güllü, ömer babanın yanına gelir ve çok
mutsuzum ömer baba diye sızlanmaya başlar. ömer baba'ya da gün doğmuştur. ne zamandır hikaye anlatamıyordum, geldiğin iyi oldu, şimdi sikecem belanı, seni mutsuzum dediğine pişman edeceğim. bir kolunu değil, bütün vücudunu kaybedip, hayatını sırf kafadan ibaret olarak yaşamak zorunda kalsan da, sana şükretmeyi öğreteceğim, diye içinden geçirir ve alır eline sazı...
g: çok mutsuzum ömer baba
öb: sana bir hikaye anlatayım erhanım. bi gün babası mutluluğun değerini anlaması için oğlunu, zamanın bilgesine gönderir. çocuk 40 gün çölde ilerledikten sonra sarayı görür ve kapısına kadar gelir. ( ayrıntıya girmiyorum, lakin ömer baba gibi yazarsak, sabaha bitmez bu amına kodum hikaye ) bilgeyle görüşecem der ve yanına gider. çocuk, bilgeye mutluluğun sırrı nedir diye sorar. bilge ben sana bunu bu kadar kısa sürede nasıl anlatayım der. eline bir kaşık verir ( çay mı yemek mi belli değil. ömer baba açıklamadı. çay olması kuvvetle muhtemel ) kaşığa da iki damla zeytin yağı damlatır. sen şimdi git sarayı gez, iki saat sonra da geri gel, yağıma da sahip çık der. çocuk gezmeye gider, ama yağa sahip çıkacam diye etraftaki hiçbir güzelliği göremez. ne halıların, ne duvardaki resimlerin ne bahçenin, ne de çiçeklerin güzelliğini görememiştir.bilgenin yanına gelir. bilge anlat bakalım, güzellikleri gördün mü der. çocuk hayır zeytinyağını dökmemek için hiçbir güzelliği görmedim, dikkat edemedim der. bilge o zaman git iyice dikkat ederek gez der. çocuk gider ve herşeyi ayrıntılarıyla inceler ve güzelliklerin farkına varır. bilgenin yanına gelince, bilge gördün mü güzellikleri diye sorar. çocuk evet gördüm, çok güzeller der. bilge, peki sana emanet ettiğim zeytinyağı nerede der. çocuk, onlara bakacam diye zeytinyağına dikkat edemedim, o yüzden dökülmüş der. bilge ise, bak, görmeni engelleyen şeylere takılmayınca güzellikleri görebiliyorsun der.
ne kadar der (t) li oldu amına koyim.
ömer baba güzel söylüyorsun da, gerçek hayatta yemiyor bu hikayeler, insan kendine gelince unutuyor bütün bildiklerini, bütün duyduklarını. kör oluyor, sağır oluyor, lal oluyor, oluyor işte soyunu sikim. oluyor...
yapıştımı mutsuzluk insanın üstüne, gitmiyor bir daha, kurtulamıyor bu illetten.