belki ilginizi çeker
  1. · dönülmezden dönmek
  2. · hidayete ermek
  3. · öleyazmak
  4. · enseye şaplak atarak selam vermek
  5. · kırmızı ışık sonrası piçlik denemeleri
  6. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  2. · disko kralı
  3. · erkekte ses tonu
  4. · annenin gençlik fotoğrafları
  5. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  6. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  7. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  8. · jason kidd
  9. · sen olmasaydın seni icat etmek isterdim

ölümden dönmek  

  1. hastaneye bir dakika dahi geç kalmamak.*
    (game insane, 20.09.2004 11:12)
  2. otobanda giderken kuyruk dolayısıyla durmuş olan öndeki arabaya 2-3 saniyelik bie fren süresi ile vurmak, zincirleme kazaya sebep olmak.
    (game insane, 09.12.2004 13:18)
  3. kelime anlamlarına bakıldığında ölümden dönmek bir yerden dönmek gibi algılanabilir. asıl anlamı yaşan ve ölüm arasındaki çizginin üstüne basmaktır. çizgiye bastığını fark edince birden ilahi bir kudretle geri çekilme durumudur. bu tür bir ölümden dönme olayını yaşıyanlar genelde manevi yönden değişikliklere uğrar. (bkz: hidayete ermek)
    (yürütmeyi durdurma, 11.09.2007 15:23)
  4. ışığı gördüm! *

    aslında her şey sinyalini vermişti. daha büyükada'ya varalı yarım saat, bisiklete bineli 15 dakika olmuştu ki düştüm. hemen telefon ile zeus'u çağırdım, olahabeoy'u göndermiş, sağ olsun pansuman neyin yaptı. tabi adadaki azeri doktorların da beni bir tahta masaya yatırıp "ayağını yokarda sakla" diye tembih etmesi ve birinin de "senin baysıkıl çok kötüymüş" şeklinde yorum yapması hoş bir anekdot oldu. neyse küçük sıyrıklarla atlattığım bu kaza, gün boyunca aramızda geyik konusu olmuş ve bizi eğlendirmişti. great dilemma'nın yaptığı o leziz mangaldan ve az biraz geyik'ten sonra "eee dönelim artık" dedik. bisiklete binmiştim yine. hem de hiçbir sik olmamış gibi "ehehehe" yapıyordum sürerken. daha sonra o inanılmaz yokuşlar yeniden başladı. ben olahabeoy ve great dilemma'yı takip ediyordum. son dik yokuştan inerken, inanılmaz hız yaptığımı farkettim. "aha sıçtık" desem de her şeyin geç olduğunun farkındaydım. yokuşu indiğimde alamayacağım bir viraj çıktı önüme. sanırım 190 km falan yapıyordum. frenlere son kez asıldım, ayağımı yere sürttüm, gözlerimi kapadım, kontrol gitti ve big bang! her yer kararmıştı. gözümü açar gibi oldum bir ışık vardı sadece parlıyordu. o sırada adımı haykırdıklarını duydum. gözümü açtım. piçin biri saatinin camını tutuyormuş yüzüme. gördüğüm ışık da yansımaymış. birden arkadaşların uyarısıyla kafamı kaldırdım. musluk gibim kan akıyordu. "ohohohoooy" dedim yattım olduğum yere. yerde beklerken "bir insan ne kadar şanssız olabilir?"i düşünüyorsunuz tabi. ambulans geldiğinde "murat geliyorsun değil mi?" dediğimi hatırlıyorum. ambulansa biner binmez ilk sorum ise, "abi iz kalacak mı?" idi. daha sonra "burada mı bakacaksınız, karşıya mı geçeceğiz?" ve "abi saçı kesiyo musunuz?" gibi mantıksız sorular sormaya devam ettim. götüme ve koluma iğne yedim, kola, bacağa tentürdiyot sürdüler, kafayı diktiler (saçı kurtardım lan! ama iz kalacakmış *) kırık burnumu da doktor eliyle düzeltti. ivan drago'dan dayak yemiş rocky balboa edasıylan çıktım dışarı.
    sonrasında hatıra fotoğrafları, bepanthene ve benzeri krem sürme safhaları, makara geçen bir vapur yolculuğu ve eve varış...
    her zaman şükretmesini bilmek lazım efendim. tamam kafamda 8 cm yarık olabilir, burnum kırılmış olabilir, omuzum, kolum, bacağım yara bere içinde olabilir ama tüm bunların yanında ölümden dönmek paha biçilmez. di mi ama?

    special thanks to;

    great dilemma
    zeus
    olahabeoy
    palanthaser
    claritine
    closer ve kardeşi.

    ve bu üstün başarıdan sonra and the oscar goes to;

    ceyyar kermit.
    (ceyyar kermit, 15.09.2008 16:52 ~ 16.09.2008 12:12)
  5. halk arasındaki kullanımıyla: öleyazmak.
    (onurene, 15.09.2008 16:53 ~ 16:53)
  6. meçhule giden kapıyı aralamak..ve daha sonra kapının hep aralık kaldığını bilmek..
    (aysigma, 15.09.2008 17:00)
  7. - haaaapşşşuuu….
    + çok yaşa oğlum
    - sanmıyom baba
    + neyi sanmıyon.
    - baba kalbim sıkışıyo.
    + sana dedim ben demi sigara içme diye.
    - bi daha içemeyecem baba zaten merak etme. son konuşmamız sanırım bu. nasıl hapşurduysam çiğerlerim çıktı dışarı.
    + oğlum yavrum yapma dur doktoru arayım.
    - gerek yok baba gidiyoum ben. film şeridi geldi baba biraz sessiz ol izleyim sonra konuşalım.
    + mısır patlattıydım getiriyimmi izlerken yersin.
    - yok baba gerek yok. ne kadar görmek istemediğim anım varsa gösteriyo. aha bitti.
    + nasıl bitti... bende varmıydım oğlum
    - vardın vardın.... baba beni çağırıyolar gitmem lazım.
    + oğlum gitme bırakma beni burada.
    - baba ışık…
    + ışıksa burada da var oğlum. aha bak osram hemde 220w
    - baba beyaz ışık ya.
    + oğlum florasan var ben alırım sana ışık. bi ışık işin mi gidiyon şimdi. ünüversiteye gidiyon hala böyle şeylere kanıyosan…. yakışıyomu hiç, çocukmusun lan sen. bak ne diycem senin sevdiğin mavi ışıklar vardı neyon muydu ne ondan alacam mavi mavi dolanırız evde robot gibin.
    - baba çok susadım su uzatıyo. dayanamıyorum artık baba.
    + (her türlü şeyi yapıyolar kandırmak için bu ne ya nası uğraşacam ben bunlarla) oğlum bak buz gibi niksar su. arsenik falan da yok. buz gibi gel bira, kola, su, apsolit midir nedir sen seviyon ondan da hepsinden alacam.
    - vallaha mı…
    + alacam oğluuuum gel sen sana içki fabrikası açacam
    - tamam geliyom.(gözleri açıp) geldim baba dedemin selamı var girişte bekliyodu.
    + aleyküm selam. kapıya kadar gittin demek. ama nasıl kandırdım seni apsolit deyince koştun geldin demi.
    - yok ya ona değil. ordaki adam ne bu böyle ya ışığı gören geliyo dedi. gelmiyom lan dedim çok beklersin.en son ben gelecem. bitti dedim. bitti, bitirdin kendini, finish gelmem daha. türlü oyunlarla beni yukarı götürüyosun sonra ışığı gören geliyo falan.
    + (cık... cık... cık...) tirbiyesiz...
    (eni viçi vokke, 01.05.2009 00:01)
  8. baya bir olay başıma geldi. 4 kez boğulmaktan kurtuldum. bir keresinde boğulan bir insanı kurtarayım diye boğuluyordu. suyun dışına çıktığımda baya bir su yutmakla birlikte bir iki saat kendime gelemedim. bir boğulan insanı kurtarmak ne kadar zordur anlatamam.

    tabi bir araba kazası geçeridim. karşıdan karşıya geçerken 9 yaşında filan eski bulgar arabası (moskoviç) karşıdan geliyordu. tabi fren sistemi bozuk olduğu için beni altına almış. ve 9 metre sürüklemiş. ayağım kırıldı yalnız. bir sene platinle yaşadım. tabi ondan sonra kahveden çıkan adamlar arabanın içindeki adamı baya bir benzetttiler. adam fakir olduğu için onun masraflarınıda biz ödedik.

    kurban bayramında giyidiğim kösele ayakabı yüzünden merdivenlerden aşağı düştüm ve bacağımın alt kısmı tamamen kesildi kemiğe kadar. kemiğide zedelemişti. insan kendi kemiğini görmesi ilginç bir durum.

    tabi babamın elektronikçi olduğu için baya bir elektrikle münakaşalarım oldu. ama hiçbir şey olmadı bana. titretiyor yalnız acayip. genetik sanırsam.

    bir boğulma hikayeside küçükken geçirmişim. tabi anlatılanlardan söyleyecem. küçükken köye gitmişiz. tarlaları sulamak için kanallar var o zamanlar. ben içine düşmüşüm. baya bir hızla akıyor. o zamanlar annannem 50m ilerden nasıl koştuysa kadıncağız tutmuş elimden çıkarmış. tabi ozamanlar annannem baya güçlü ve atik bir kadınmış.

    bir keresinde de tabi kış biz soba yakıyoruz. sobaya kömür attım ve televizyonu açtım izliyorum. herşey normal bana göre ama bir an içime birşey doyuyor. ve ayağa kalkıyorum. tabi ayağa kalkmamın hiçbir sebebi yok. sonra bir kalktım etraf duman dolu. başladım öksürmeye son anda kendimi dışarı attım. evde o an kimse yoktu. biraz kendime gelir gelmez camları filan açtım. tabi sobanın tütmesinin nedeni ise ben kömür attıktan sonra kapağını tam kapamamışım ve dışarda lodos olduğu için tüm duman odanın içine dolmuş. ve en ilginç nokta odanın tamamı duman olmasına rağmen ben nasıl televizyon izlemeye devam edebiliyordum. ve ayağa kalma hissi nasıl birden geldi. kalktığımda dumandan önümü göremiyordum.

    bir çok daha yaşadığım olaya ama bukadar yeter sanırsam. bunca başıma gelen olaydan sonra öldürmeyen allah öldürmüyor işte.
    (ofharvest, 01.05.2009 00:24 ~ 00:25)
  9. tarih 26 08 2006

    ilhan aradı:

    "abi günübirlik tosya ya gidiyoruz, çeltik festivaline çalacağız, nadide sultan var jale parıltı var, şu var bu var sen de orkestradasın hazırlan " dedi.

    wolkswagen volt bir minibüse 8 arkadaş bindik ve yola çıktık.
    eskiden beri tanışan müzisyenler olduğumuz için binbir geyikle yolculuk başladı.fakat yollara yabancı olmaktan dolayı akşam karanlığına kaldık.konser yerinden durmadan telefonlar geliyor, neredesiniz diye.

    tosya ya 20 km. kadar kalmıştı, çok virajlı bir yoldu, mıcır da vardı kıllanmaya başladım ki, korktuğum başıma geldi.
    birinci virajda savrulduk. önde şoför yanında oturuyorum, şoföre dikkat et uçuyoruz dememle beraber yoldan çıktık.

    arabanın farları resmen karşı dağları aydınlattı. bir uçurumdan uçtuğumuzu anladım. cam patlarsa filan diye elimle yüzümü kolladım. ne de olsa müzisyeniz ya o anda bile façayı düşünüyoruz. önce 10 m kadar yüksekten 4 teker üzerine düştük. ardından bitmeyen taklalar başladı. normalde bir yere çarparsınız olur biter.fakat bu bitecek bir şey değildi. o taklalar şu ana kadar sık sık rüyalarıma girer.

    dördüncü taklada çok sert bir darbe aldım ve dedim ki allahım burada mı ölecektim.

    jandarmanın kaza yeri raporuna göre yüksek eğim ve 65 metrede 7 takla atmışız.

    yine dört teker üzerinde durduk. tuhaftı mazot kokuyordu, hiç kimseden ses çıkmıyordu. kaburgalarımın kırıldığından adım gibi emindim. az sonra ahlar oflar birbirine karıştı. ilhan ın burnu bile kanamamıştı ve en büyük şansımız o oldu. hepimizi bir şekilde sabaha kadar takip etti çünkü.

    karanlıkta uçtuğumuz yeri sürünerek tırmanmaya başladım. yanım sıra içimizdeki tek hatun, solist bir kız peşim sıra sürünüyor bir yandan da "allahım buralarda böcek filan da vardır" diyor.öyle acı çekiyorum ki gülecek halim yok.

    yola çıktık, yoldan bir araba öncelikle kızla beni aldı, konsere gideceğimiz şehre acil servisten giriş yaptık.

    açık derin yaram yok, ama her tarafım mosmor , kolum çok şiş, dünya kadar da faça var derken yurdum gerçekleriyle yüzleşmeye başladım.
    film çekildi fakat cihaz bozukmuş hiç bir şey anlaşılmıyor, acilin nöbetci doktoru yanıbaşımda başhekime diyor ki: muhtemelen kaburgalar kırık, dalak bilmemne, böbrek şöyle böyle. (tıbbi konuşuyor tabi )
    bende yattığım yerden iyi aq muhtemelen de yaşıyoruz herhalde diyorum.

    biraz kafamı toparlayınca bütün gücümü toplayıp karımı aradım. kızcağız mersinde idi telaşlandırmadan küçük bir kaza yaptık diye lafa girdim. sen nerdesin dedi, acildeyim dedim telefon kapandı. biliyorum uçup gelecek.

    şimdi sahne şu yatıyorum, kıpırdayamıyorum. belden yukarım çıplak, façanın bini bi para.

    belediye başkanı ve menajer içeri girdi. menajer direkt "bi şey yok bi şey yok" diye bana doğru ilerledi, seruma baktı "bu bitince sahneye bile çıkarsın" dedi. içimden vay ibne vay dedim.

    başkan şöyle bir baktı: "birader yakışıklı da bir adammışın" dedi. yani anlam veremedim.dumur oldum.içimden ona dair söylediklerim yasal sakınca doğuracağından buraya yazmıyorum.

    ilhan geldi. birader aletler ne durumda bari diye sordum. abi kılıflarından tutup sallayınca gelen sesi duydum, hiç açıp bakmadım dedi. aklı sıra espri yapıyor.

    sabaha doğru yukarıda sözünü ettiğim kız geldi. kaşının üzeri fena açılmış bir de kötü dikmişler, söylenmez tabi."abi bak ne hale geldim" dedi. karizmayı bozmadan yattığım yerden hayatım sen güzel bir kızsın, artık çok güzel dövmeler yapılıyor oraya bir dövme yaptırırsın havan bile olur dedim. "di mi abi" dedi, sevindi gariban.

    sabah karım geldi. arslanlar gibi beni sırtlayıp istanbul a getirdi. (şu anda ağlıyorum)

    netice şuymuş 4 kaburga kırık, dalak 2 ye 2 santim yırtık, böbrek üstü bezleri kanamış ama durmuş. yumuşak doku zedelenmelerini zikleyen yok zaten.

    3 ay yattım. anlatamayacağım acılar çektim.

    bugün itibariyle o kazayı ben yapmadığım halde araba kullanamıyorum. herkesin arabasına da binmiyorum. toplu taşıma iyidir hocam.çünkü o taklaları hala unutamıyorum.

    hemen hiç bir şeyi takmıyorum. hayat ta buna dahil. ama sanmayın ki serkeş ve umursamaz bir yapım var.ben kendi içimde bir sürü şeyi bitirdim. başka türlü bir şey yani.

    o kazada bulunan hiç bir arkadaş şu anda aktif müzik yapmıyor, buna bende dahilim.

    son olarak kardeşim ilhan aylar sonra dedi ki:

    -abi içinizde bir ateist bendim,burnum bile kanamadı ne diyorsun bu işe?
    -ilhan cım o senin hesabını ayrı görecektir, bizi karıştırmak istemememiştir. ne dersin?

    not: bitince çok uzun olduğunu farkettim ama bu ortamı bir anda çok yakın hissettim, paylaşmak istedim. hepsi bu.
    (maestromanick, 09.08.2009 02:01 ~ 02:26)
  10. aslında en az bir kere yaşamak istediğim duygu, tabi dönememek de var, ne yapalım yıldırımlı havalarda o kadar dışarı çıkıyoruz, 99 depremi falan atlattım bir şey anlamadım sadece pc kasası ayağıma düştü, arabam yok ki şarampolden yuvarlanayım ne yapalım üstad öldürmeyen allah öldürmüyor.
    (immanuel kaspazew, 09.08.2009 02:06)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil