zaman zaman tepemizdeki karanlık bulutlara isyan edip, yağmura alışmaktan yorulduğumuzda, içimizden bir ben daha kopar ya. işte böyle anlarda ki, insana sığınak olan yalancı gülümseme.
eski zamanlarda evlilik çağına gelmiş gençlerin anne ve babalarına direkt olarak evlenmek istediklerini söylemeye çekindikleri için bunun yerine kullandıkları söz.
misal:
- anne ben ölmek istiyorum.
- kiminle ölmek istiyon yavrum?
- muhtarın kızıyla.
gece yastığınıza başınızı koyduğunuz anda aklınızdan sildiğiniz, hiç bir zaman gerçekten olmasını istemediğiniz durumdur.ama bunun böyle olduğunu çok zaman sonra farkedersiniz.hayat güzel aslında.kaybedecek hiç bir şeyi olmayan insandır, ölümü düşünen insan.
genellikle ergen kişilerin kullandığı laftır. kimi zaman "ölümü severim ben" gibi cümlelerle de bu isteklerini vurgulamaya da çalışırlar. bu emo kid lerin bu isteklerinden vazgeçirmenin değişik yolları vardır. yapılması gereken ise şudur ki: önce karşımıza ölmek isteyen emoyu alırız. sonra kendisini başaşağı tutup bir güzel silkeleriz. sonra kafasına vura vura "salak salak salak, sen daha nesin ki salaaaak" deriz ki iyice anlasın salak olduğunu. sonra değişik işkenceler uygularız ki bakalım intihar etmeye kalkışacağı zamanki acı nasılmış öğrensin. işkence serisi bittikten sonra tekrar karşımıza oturturuz neler hissettiğini sorarız. tekrar aynı şeyi diyorsa aynı işkenceleri tekrar yaparız ve tekrar karşımıza alırız, sonuç tekrar aynı olursa bırakalım ölsündür. ondan bir cacık olmayacağına kanaat getiririz ve olay yerinden hızla uzaklaşırız.
bir de ölümü isteyen yetişkin insanlar vardır ki bir sürü acı deneyimleri olmuştur. artık yaşamak için bir sebepleri kalmadığını düşünen insanlardır bunlar. acı çektirmeden direk psikoloğa götürülmelidir. onların haklı sebepleri olabilir, rahat bırakmak gerekir.
genellikle 'ilgi istiyorum sevin beni' mealindeki cümle. ha bunu söyleyen adam gider kendini köprüden atarsa dürüstçe söylemiştir, ama intiharı aklından bile geçirmeden sırf dikkat çekip sevgi görmek için bu cümleyi sarfeden insanlara (kendim dahil) 'hadi len ibibik, yiyosa öldür kendini' diye ayar vermeyi borç bilirim.
o kadar kolay mı lan dedirten durum.
yazar burda kime sesleniyor...
başkasına güzel gelen bir şeyin düşününce kötü tarafı da olduğunu biliyoruz. belki böyle kahpe bir dünya da zor bir şey olsa da zoru başarmaktır belki de yaşamak. kimi-leri arkanda bırakacaksın bi düşün... annen belki ilk aklına gelen "senin ölümüne dayanamam anne ilk önce ben ölmek istiyorum" derdik küçükken gerçektente küçükken söylenebilcek bir sözmüş büyüyünce anlıyorum. benim doğumumu bizzat yaşamış birinin ölümümü görmesi dünyanın belkide en büyük acısı o yüzden bırakalım normal olsun yaşam ölüm eğer varsa ve inanıyorsak ki her gün birileri bir yerlede ölüyor ölmeye mecbur kalıyor... zorlaştırmayalım ne ölümü ne de yaşamı...
hiç bir şeyi değiştiremeyecek istek.
zaten her an ölüm tadıyor an be an ölüyorsun.
süleymen hazinelerini kapısına sersen zamanın, geri getirmen mümkün değil tek anı.
ayağı prangalı boynu tasmalı bir kölelik sendeki; öylesine silik ve öylesine ezik ki bir de.
ara sıra delikanlı damarın kabarıyor ve ölmek istiyorum çığlıkları atıyorsun ve sana tepeden ve tiksinerek bakıyor zaman. "her an bir an daha aldım canından" diyor. "hangisinde canın istiyor mu" diye sordum. "sen bir tavşan ben koskoca bir dağ. sabaha kadar küssen de küfürlerin en açtırma ağzımlıklarını etsen ne farkeder ki?"
"bu bir cevabi tanezzüldür, yalanlarına karşı ve bir kere olur. zaman benim ben efendiyim. bana boyun eğmeyeni görmedim. şimdi sessiz olun zira uyuttuğum bir sürü aşığım var koynumda."