresinde, onu da anlatayım. zehirli olmadığını bildiğim için, hayvanı epeyce bir dürtmüştüm, haliyle de ısırmıştı parmağımı. elime bir şey olmadı, bu agresif hareketinden ötürü örümceklere olan saygım da bir değişme de olmadı*. sadece amacım onları biraz daha iyi anlayabilmekti. tüylü müylü sevimli hayvanlar, vallahi.*
    örümcekleri sevin.
    (azureel, 04.11.2004 01:39)
  4. tarantula*
    (aqua, 04.11.2004 02:03)
  5. (bkz: lullaby)
    (felis, 15.11.2004 15:05)
  6. dini konularda ise örümcek kutsal bir hayvandır..ezip geçmemek, terlikle kafasına indirmemek lazım..

    yamulmuyorsam; yazılan hadislerde, hz. muhammed'in (s.a.v.) hicret sırasında saklandığı mağrayı, arkasından kovalayan tehlikeden* korumak amaçlı, kapısının tamamına ağ ören bir örümcekten bahsedilir..böylelikle arkadan gelenler, onun bu mağraya giremeyeceğini fikrine kapılırlar..çünkü örümcek ağından oluşmuş doğal bir kapı mevcuttur o sırada..
    (zeus, 15.11.2004 16:09 ~ 16:09)
  7. discovery bilgileri:

    cinsel birleşim sonrası dişiler, erkekleri yer.. (bir nevi suçluluk duygusu, ya da intikam, ya da yalan rüzgarı neyse..*)
    doğum sonrası çocuklar, annelerini yer.. (bir nevi sen bizim babamızı nasıl yedin ulen??..ya da açlık dürtüsü..dünya ne hale geldi..)
    (zeus, 15.11.2004 16:15)
  8. evrensel dil olaraktan matematik dilinde örümcek'in açıklaması:

    örmek + böcek = örümcek
    (zeus, 15.11.2004 16:18)
  9. adını sanını hatırlamadığım psikopat bir türü olan hayvan. bu psikopat tür, diğer arkadaşları gibi ağ kurup "salağın biri gelse tuzağıma düşse, ben de karnımı doyursam" demiyor, bizzat kendi çıkıyor avlanmaya. suyun üstünde yaşıyor genelde. nilüfere benzeyen bir bitki üzerinde oturup suyun altını gözlüyor, yüzeye yakın gördüğü bir balığı veya kurbağayı tek hamlede kapıyor.

    kaptığı kurbağayı sudan çıkarıyor ve çırpınmalarına falan aldırmadan canlı canlı yemeye başlıyor. dişlerinden salgıladığı bir zehir, yiyeceği kısmı sıvı hale getiriyor ve yutmasına yardımcı oluyor. ve bu aç örümcek, kendisinden 5-6 kat büyük olan kurbağayı sıvılaştırıp emerek, etiyle kemiğiyle kısa sürede yok ediyor. işin ilginç yanı, kurbağanın, örümcek kalbine yetişene kadar debelenmeye devam etmesi.

    (bkz: kürk için eziyet) - bu videoyu izlediğimde, yıllardan beri belgesel izleyen biri olarak hayvanların dünyasında [yılanlar ve bazı böcek türleri hariç] avını canlı canlı yiyen bir hayvanın olmadığını, bu insanların hayvanlardan bile aşağı olduğunu düşünmüştüm. ama onlar kadar psikopat yaratıklar da varmış dünyada.
    (aqua, 26.06.2005 13:40)
  10. adını sanını hatırlamadığım gibi, boyunu posunu yakından görmediğim halde aşşağılık olduğuna ilgiyle kanaat getirdiğim hayvancık. "biri gelse ıma düşse, ben de 'kendi kendimi tatmin etsem'" demiyor, bizzat kendisi çıkıyor avlanmaya. geçen ben discovery channel'da gördüm, iyi bilmediği, doğasını tanımadığı hayvanlara saldırmayı seviyor. nilüfere benzeyen bir bitki üzerinde oturup gözlüyor heryeri, kendisine uzak gördüğü bir kediyi veya herhangi bir babayı, böceği, bitkiyi tek hamlede kapıyor.
    ...

    (bkz: kürk için eziyet) - bu videoyu izlediğimde, yıllardan beri belgesel izleyen biri olarak hayvancıkların dünyasında avını gizli gizli, kendisi nirvana ve orgazm arası bir yerdeyken yiyen bir hayvancığın olmadığını, bu insanların hayvanlardan bile aşağı olduğunu düşünmüştüm. ama onlar kadar psikopat yaratıklar da varmış dünyada.
    (sizofrenkedi, 31.07.2005 03:16)
  11. avladığı sinek veya böceklerin hepsini bir anda yemeyen, ağlarıyla bi güzel paket yapıp, zor günler için saklayan hayvandır kendisi. bi de kardeşim örümcek adamı izleyip izleyip, duvardaki örümceğe kendini ısırtmaya çalışıyor. o değil alerjik bi bünyesi var bişey falan olacak.
    (lightblue, 31.07.2005 03:19)
  12. kendilerinden en fazla korkup en çok nefret eden şahsiyetlerin bile becerilerine saygı duyacağını düşündüğüm sevgili hayvancıklardır.şahsen pek bir severim kendilerini,ağ örüşleri kendilerine hayran olmam için son derece yeterli bir sebeptir zira.hele o avlarını ağları ile sarıp sarmalayışları;böyle bir yandan tek kollarıyla avın poposuna vurmak suretiyle döndürürken,bir yandan da ipliklere dolayışları...
    tiny mini spyder...
    (guest8644, 31.07.2005 03:57 ~ 12:35)
  13. üç kuruşluk aciz metafor vasıtasıyla hakaret peşinde koşan şizofreniden mustarip kimi dört ayaklı mor hayvandan her şartta yeğ tuttuğum mahlukatlardır. doğal hayat akışı içinde her gün gerçekleşen basit olayları sırf kendi başına gelen hadiseler sanan ve bunların kasten, plan dahilinde yapıldığını öne sürecek kadar şuursuz kedilerin yanında baş tacı bile edilebilirler. vazifesini yerine getirmek amacıyla oturup habitatını gözlemlediği zamanlar olur; yeri gelir orada bulunmaması gereken organizmalar görür ve seri bir hamleyle onlardan arındırır ortamını. imkanları dahilinde gücünü içinde bulunduğu ekosistemin döngüsünün rayında kalmasına yardımcı olmak için kullanır.

    ha şimdi tabii karşısındaki mantık, duygu ve düşüncelerinin kontrolünü elinde tutamayan klinik vakaysa her türlü yalan dolanla itham edilebilir. ava çıkarmış, kendini tatmin edermiş, kendisine uzak gördüğünü baba-kız demeden yutarmış, evet bir de unutmadan psikopatmış...

    yıllardır belgesel seyrederim, national geographic okurum. bu sayede karşılaştığım canlıları cinsiyle türüyle tanırım, boyunu çapını iyi bilirim. fakat misal felis domesticus demektense kedi derim ona, kaçıncı nesil olduğunu bile anmaya gerek duymam. bilirim nice nesil nesil, boy boy kediler geçti elimden. kimi mrrladı kimi hrrladı. korkanlar tırmalamaya çalıştı, aklını çelmeye çalışanlar sırnaştı. oysa örümceğe bakıyorum hep yerinde duruyor, ağlarıyla örüyor, koruyor evi bellediği yeri. yanaşanı tanımadan yargılamıyor, ağının içine çekip kapmıyor. şerait lüzum gösterirse de sekiz bacağıyla doğru bildiği yolda koşturuyor. üçüncü göbekten hısımdı dinlemeden aynı kefeye koyup paketliyor kımıl zararlılarını.

    türlü türlü video seyrettim (konulu-konusuz), örümcekler hakkında bu kadar ucuz, bu kadar düzmece senaryo görmedim.

    ayrıca hafızaları da bir hayli sağlamdır. kendisine kimin niye düşman olduğunu hatırlamakta güçlük çekmez. sadakat, vefa gibi değerleri bünyesinde bulundurur. misal hiç unutmam çirkef saldırılara uğrayan dostunun yanında görmüştüm bir örümceği. saldırıp da ummadığı yerden ısırılınca kuyuruğunu arkasına sıkıştırıp kaçmak zorunda kalmıştı agresif felis. sonra dönüp kedisevenler derneklerine başvurup ağlaştığına tanık olmuştum. hayvan olmasa avrupa insan hakları mahkemesi'ne başvuracaktı şüphesiz.

    bir başka hikaye daha anlatayım bu hayvanın dünyasından.

    örümcek dostum her zamanki halinde sağda solda dolaşır, çevreyi gözler, etrafı kolaçan edermiş. bahçede bir çocuk görmüş. örümceğin ilgisini çekmiş, yerleşmiş bir kocamış ağacın üstüne. hem onunla sohbet ediyor, hem çocuğu izliyor. bakmış bir de ne görsün, çocuk hasta. halüsinasyonlar görüyor. rahatsızlığı onu çevresi için tehlikeli kılıyor. önüne çıkan canlıyı eziyor, örümceğin arkadaşlarına şımarıklık, ukalalık, çokbilmişlik yapıyor. bahçeyi talan ediyor, kendisine sunulan güzelliği ve de daha önemlisi orada yaşayanların diğer canlıların evini yıkmaya çalışıyor. örümcek demiş yaşlı ağaca,
    "bilge ağaç sen bahçenin efendisisin söyle bana nedir bu çocuğun yaptıkları, hangi baba böyle yetiştirmiş çocuğunu?"
    bilge ağaç usulca dallarını indirmiş fısıldamış örümceğin kulağına
    "çocuktur o, aklı başında değildir. toydur, hatasını hoş görmek gerekir."
    peki demiş örümcek ağına dönmüş.
    gel zaman git zaman çocuk bahçede kurcalamadık yer bırakmaz olmuş, gelmiş sonunda sekiz bacaklının ağını bozmak istemiş. bu sefer ileri gitti diye söylenmiş örümcek. bilge ağaç seslenmiş hemen,
    "aman dostum sen ona uyma, çocuktur bilmez ne yaptığını"
    örümcek kızmış ağaca
    - ne yapayım yani bırakayım da aylardır ördüğüm ağımı oyuncak mı etsin? çocukluk bir yere kadar! hadi bugün ben dokunmadım ağım sağlam bir şey olmaz diyelim. senin ev sahipliği ettiğin şu kovandaki arıları bilirsin, onlar sinirlidir ve sözünü de dinlemezler. yarın parmağını o kovana daldırmak isterse, arılar sokar delik deşik ederler yavruyu. madem sen bu bahçenin efendisisin ve madem bana kıyma diyorsun o zaman bul yolunu da iyileştir bu çocuğu.
    bilge ağaç düşüncelere dalmış o vakit.

    hikayenin gerisini de başka bir güne saklıyorum sevgili örümcek dostları.
    (spyder, 31.07.2005 12:00 ~ 12:02)
  14. komiktir, hebeledir, metafordur, histeriktir. çünkü duyan ya kediyi kovanı bozmaya çalışan ayıyla karıştırır yada örümceğin yaşadığı ambiansı bozmaya çalışan bişi sanar(ki iki canlının alakasız ortamlarda varolduğunu söylemek için bilge ağaca başvurmaya gerek duymuyorum)
    kedi farkındaymış 9 canın aslında çabucak bitebileceğinin ama bilmiyomuş örümcek her bacakla birine saldırırsa sekiz tane bitiverirmiş bigün(belki de biliyormuş ama anı düşünüp yaşıomuş sadece)
    bilge ağaca kedi bile saygı duymuş başta(ki eminim aynı odundan bahsediyoruz). aslında bilge gelmemiş ama bakmış kediyi dinliyo hemde lafına diğer birkaç arı gibi "ben senin bilmem neyindeyken... yıl "96..." diye başlamıyor söze. sonra işler sapıtmış, bilge aslında tümüyle yanlışmış. lafına inanmamak gerekirmiş, bu yüzüne gülüp arkasından dedikodusunu yaptıgı insanlar bigün neyin ne olduğunu umarız
    anlarlarmış falanmış filanmış.
    bigün bibakmış örümceğe lanet derneği gayet kalabalık olmuş hatta bazıları bu kurumdan çıkıp anti-kediye bi uğramış sonra tekrar buraya gelmiş sonra bidaha geriye gitmiş. sonra azınlık demişki "kediye ne kadar sevgi verirsen o kadarını alırsın. onu önce kovalayıp sonra uykusuna devam etmesini beklersen halt edersin. eğer uyuduğunu sanıp -küçük müçük ama-değer verdiği şeylere saldırmaya kalkarsan daha çok muhatap olur bide üstüne başını ağrıtırsın"
    birinin anlattığı gibi kedi ve bi kaç kişinin bi pzt. günü gelip de "ama dimi abi ya olur ya" deme şansı hiç olmamış o yüzden ancak bu kadar şikayet edebilme hakları olmuş.

    başka güne bişey saklamıyorum umarım her eve konuk olan aynı davranmaz
    (sizofrenkedi, 31.07.2005 15:20 ~ 16:12)
  15. deli mi okşadı bilinmez durduk yere saldırırlar bu mahlukata maziye dayanan bir olayı gerekçe gösterip. sonra değer verdiği şeylere saldırma safsatası sunarlar önüne. oysa kendine müslümanlıktır bu. kutsal değerleri varsa birinin ve bunlar için saygı görmek istiyorsa önce başkalarınınkine -hem de aynı değerdekilere- saygı göstermeyi öğrenmelidir; yoksa hak talep ettiği vakit oldu canım diyip gülerler suratına.

    örümcekler maalesef kedilerin bulunduğu her türlü ortamda da bulunabilirler, aynı ortamda yaşamak için kimseden de onay almaya ihtiyaç duymazlar. hele bir de bu mor ibiş kediler komünotede sonradan türemiş ise o zaman habitat alakasızlığından dem vurmak abesle iştigal etmektir. arı kovanından bal almak isteyen, besin zincirindeki yerine istinaden karnını doyurmayı düşünen ayıyla, ağaçlarda fink atan zıp zıp zıplayıp önüne geleni kurcalamayı, kendine oyuncak etmeyi hobi belleyen sabi kedinin farkını da bilirim.

    örümceğin derdi ne canıdır ne kanıdır, bacak sayısıyla korelasyon kurulması da eblehliktir. doğru bildiği yolda gerekirse sürünür de yine geçit vermez kımıl zararlılarına. bu arada gençlik hezeyanlarıyla ağzından tükürük saçarak kendisine saldıranlara karşı koyması örümceğin saldırısı oluvermiş birden. halüsinasyonlar ayyuka çıkmış. muhtelif il, ilçe ve semtlerde örümceğe lanet dernekleri kurulmuş. halay çekilinceye kadar -ah bir de bunları görebilsek belgesellerde. ama yok gizli teşkilattan sayılır bunlar ya da yoksa bu da mı halüsinasyon? vaya bana vaylar bana- biri de çıkıp deseydi ya sen şöyle böyle etmiş tiksinç bir yaratıksın. örümceğin ısırığından can yandıysa düşünülsün bakalım kedinin şımarıklıkları daha önce nelere neden olmuş.

    bir takım mevhumlar oluşturulmuş antili, dantili. köşe kapmaca oynanıyormuş. oynasın çocuklar bakalım, eğlensinler. kediler üzülmesin, onlar da sevgi-ilgi görsünler. uyusunlar rahatça sepetlerinde. zira tekirleri önemseyip onlara saldıracak, onları hedef bilecek örümcek tanımadım daha. neye ne derece ehemmiyet vereceğini tartabildiğinden kendini dünyanın merkezi sanan ufak kafaları koca ağlarıyla sarmaya çalışmazlar.

    herkesin toyluğunda olduğu gibi özü odun bilinen ağacın da gençliğinde nice hataları olmuştur ve daha niceleri olacaktır. örümcek ve diğer canlılar ağacın kedilerle yarenlik etmesini ve burdan doğan yanlışlarını da görürler fakat bahçelerinin efendisi saydığından bahçenin intizamı ile malum konuları karıştırmaz fauna ve flora üzerine içtihat hakkını her zaman teslim ederlermiş.
    (spyder, 31.07.2005 20:04)
  16. iyi ki varsın =>> (bkz: @298736)
    (sizofrenkedi, 31.07.2005 23:29)
  17. (bkz: shelob)
    (chixculub, 27.04.2006 16:16)
  18. götten bacaklı kavramını bir adım öteye götüren kafadan bacaklı sevimli yaratık.
    (twinkle, 11.05.2006 16:33)
  19. örmek + böcek = örenböcek. (bkz: örenbayan)
    (3yuzotuz3, 17.07.2006 19:21 ~ 18.07.2006 12:38)
  20. evimde yaz aylarında doğal olarak artan karınca popülasyonu ve besin zincirindeki yerleri sebebiyle şimdilik evin ekosistemindeki konumlarına zarar vermediğim omurgasızlar..

    lise bilgilerinin hayata yansımaları böyle bir şey olsa gerek..
    (rafael, 09.08.2006 22:51 ~ 22:53)
  21. yatağımın arkasındaki duvarda günlerdir yalnız yaşayan ancak hayattan ümidini kesmeyip boyutunu yavaş yavaş büyüten mübarek hayvan.
    -büyüyünce ne olacaksın yavrum?
    -örümcek adaaaam.
    (milwaukee, 22.10.2006 12:34)
  22. narkotik maddelerden fena halde etkilenen hayvan.
    ilginç.
    http://www.trinity.edu/...
    (easy company, 30.10.2006 01:50)
  23. aynı zamanda çok eğlenceli bir çocuk şarkısına isim olmuştur bu organizma adı...

    bak bak bak bak örümcek
    duvara çıkıyor hızlıca
    tavana varıyor ağını örüyor
    bir sağa bir sola sallanıyor
    sallan, sallan örümcek
    yaylan, yaylan örümcek
    bak bak bak bak bir yumurcak
    tavana bakıyor gizlice
    ağları söküyor örümcek düşüyor
    bir sağa bir sola sallanıyor
    sallan sallan örümcek
    yaylan yaylan örümcek

    çoğumuzun bir örümceğin sallanışından bahsettiğini sandığı bu çocuk şarkısı, sadist bir çocuğun ruhundaki sallantıları yansıtan bir eserdir aslında....
    (roadrunnerkeeprunning, 04.02.2007 03:09)
  24. grek-roma mitolojisine göre örümceğin kökeninde bir kadın vardır,öyküsü şöyledir;
    tanrıça athena dokuduğu kumaşların incelik ve güzelliğinden o kadar emindir ki ,basit bir köylü kızın dokumacılıkta kendisinden üstünlüğünü iddia ettiğini öğrenince çılgına dönmüştür. doğruca onun kulübesine giderek bir yarışma yapılmasını ister. arahne futursuzca bu teklifi kabul eder. her ikiside dokuma tezgahlarını kurarak aynı süre içinde bitirirler dokumalarını.tanrıçanın eseri bir şaheser olur ama arahnenin eseride hiç yabana atılcak cinsten değildir.bu duruma çok kızan tanrıça elindeki mekiği arahnenin başına vurur ve kumaşı parçalar. gururu incinen arahne kendini asar. bu haberi alan tanrıça pişman olur arahneyi asıldığı ipten çıkartarak boynuna bir sıvı serper ve onu örümceğe çevirerek sanat becerisinide iade eder. böylece örümcek olarak tekrar hayat bulan arahne ağ örmeye devam eder.
    (jassmine, 19.02.2007 15:34)
  25. öğrenci evlerinin kira ödemeyen sakinleri.
    (thor, 19.02.2007 15:44)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil