|
|
- bizi biz yapan ve diğerlerinden ayıran yegane unsur kendi değerlerimizdir. ve hangi değerlere önem addedip addetmediğimizdir. ancak hayatta hiçbir konu diğerlerinden bağımsız ve tek başına münferit yer alamaz. bütün değerler kendi içlerinde grifittir.
önem verdiğimiz bir değer, o değerin karşısında yer alan başkaca bir değerin unsurlarını da içinde barındırır. hayatta işte sırf bu nedenle özgün olma ve tek başına farkındalık süreci kolayca tamamlanamaz.
özgün olabilmek için kendi değerlerimiz ile bu değerlerin içinde barındırdığı öbür değerler arasında manevi bir ayraç yaratabilmemiz gerekecektir. bu sanılanın aksine çok zordur.
örnek vermek gerekirse eğer, önemsemediğimiz bir konuda ya da toplulukta yer alma zorunluluğumuzu gösterebiliriz. bu yer alma süreci bizim için kendi değerlerimizi ortaya koyabilmek adına katlanmamız gereken bir süreç olsa dahi, bu süreci yaşarken verdiğimiz ödün, bizi kendi değerlerimizi sorgulamaya itebilir. vicdanlarıyla hareket edip kendi değerlerini yaşatmak isteyenlerse, kendi değerlerini gerçekleştirebilme fırsatını, önemsemedikleri işleri yapmayarak baştan tepmiş olurlar.
söz konusu tavrı ortaya koyabilmek için gereken yegane şart hiç kuşkusuz sabırdır. eylemin adı ise ikiyüzlülük ve sahtekarlıktır. başarılı bir sahtekarsa herkese güven veren sahtekardır. bunun için hiçbir olay ve durum karşısında paniğe kapılmamalı, her zaman sakin ve yumuşak ses tonuyla olaylara hakim bir profil çizerek, çok konuşan ama karşılığında hiçbir şey söylemeyen ketumlukta olmalıdır.
politikacıların yegane yaptıkları bu unsurlar, yükselebilmeleri adına gerekliliktir. iyi bir politikacı önemsemediği kavramların arkasında durur ve altını çizer. önemsediği kavramlarsa kendinde saklıdır. yalnızca politikacıların değil hayatta başarılı olmayı seçmiş herkesin başarısına giden yol buradan geçer.
önemsemediğimiz kavramlara gülüp, o kavramlar adına vakti gelene kadar çalışmak için ruhunu satmak zorundasın. eğer bunu yapabilirsen, zamanla kazanacağın bir ödül olacaktır. bu ödülün bedeli de sattığın ruh olacaktır.
söz konusu kararı vicdanın verecek, ya ruhunla onurlu bir yaşam sürüp elin boş gideceksin ya da ruhsuz menfaatlerinle terk edeceksin bu dünyayı…
- toplum halinde yaşıyor oluşumuz;her bireyin farklı yönelimlerini destekleyecek şekilde üretebilmesine olanak yaratıp,buradan elde edilen ürünlerin paylaşılmasını sağlamaktır..
bireyi özgürleştiren bu sistem;maalesef anlaşılamaz şekilde;üretim için bedel ister gibi,işi yapacak olanın değerler sistemine savaş açmaya karar verir..bu savaşı açan,bütünü kendinden öteye koyup,onu yaşatmak için de fedakarlıkların yapılması gerektiği yanılgısında olan insanlardır..oysa ortada bir bütün varsa bile,öncelik bütünün değerler sistemine değil,onu oluşturanlarınkine verilmelidir..
bunu görmezden gelmenin sonucu,her küçük parçada kendini gösterecek olan ikiyüzlülük/tatminsizliktir..değerlerinden vazgeçemeyenler ise,tepedekine benzer cümleler ile haykırmaya devam edeceklerdir..
|