yeni türk edebiyatının yaşayan en büyük ismi, en yaşlı hocası. yaşının, seksenin epey üzerinde olduğu rivayet edilir. daha düne kadar kendisini isam kütüphanesi'nde fotokopi çekerken görmek mümkündü. ahmet hamdi tanpınar dahi hatıralarının bir yerinde, "bugün mehmet kaplan ile bizim asistan faruk geldi" diyerek ömer faruk akün'e atıfta bulunur. aşırı derecede titiz, ziyadesiyle müşkülpesent bir hoca olduğu bilinen bir gerçektir. birlikte çalıştığı öğrencilerine çok çektirmiştir, ancak çok şey de öğretmiştir. bazı öğrencilerine kızdığı ve çalıştıkları malzemeye el koyduğu da konuşulanlar arasındadır. mehmet kaplan ekolüne mesafeli durmuş, daha ziyade bağımsız olarak çalışmıştır. fevziye abdullah tansel'in namık kemal'in mektuplarını yayımladığı üç ciltlik eserinin hataları hakkında kocaman bir kitap yazmış ve bu eserle profesör olmuştur. bu kitabıyla fevziye abdullah tansel'i perişan ettiği açıktır. büyük bir bilgi birikiminin sahibi olmasına rağmen aşırı titizliği nedeniyle nispeten az yazmıştır. ancak, mesela "abdülhak hamid'in basılı eserleri hakkında yeni bilgiler" isimli makalesi hala aşılamamış bir temel kaynaktır ve birçok kitaptan katbekat üstündür. islam ansiklopedisi'ne yazdığı "namık kemal" maddesi görülmelidir. türkiye'de bu kadar eski edebiyatçı varken islam ansiklopedisi'nde "divan edebiyatı" ve "sabit" maddelerini onun yazması düşündürücü olduğu kadar çarpıcıdır da. özellikle "divan edebiyatı" maddesi her şeyi ile insanı dehşete düşürür.
iğneyle kuyu kazar gibi çalışması, bu şekilde çalışmayanları küçümsemesi ile bilinen hoca, üstüne başına dikkat etmez haliyle düne kadar isam kütüphanesi'nde fotokopi çekiyor, başkalarına güvenemediği için bu işi de kendisi yapıyordu. kalp ameliyatı olduğundan beri görünmemektedir. tüm parasını kitaba yatırdığı için eşinin şikayetlerinden kurtulamayan hocanın evinde yer gök kitapla doluymuş rivayeti artık bir efsane halindedir.
(mümtaz, 05.04.2007 10:24 ~ 10:27)