mimarlık öğrencisiyim deyene hemen sağlanan olay
genellikle teslim tarihine kadar yapılmaya, teslim günü de başkalarından almaya çalıştığınız gereksiz şeyler.
öğrencilerin korkulu rüyası olan ve çalışkan bir arkadaşa ihtiyaç duymalarını sağlayan olay .
ilkokulda başımıza musallat olan ama lisede kurtulduğumuz, üniversitede ise proje, tasarım vs. gibi isimler alsa da aynı mantıkla devam eden angarya. makina fakültesinde çoğu zaman ağırlığı ayarlanamayan olgu.
hayatımı zehir eden, beni uykusuz, yemeksiz bırakan, bilgisayar başında oturmaktan boynumu, omzumu, başımı ağrıtan, sinirlerimi bozan, mouse un pillerini bitiren, gözlerimi yakan, teslim edilmediği durumlarda kişinin vf almasına, dersten boku bokuna kalmasına sebebiyet veren, teslim zamanı yaklaştıkça stresimi arttıran, insanı paniğe iten, ömrümü yiyen olgu.
anlamı görev, yükümlülük olup öğrenci için sorun ve zorunluluk anlamına gelen kelime...
dersi drop etmenize dahi bahane olabilecek zorlamalar.
bazı ödevler vardır ki,sınavdan 3 gün önce verilir ve sınava getirilmesi istenir.söz konusu sınava daha çalışılmamış son 3 gün ayrılmıştır.tam bu sırada hoca acı haberi verir..böylesine zor bi dersi geçmek bile kesin olmadığından ödevi yapmak farz olmuştur.hemen iki arkadaş dersten çıkıp zorlu geçecek gece için markete gider ve bolca kahve,enerji içecekleri alır.
sonunda gece 10-11 sularında ödeve oturulur.fazla bi bilgisi olmayan bizin ödevi anlaması 2 yi bulur.5 sayfalık ödevin 1 sayfası yapıldığında ise saat 5 tir.2. sayfa zorlanarak yapılır(doğru-yanlış) ve saat 7 dir..sonrası hatırlanmamakla beraber öğlen saat 12 de aynı yatakta ayılırız."mta" diye bi çığlıkla birbirimize bakarız.."mali tablolar analizi" böyle bişidir.sağlığa zararlıdır.
öğrencinin ömür törpüsü. başlamak bitirmenin yarısıdır belki. evet, biten bir şey vardır ancak o her zaman ödev olmaz, bazen öğrencinin ta kendisir biten...
bütün lise hayatınız boyunca ustalıkla ödev yapmadan sınıf geçmeyi başardıktan sonra, üniversitede de karşınıza çıkmasıyla sizi dumurdan dumurlara sürükleyen şeydir. ancak benim gibi azılı bir ödev yapmama arsızıysanız, vizelerinizi ve finallerinizi en üst puanlarda tutarak ödev yapmamanızdan doğan eksilerle durumu eşitlersiniz. peki bu ödev nefreti nerden doğuyor? bu sorunun muhatabı ben değil, barlardır efendim.
(not: bana da işin içinde bir enayilik var gibi geliyor)