"anne nereye götürüyorsun yine onları?" sorusuna "nasıl nereye götürüyorum, tabiki aşağıdaki çocuklara. sorup durma kızım. yazık çocuklara, yemek yapamıyorlardır. ablan da öğrenci evinde kaldı, bilirim o halleri." diyen anne modelidir.
eli öpülesi teyzedir.
cennetliktir.
ama bu tür teyzelerden günümüzde bulmak hiç kolay değildir, soyları git gide tükenmektedir.
mumla arıyoruz..
uzuuuun öğrencilik hayatımda sadece 1 kere evet sadece 1 kere denk gelen teyze tipidir. eli opülesidir. cennetten iyi bir yer parsellemiştir.
- merhaba evladım aşure getirdim bak yersiniz.
+ (oha melek herhalde) sağol teyzecim, ellerine sağlık.
- evladım bu üst katı kiralamayı düşünüyoruz, var mı arkadaşlarınız ev arayan ?
+ olabilir teyze ben bi sorayım ne kadar istiyorsunuz kira için ?
- ( uçuk bi fiyat söyler) , en fazla 2 kişi kalsın istiyorum, mümkünse kız olsun, temiz olsunlar, aparmana laf gelmesin, zaten apartman yıkılacak, 5-6 ay kalsalar yeter, ev boş kalmasın maksat, o yüzden öğrenci arıyorum, normalde öğrenciye ev vermeyiz de. ama sen apartmanın yıkılacağını söyleme sakın.
+ aparman mı yıkılcak ? ne, ne zaman ?
- aaa, bilmiyor musunuz evladım ? burayı belediye istimlak etcek, 5-6 aya boşaltırlar evleri. sen arkadaşlarına bir sor, belki ihtiyacı olan vardır. bu devirde ev bulmak zor tabi.
+ ( azrail de bi melek tabi ) teyze o fiyata zor, ama ben yine de bir sorarım.
- e, çocukları beğenirsek bir indirim yaparız, şöyle 50 ytl fln daha.
+ sağolasın
- efendim ?
+ ha yok bir şey, aşure için sağol teyze, ben sorarım arkadaşlara ev işini. bir ev sahibini arayayım, görüşürüz.
ev sahibi aranır ve olayın aslının olmadığı öğrenilir. ev hala yerinde. teyzeye de kiracı falan aramadım. ama aşure tabağını götürmedim geri.
+ lam, aşure yer misin ?
# ohaa, aşure mi getirdiler ? melek lan bizim komşularımız.
+ hee, melek melek.
# melek tabi olum bu devirde nerdee, sen niye yemiyorsun ?
+ ne biliyim iştahım kaçtı bir an, sen ye.
bizim de vardı öyle bir teyzemiz hep bize yemek getirirdi biz de daha kapıyı kapatmadan kapının önündeki çöpe dökerdik yemekleri. ne kadar günah değil mi? ne kadar da kadir kıymet bilmez insanlarız? işte kazın ayağı öyle değil. teyze daha ilk getirdiği yemekte bize "dün gece yapmıştım arttı da size de getireyim dedim." dedi. hem de ertesi gece yemek vakti. ne yani biz artıkçı mıyız? öğrenciyiz diye artıkçı mı olduk? o inatla hala getirmeye devam etti ve biz de inatla biliyorduk ki o yemekler bir önceki akşamdan kalmaydı. nasıl mı biliyorduk? akıllı kadın mutfakta yemek yaparken sokak kapısını açıp, bütün yaptığı yemek kokularını apartmana yayıyordu da ordan.
yemekteyiz'e katılmaması, izlememesi gereken, hiç bozulmamasını istediğimiz komşu teyze...
kapı çalınır ve gelen karşıki komuşunun ufak çocuğudur.elinde envai çeşit börek çörek dolusu tabak vardır.
-vay! aslanım benim ne de düşünüyorsun abilerini aferim sana
el uzatılır;
-alıyım tabağı
-olmaz önce tabaklar ve tencereler
-ne tabağı? ne tenceresi?
-annem tabaklarla tencereleri almadan gelme dedi
-lan ahmet tabak,tencere diyo lan bu ?
-lan mal biz aldık 1 tencere,4 tabak mutfağa girdiğin yokki baksana? 3 tencere 10 tabak var
-valla lan haklısın
-neyse canım sen onları ver biz sonra yıkayıp getiririz
-olmaz annem yıkamadıysalar da getir dedi.
-tamam neyse... ahmet malları getir
ahmet,tencere tabakları getirir;
-önce sen ver!
-olmaz önce sen!
-tamam aynı anda ozaman
-tamam hadi
-1,2,3 deyince ozaman
-1,2,3
değiş tokuş sağlanmıştır.
bir daha kapı karşıki komuşu tarafından çalınmamıştır.
komşu teyzelere yemek götüren öğrenciyi tarifleriyle yetiştirendir. hep güzel güzel yemekler yapar, paylaşır. komşuluk krakerlerine tam olarak uyan
perfect teyzedir.
en güzel bir teyzedir. hele bir de annenin yemeklerini hayal ederek acaba bu akşam yemeksepetinden ne söylesem diye düşünürken kapınızı çaldıysa kesin cennetliktir, ellerinden öperiz.
(entas, 15.05.2009 03:49)
çivisi çıkmış dünyaya, o çivileri terliğinin tahta topuğuyla tekrar çakan yüce gönüllü insan.
öğrenci komşularına daha ilk günden sorgulayıcı bakışlarla mesaj veren birinci kat teyzeleri gibi değildirler. genelikle üst katlarda otururlar. (bkz:
kartallar yüksek uçar) merdivenlerde karşılaşınca,
bi ihtiyacınız olursa çekinmeyin emi yavrum diyerek dünyada hala iyilik meleklerinin kanat çırptığına dair kanaatleri güçlendirirler. eşleri olan değerli amcalar da genellikle
kemere anahtarlık takıp arka cebe sarkıtan insanlardandır. yemek boyunca servis yapma görevini üstlenen gönlü yüce insanlar...
hele de ramazan ayında iftar vakti eli ayağına dolaşan, sahura kadar kağıda vurduğu için iftara yakın uyanan acaba pideciye mi gitsek yoksa evdeki makarnadan farklı kombinasyonlar mı denesek lan, telaşındaki çakal öğrencinin kapı zilinden yükselen umuttur. öyle ki o kapı zilindeki kuş adeta teyzeden önce buharı üstünde sıcak çorbanın, zeytinyağlı dolmanın müjdesinii salar içeriye. ya da hiç uğraşmaz, "iftara bize bekliyorum ona göre" der.
not: öğrenci insanının da en azından iki dakka sahiden insan olup temiz çoraplar giyerek bu davete icabet etmesi ve ev sahibi amcanın esprilerine sahte kahkahalarla hayvan gibi değil de tebessümle karşılık vermesi son olarak da siyasi konularda amcayı bol bol tasdiklemesi gerekir.
değil mi hanım?
vardı öyle bir teyzemiz. öyle kıytırıktan değil; bayıldı, güveç, dolma gibi baba yemekler getirirdi. ama kuyruk yağı denilen o ağır kokulu yağdan kullandığı için o canım yemekler yenmeden çöpe giderdi.diyemezdik teyzeye ya bu yağla yapma ya da getirme diye.
(pitis, 14.08.2009 23:51)
nesli tükenmekte olan,merhametli,eli öpülesi sevgi dolu teyzelerimizdir.
muhtemelen vakti zamanında kendi çocuklarından uzakta zaman geçirmiştir ki empati kurar.
fedakardır,cefakardır.%90 annedir.