belki ilginizi çeker
  1. · insanlığın en büyük yalanı
  2. · hayatımda sadece bir kez aşık oldum
gündem
  1. · ezel
  2. · yetenek sizsiniz türkiye
  3. · boylumlama
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · uludağ sözlük
  6. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  7. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  8. · 1930 dünya kupası
  9. · zan tabac

ömür boyunca bir kez aşık olunur tezi  

 sayfa  / 2
  1. (gebesh, 30.12.2007 20:07)
  2. yanlış olduğuna emin olduğum tezdir.mütemadiyen aşık oluyorum zira.
    (fantastic, 30.12.2007 20:12 ~ 20:13)
  3. (zinzoline, 30.12.2007 20:14)
  4. (bkz: ceyda düvenci)
    ek:hayır , kendisi öyle demiştir."ömrüm boyunda o kadar evliliğe rağmen aşkı ilk kez ismail de tattım" diye.
    (bacillusantracis, 30.12.2007 20:15 ~ 02.01.2008 17:39)
  5. aşık olduktan sonra başka bir aşka vakit bulamadan bu dünyadan göçmüş denekler baz alınarak yapılan araştırmada 100% lük bir istatistiksel oranla kanıtlanabilecek tez.
    (frayedendsofsanity, 30.12.2007 20:15)
  6. herkesin en büyük hayalidir, aşkın ömür boyu sürmesi. mümkündür, milli piyangodan büyük ikramiye çıkması ihtimali kadar.
    tez, eksik olduğundan yanlıştır belki de. "ruh ikizi"ni ilk aşkında bulanlar için neden olmasın!
    (çekirdekailem, 30.12.2007 20:25)
  7. muhtemelen yalnız bir kere aşık olabilmiş birinin tezi.
    (aksamustune dogru kis vakti, 30.12.2007 20:34)
  8. hayatınız boyunca bir sürü kişi sevebilirsiniz.delicesine bağlanabillirsiniz ancak aşık olamazsınız.çünkü hiç kimse birine hissettiği duyguyu aynı şekilde bir başkasına karşı hissedemez.
    (anjeliq, 30.12.2007 20:46)
  9. doğruysa insanlığın yüzde 90ının sıçtığının resmidir
    (peg bundy, 30.12.2007 21:14)
  10. (kl7mu, 30.12.2007 21:17)
  11. aşk nedir, nasıl birşeydir, belirtileri nelerdir gibi soruların kesin ve net bir cevabı olmadığı için tam olarak bilinemeyecek tezdir bu. ama şu da vardır ki bir insan iki farklı insana aynı duyguları kesinlikle hissedemez. muhakkak ki farklıdır bir şekilde. o yönden bakınca da olabilitesi yüksek bir tez.
    (eomer, 30.12.2007 21:36)
  12. yanlıştır. doğru olan, her aşkın genlerinin farklı olduğudur. biten bir aşkın etkisi geçtikten sonra, yeni aşkın en güçlü olduğu sanılır. eski aşkın acıları, güçlü duyguları, gözyaşları silinmiştir çünkü. kimi aşk eskisinin izini silemez, kimisi, “daha öncekiler de his miymiş bunun yanında” dedirtir.

    geçmişe takılmayan bünyeler için hep "en sonuncusu" ilk aşktır. geçmişle sarmalanan, hüzünle dans eden bünyeler için ise, hep "bir önceki" aşk, en iyisidir. ömrünce, şans eseri bir tane düzgün ilişki yaşamış, bir daha da karşısına doğru dürüst biri çıkmamış kişi için ise, o ilişki, hep tek aşktır. zorunlu olarak.

    yıllar sonra, bütün aşkların etkisi eşit olarak geçtiğinde, insanın aklına hep tek bir kişinin geldiği, özlendiği söylenir. bu bir bakıma doğrudur, "sanırım elimde tutmam gereken kişi o'ydu, şu son demlerimde en iyi o eşlik ederdi bana..." düşüncesinin doğurduğu bir özlemdir bu. tutkunun, aşkın doğurduğu bir özlem değil. sağduyu, mantık ve yorgun bir ruh konuşmaktadır, özlemektedir. yoksa en deli çağlarda, kayar, uçar, gider gönül...birini çok sevdiğini sanır, daha sevdiği insana noktayı bile koyamadan, başka birisine aşık olur. bazen iki kişiyi birden sever, hangisinin gerçek aşk olduğuna karar veremez, seçim yapamaz. bazen sıkıldığını hisseder, ama vazgeçemez, onsuz bir hayat düşünemez. “aşk mı alışkanlık mı bu?” diye yer bitirir kendini.

    bütün bunlar, yaşanan her aşkın farklı genlere sahip olduğunu kanıtlar bize. hormon olarak biri diğerinden belirgin olarak eksik veya fazla değildir aslında. yıllar sonra akılda kalan kişi, en fırtınalı, en olaylı ilişkimiz değil, en huzur veren ve çok da fırtınalar koparmamış, ama o dönemde mutlu etmiş bir ilişkimiz olabilir pekala.

    (bkz: artık hiç aşık olamayacağına inanmak/@2037762)
    (tatalu, 31.12.2007 02:06 ~ 02:09)
  13. patalojik bir tez olduğu çok açıktır. eğer bu tez doğruysa insanın her iki türü içinde orospuluk kaçınılmaz bir son olarak karşımızda durmaktadır.
    (nyksss, 31.12.2007 02:18)
  14. kanıtlanması zor bir tezdir. üniversite bitirme tezi olarak hazırlanırsa apışılabilir.
    (chucky1903, 23.02.2008 00:11)
  15. beklentisiz hayat için mantıklı tez.
    (heidi, 23.02.2008 00:14)
  16. ilk aşk veya son aşk hiç fark etmez, insan olanca ümidiyle, yüreğiyle sadece bir kere sever. gerisi fasa fisodur. sevgilisinin ilk aşkı veya son aşkı olamamış birisinin inanacağı yada inanmak isteyeceği bir şeydir defalarca aşık olunabilir tezi. kimse bütün kuvvetiyle defalarca sevemez, böyle bir gücü bünyesinde barındırabilen bir insanoğlu yoktur, olamaz da.insan bütün kuvvetiyle yalnızca bir kere sever, ancak bir kişi için herşeyini ortaya koyabilir, bir kişi için ayaklarını yerden kesebilir. sonra o sevdiğinden nefret etse de ondan sonrakileri aynı kuvvette sevemez, ister istemez artık kendi benliğini, bünyesini de düşünmeye başlar, ister istemez biraz bencilleşir, biraz olmuyorsa olmuyorcu olur, ne yapalım yani der, ayrılığı tadan bünye tüm kalbiyle artık kimseyi sevemez çünkü artık kendini korumak zorundadır. kimse için bir daha o kadar bırakamaz kendini, o kadar bağlanamaz, her sevdiğine aynı şiddette bağlanan biri ruh hastası olur çıkar.

    edit:burada sevmekten kastım aşık olmaktır tabii ki. aşık olmak deyimiyle pek başım hoş değil, sevmek fiilini daha çok seviyorum nedense.
    (atalantavanessa, 23.02.2008 00:35)
  17. aksini düşünenlerin aşkı cinsel çekimle karıştırdığı, son derece doğru bir önermedir. olur da ikinci bir insana aşık olursa kişi, ancak ve ancak ilk aşkın bıraktığı yeri doldurması ile mümkün olur. daha açık konuşmak gerekirse bir kere aşık olan aslında aşkını her zaman kalbinde yaşatır, bazen başka kişiler aracılığı ile hisler dalgalanır, bazen de başka kişilerin yokluğunda durulur, kabuğuna çekilir. böyle zamanlarda aşkın yitirildiğine inanılır ama yanlıştır, çünkü hoş bir kişinin varlığı algılandığı anda bile kalbe bir kere nüfus etmiş aşkın saklı duyguları tekrar canlanır, sonra canlı tutulmazsa tekrar kabuğuna çekilir. anka kuşunun yaşamı gibidir... mesele o bir kere aşık olmayı başarmaktır, uzun süre olunmazsa bir zaman sonra inanç yitirilir ve kalp kasıtlı olarak tümüyle kapatılır. işte o insanda bir daha hiçbir duygusal kıpırdanma olmaz, ruhu tam bir mahkeme duvarı olur, kendini umutsuzca cinsel çekimlerin etkisine terk eder, karşı cinsi cinsel obje olarak görmeye başlar. bu noktada ruhun kurtuluşu zordur ama imkansız değildir, çünkü insan aşık olmadığı sürece her zaman aşkla tanışma ihtimali vardır, kalbi ne kadar kararmış, ruhu ne kadar yozlaşmış olsa da...
    (caesarius, 26.04.2008 00:21)
  18. (bkz: yalan)
    (blondie, 26.04.2008 00:34)
  19. çürütülebilirdir..
    (dirtypain, 26.04.2008 00:36)
  20. insandan insana değişen durumdur, ama bir tanesi en hatırlanandır, en tatlısıdır yoksa insan daha çok aşık olur şeklinde özetlenesi tezdir.
    (speleofizik, 26.04.2008 00:44 ~ 13:21)
  21. ömür boyunca bir kez aşık olunmaz ömür boyunca pek çok kez aşık olunabilir,aşk geçici bir duygudur ve insan her aşık olduğunda bu sefer buldum bu sefer başka diye düşünür olur da bir sorun çıkmaz ve insan ilk aşık olduğu kişiyle sürdürebilirse ki bu nadirdir bir kere aşık olduğunu düşünebilir ama bir kere unutabildiğini görsün tekrar aşık olsun ki bunun da örnekleri fazladır o zaman burada pek çok anti tez üretebilir sıralayabilir.
    (bkz: hayatın gerçekleri)
    (haut parleur, 13.05.2008 00:44 ~ 15.05.2008 00:09)
  22. karşısına çıkan onca insana rağmen, seneler boyunca bir kişiye köpek gibi bağlanmayanların, aşkından sürüm sürüm sürünmeyenlerin, üç gün barışık, bir ay küs giden bir ilişkide, senelerce karanlık bir odada, sesi kapalı bir telefona gözlerini dikip, ışığının yanmasını beklemeyenlerin kabul etmediği tezdir. kara, kapkara bir sevdaya tutulanlar anlar ancak, gerçek aşkın insan ömründe bir kez olduğunu.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 13.05.2008 00:44)
  23. "yeterli alkolle her şey mümkün" tezi ile karşı çıkılabilinebilir tez
    hem bu kadar yoruma açık ve kişiden kişiye değişen bir hissi genellemeye bağlamaya çalışmak biraz saçma oluyor. üstelik "aşk"; saplantılarla, kendini kandırmalarla (kafada yaratılan soyut insanı somut bir insana yüklemek) ve/veya tutkuya varabilecek cinsel çekimlerle çok kolay karıştırılan bir kavram. bu noktada "e peki aşk nedir?" diye sormak lazım ki, bunun genel olarak kabul edilmiş bir tanımını bulana kızımı veriyorum! (padişaha bağladım gece gece)
    (göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır, 13.05.2008 01:14)
  24. ömür dediğin sayı doğrusuysa lisede çentik çentik çiziklerle rakamları kondurduğumuz, ikiden üçe, üçten dörde, dörtten onikiye kadar giden her sayı aslında tek başına bir sayı değil midir? evet sayıdır. ikiden onikiye gelene kadar insan, aradaki üçü dördü sallıyor mu ki? o halihazırda üçte dörtte olanın sorunu değil mi? velhasıl ömür boyunca bir kez aşık olunur tezi, sayı doğrusu üzerinde tek bir sayıda durulur ile aynı matematiksel gerçekliğe sahiptir. peki ömür kime göre ne kadardır? aşk kime göre birdir, tektir, çifttir, çoktur? sayı doğrusu kime göre kişileri aynı sayıda durdurur. bir sayıya (örneğin oniki) varmak için diğer sayılara ihtiyacımız yok mudur? velhasıl oniki sayısına vardığımızda, durduğumuz yer oniki sayısıdır fakat, oraya ulaştığımız çentikler bambaşka sayıların toplamından başka bir şey değildir. kısaca bir aşk, bir önceki aşkın bir basamağı, bir sonraki aşkın da bir dayanağıdır. velhasıl belli bir perspektiften doğru bir önermedir, insan ömründe bir kez aşık olur söylemi. çünkü her insan aşık olduğunda zaten evvelkileri de içinde barındıran daha üst level bir aşkta sadece bir kez varoluyordur. bu iki olur, üç olur, beş olur, oniki olur farketmez. sayı doğrusunda bulunduğu o an itibariyle insan hep bir kere aşık olur. ve ömür de bu dikey anların toplamından oluşur. kısacası ömür boyunca bir kez aşık olunur tezi, bu şekilde ispatlanarak ortaya konulabilecek bir tezdir. "o halde kişi kendine demelidir ki: bu gün sayı doğrusunda onikidesin, o halde sayı doğrusu sana girsin."

    (bkz: içince niye böyle oluyom mına koyim ben ya)
    (syntaxerror, 13.05.2008 02:20)
  25. bilim adamlarımız araştırmalarına devam ederken açıklama yapmayı uygun görmüyorum ama ömrü billah tez olarak kalır bu önerme. buraya harcayacakları enerjiyi evlerinde onları bekleyen gözü yaşlı çocuklarına kanalize etmeliler. çocuklar bizim yarınlarımız.
    (maxistrable, 07.12.2008 17:43)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil