|
|
- bitimine az bir zaman kala, aslında çok kısa sürdüğünü anladığımız şey. yaşam, hayat.
- bir zaman dilimini ifade eder. kişiden kişiye değişir. yaşam süresidir.
- birimi, kişi doğduğunda gün olarak (40 günlük), bir süre sonra ay olarak (14 aylık), son olarak da yıl olarak (100 yaşında) belirtilen kavram.
- (bkz: hayatın anlamı)
- ömrün aslında oldukça yavaş geçtiğini sanırsınız ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. yıllar geçtikten sonra dönüp geriye bir kez bakıldığında harcanan yıllar tek tek görülür. aslında çok hızlı geçmiştirde biz sonradan farkına varırız. üzerinde fazla düşünmek depresyona yol açabilir. insan ömrü bakıldığında kısadır. zaten hayatta dört dörtlük istediğiniz şeyler tam olarak gerçekleşmemektedir. ve gittikçe yaşlanmaktasınızdır. gün gelecek bokunuz ile gülle oynayacaksınızdır ama götünüzden haberiniz yoktur. devam edersiniz. akıp gider. ölüm anına kadar yaşadığınız süreyle kısıtlıdır ömür. ama ölüm ü bir gün içinde kaç kere aklınıza getirirsiniz.( mesela karşıdan karşıya geçerken dikkat edersiniz. belki o anlarda aklınıza gelebilir) ama sıradan biriyseniz ve aklınıza fazla getirmezsiniz. hele çok hızlı ve aceleci yaşıyorsanız hiç getirmezsiniz. gençseniz de getirmezsiniz. ömür size zamanla hatırlatacaktır ve siz de anlayacaksınızdır. ömür gerilimi yüksek bir bekleyiştir. ve bu yüksek gelirim her geçen gün biraz daha artar. kısa devre yapana kadar artmaya devam eder.*
- istanbul bahçelievler'de bir durak ismi. durak ismi diyorum zira o bölgenin ismi değildir. muhtemelen o durağa verilmesine sebep olan da şimdi yerinde starbuck's lı bir alışveriş merkezinin bulunduğu ömür restauranttır.
(bkz: ömür restaurant)
(bkz: ömür plaza)
(bkz: bahçelievler)
(bkz: incirli)
- bir şeyin var olma süresidir, ama önemli olan süre değil varlığının etkiledikleridir.
- birgün,
herkezin birbirini beklediği o kalabalık meydanda yalnızdım..
sahte yüzler, sahte gülüşler arasında sudan ucuza satılan sevgilerin tam ortasında boğulmamak için sesini,bakışını,gülüşünü getiriyorum aklıma
ensemde rüzgar.. dudağımda bittiğini farketmediğim sigaram.. gölgemle el ele tutuşup.. yürüyorum eve..
ey nalet adam..
ben seni uyurken gülerken...giderken değil.. ölürken bile seviyorum..
yabancı sahipler edinme kendine..
gitme işte.. öylesine..
herşey bir yana..
yolun iyiki benden geçti ve iyiki varsın ; çünkü sensin ziyan olmuş bu ömrün tek kazancı..
..bir sayfam daha kaldı sana.. beraber mutlulukla yazıcağımız gün için; onuda bomboş cebimde bekletiyorum
- bir enis behiç koryürek şiiri.
şen günler, bir kırlangıç
gibi vuruyor kanat.
kederli günler, sanki
kurulmamış bir saat.
birinde, rüya tadı
biri, kan içen cadı
ikisinin de adı:
ömürden bir gün...heyhat!(heidi, 22.02.2008 11:49)
- bir mecburiyettir.
neler olup bittiğini anlayamama,
ne olursa olsun,
zamanla yaptığın savaşı kaybetme mecburiyeti..
- "bir ömür, kısa da olsa iyi ve şerefli bir tarzda yaşamaya yetecek kadar uzundur." - çiçero
- seni gerçekten sevme onurundan başka hiç bir üstünlüğüm yok.
- uzadıkça kısalır.
- yapamayacağın ve elde edemeyeceğin şeyleri istemekle geçirdiğin bir zamandır ömür.
- gözümüz saatte söyleştik hep,
koşuşur gibi seviştik,yarışır gibi çalıştık.
hep yetişecek bir yerler vardı
aranacak adamlar,yapacak işler…
bir sonraki günün telaşı bir öncekine bulaştı..
başkalarının hayatı bizimkini aştı.
kör karanlıkta çalar saat sesi yerine
kuşluk vakti,kızarmış ekmek kokusu veya yavuklu
busesiyle uyanma düşlerini
ha babam erteledik.
20'li yaşlardayken
30'lara kurduk saatin alarmını
30'larımızda
40'lara,belki sonra 50'lere…
lakin öyle karmaşık
kurgulanmış ki hayat,
kuşlukta uyanma
fırsatı sunduğunda size,artık uyku girmez
oluyor gözlerinize…
doyasıya söylemek,telaşsız sevişmek
için bol zamana kavuştuğumuzda,
söyleşecek kimsecikler kalmıyor yanınızda…
özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrümüz;
vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
bir de bakıyorsunuz ki tedavülden kalkmış.
*
|