|
|
- muhtemelen bir bağyan'ın doldurması makul olacaktır bu ukte'yi ama nedense duramadım.
must love dogs isminde bir film vardır. hatırlar mısınız bilmiyorum. john cusack abimiz oynar falan. o filmde yaşlı bir adam vardı. esas kızın babası. esas kız, babasına kızıyordu, "annemden sonra bu kadar kadınla bir arada olabilmen kötü değil mi" mealinde.
adam bir içine attı, iki içine attı, sonra dayanamadı: "bak kızım, güzel kızım. annenle biz evlendik, çocuklarım oldu ondan. o benim hayatımın bir parçası. ancak diğer kadınlarla dans ediyorum. dans partilerinde bir sürü kadınla dans edersin ama sonunda eve kendi kadınınla dönersin" mealinde bir fırça atmıştı.
öncelikle belirteyim adamın fırçası hoşuma gitmedi. ne demek öyle, kadınlar oyuncak mı yani? işte bu adamın yaptığı şey, iyi niyetinden dolayı anlattım hikayeyi, bir nebze tek kadına bağlılığı hissetmektir.
şimdi başlığa uyduruyorum. tek erkeğe ya da tek kadına bağlılığı hissetmenin erkeği kadını olmaması gerekir kanımca. "ben şimdi nerde kiminle sevişsem, hep seni aldatıyorum" demenin bir başka şeklidir belki de.
kadınların iç dünyası adına öyle derin analizler yapmış değilim. ancak yine de şöyle bir şey denilebilir ki, kadın doğası daha yatkındır bir erkeğin kalbinde yer bulup, bir ömür orada yaşamaya. yani öyle zannediyordum bir aralar. hala da o yönde kanaatlerim yok değil, neticede eski sevgili, eski sevgilisine dönmüşse, bu sizinle ilgili bir sorundur değil mi?
ukteci "hadi bakalımmm" demiş. sanırım bir hemcinsine demiştir, ancak ben doldurdum. pişman değilim, yine olsa yine yaparım.
bir de tanım kasayım diyorum: köklerini koparıp da topraktan ayrılamamaktır.
- yerine göre tadından yenmeyen yerine göre de sakat bir durumdur. adamına göre değişir ya da öyle diyeyim. şöyleki ;
hissetmek ile öyle olmak arasında takdir edersiniz ki fark vardır. mesela ben , şu an içerisinde o kadar enerji doluyum ki gülle atma yarışmasına girsem ilk 3 e rahat girermişim gibi hissediyorum. ama benim için imkansız bi durum olduğunu da biliyorum. şimdi ; herhangi bir kızkardeşimiz böyle bir durumda ise ne yapmalıdır? önemli olan gerçekte budur.
ilk adım ; verilmesi gereken öğüt şüphesiz ki "hissettiğinle değil , seni hissedenle birlikte olacaksın"dır. bu tamamen doğru bir önermedir ki bazı ebeveynler (bazı dediğime bakmayın aslında sayıları epey fazladır) belli bir yaşa gelmiş ablalarımıza (açık konuşacağım , evde kalmış ablalara genelde) "kızım bu devirde sevdiğinle değil seni sevenle.. bitti bu kadar" şeklinde öğütler vermişlerdir ki bu ablalar daha sonra yarı mutlu yuvalar kurmuşlardır kendi çaplarında.
ikinci adım ; hissiyatın ne kadar kuvvetli olduğu önemlidir pektabi. diyelim ki bir erkek bir hanımdan hoşlanıyor , bir türlü de söyleyemiyor. bu erkek çirkin mi çirkin bunu da belirteyim. en sonund abi yerlerden alıyor gazı , çıkıyor kızın karşısına , herşeyi bir bir söylüyor. e kız iyi niyetli , aile terbiyesi almış falan. bakıyor bu elemanla olmaz. yüzüne bakılmıyor çünkü elemanın. kırmadan sepetlemeye çalışacaktır. nasıl yapabilir mesela bunu? "ya kusura bakma ben kendimi başkasına ait hissediyorum , yani ömür boyu ondan başkası olmayacak benim için.. senin de üzülmeni istemem o yüzden unutalım bu olayı.." şeklinde kompleks bir cevap vererek tabi ki.. burdan da ne anlıyoruz? kızın asıl amacı elemanı sepetlemek. hissiyat diye birşey yok.
ha bunun tam tersi bir durum da düşünülebilir. kız hakkaten delicesine bir aşk besliyordur içinde. eleman da bir türlü bunun farkına varmıyordur. ya da farkındadır herşeyin ama yüz vermiyordur (misal). bu durumda kıza acil şifalar dileyip derhal terketmek lazımdır bulunduğu mekanı. çünkü bilirsiniz ki hoş değildir salya sümük aşk acısı çeken bi kız. (erkeği çok mu iyi diyeceksiniz , o daha beterdir)
yine bu hissiyat tavan yapmış vaziyettedir mesela ama bu sefer süper bir ilişki devam etmektedir ve iki çift birbirini delicesine sevmektedir. o zaman mutluluklar dileyip oradan ayrılmak lazımdır ki herkesin başına gelmez böyle bir ilişki , kıskançlık krizine girilebilir.
üçüncü ve son adım ; eğer bütün bu söylediklerimin dışında çok ekstra bir durum var ise mutlak suretle haydar dümen aranmalı ve fikir teatisinde bulunulmalıdır.
- (bkz: hiç dokunma iyisin böyle)
- evet bir ömür boyu senin aşkının hayaliyle yaşayabilirim
evet kendime yazık edebilir tüm sistemi alt üst edebilirim
sana dokunmadan sesini duymadan hatta görmeden sadece düşleyerek yaşarım gercek aşkımı...
bu kadar pisliğin içinde daha fasla kirletemem kendimi
düşüncesini içinde barındırıp ve her gün biriyle değilde ömür boyu biriyle cümlesini felsefesi yapıp belki de en büyük salaklığı burda yapmış olan gelmiyecek birini yarın bir gün dönebilir ümidiyle bekleyip 30 yıl o aşka ihanet etmeyen ama adamın gününü gün ettiği gerceğiyle yüzleşince yıkılan kadın
|