+abi artık ölen türkiye cumhuriyeti askerine şehit denmesin! başka bir şey densin!
-ne densin mesela?
+bilmen ben düşünmedim...
-peki "ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer, sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın,
* gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın..." desek mi beğenirsin yoksa; "bizler klavye başında o derin fikirlerimizle ülkeyi kurtarırken, hiç bilmediğimiz yerlerde, mayınlar içinde bizim bu ülkeyi klavye başında kurtarabilmemiz için ülkeyi gerçekten kurtaran ve bu yolda sevdiği herşeyden vazgeçen, en yakın dostu elindeki soğuk bir metal parçası olan, gecenin bir yarısı gelecek düşman taarruzuna karşı tetikte bekleyen ve tüm bunları "vatan sağolsun" diyerek, hiç bir karşılık beklemeden yaparken ölen asker." diyelim istersen?
+yok abi şehit iyiymiş ya....
-ha şöle... şehitlik kavramını bilmek lazımmış değil mi paşam?
dip not: kim bilir, belki ingiliz işgali altında inleyen fransa'da, joan d'arc ın ordusuna, ailesinin namusunu çiğnetmemek üzere katılan köylü de bu yolda toprağa düştüğü an şehit olmuştur... türkiye gibi laik bir ülkede şehitlik kavramı olamaz demek abesle iştigaldir, posta gazetesindeki tırt "romantik isyankar"lıktır; laiklik, en genel tanımı ile din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır, dinsizlik değil. şehitlik mertebesinin, kaldı ki artık bir kültürdür; siyasetle alakası yoktur. zira şehitler, maddesel dünyada olmadıkları için
* , maddesel dünyanın pis politik, siyasi oyunlarına da giremezler... bilmem anlatabildim mi? bizi biz yapan değerlerden bir tanesi de şehitliktir, gaziliktir... acep atatürk'e gazi mustafa kemal paşa denilirken, aralarında hiç mi zeki yoktu da tek zeki biz çıkıyoruz?