|
|
- 3 arkadaşla birlikte çıkılan evde mutfak kapısının olmadığının farkına üç ay sonra çorba içerken varılması
- gece saat dörtte zilin çalması ve karşınızda melek gibi bir hatun görmek. akabinde hatunun sigara istemesi ve sigarayı verdikten sonra o hatunu bir daha görememek.
- *evde yaşayan farenin aylarca kedi yavrusu sanılması.düşünün artık boyutlarını kediciğin(!)..
üstüne üstlük ev sahibinin yavrucağı büyük bir sempatiyle beslemesi; tuvalet deliğine girip çıkmasına şaşırmaması, aylarca sadece kaçarken koşarken siluet halinde görüp hiç yüzyüze gelmemesi...
*evde makarna dahi yokken mutfak dolabından konserve ananas ve capuccino çıkması
- aşırı rutubetli öğrenci evinde.büyük boy karton üzerinde oluşturdukları labirentlerde sümüklü böcek yarıştıran bünyeler.''koçum kim tutar seni.!! ''şeklinde yapılan tezahuratlar eşliğinde içilen köpek öldüren şarabı
- "v for vendetta" izleyip gaza gelmek akabinde hıncını hamam böceklerden çıkartmak
- ev arkadaşının eve geldiğini duymadan salak salak msn de konuşmak. işin daha ilginç tarafı ikinizde "ben evdeyim" cümlelerinden donra direk antrede karşılaşıyor ve kucaklaşıyorsunuz.
- ütünün çay soğumasın diye ısıtıcı olarak kullanılması.
- 3 kişi 3 odalı küçük bir evde yaşamanın sonucu ayda bir dolap yatak vb. tüm eşyaların odadan odaya taşınmak süretiyle değiştirilmesi -oda boyutları aynı olmadığı için kimseye haksızlık olmasın diye-
- evin pir-ü pak olması
- yarı yıl tatilinden eve dönünce ev sahibini evde bir rusla basmak ve tabiki kiraya olan katkısı.
- - hüseyin akşama yemekte ne var, yine patatesli yumurtaya mı talibiz?
- yok abi, akşam yemeğinde karnıyarık, pilav, cacık ve ev baklavası var.
- he he. bak bakalım bir de dolapta kuş sütü olacaktı, onu da getirirsin sofraya. dalga mı geçiyorsun lan?
- dur abi dur. getiriyorum mutfaktan... al karnıyarık, pilav, cacık, bu da baklava. mahmut'un annesi gelmiş istanbul'a, o yapıp dolaba koydu.
- ...
- abi ses ver ses ver, dondun kaldın.
- ...(uykulu, 26.05.2008 17:48 ~ 17:48)
- elektrikli süpürgenin örümcek bağlaması.
(bkz: ben gördüm)
- olayın geçtiği mekan 13 ailenin oturduğu bir apartmandaki tek öğrenci evidir. gece geç saatlerde müzik bir yandan, alkolün etkisiyle gülüşmeler, bağırmalar bir yandan gürültünün sınırları iyice zorlanır. bir süre sonra kapı çalınır. evde bir panik havası, "ahanda komşu teyze geldi, zıçacak ağzımıza" düşüncesi. bu korkuyla kimse kapıyı açmaya cesaret edemez. sonunda yürekli bir delikanlı gönüllü olur ve açar kapıyı. karşısında yan dairede oturan teyze vardır. gelen teyze çoğu zaman eve yemek gönderen teyze olduğundan herkes korkuve endişeyle özür dilemeye hazırlanırken, teyzeden gelen soru herkesi şaşırtır:
"gençler sesinizi duydum geldim. kocam gelmedi de sizde sigara vardır diye düşündüm. varsa bi iki tane sigara verebilir misiniz?"
öğrenci milleti bir anda rahatlar. "tabi teyze, olmaz mı sigara" diyerek sigara verilir komşuya. kapı kapandıktan sonra ise içeride bir şaşkınlık ve ardından gelen gülüşmeler. *
- sabah yatağınızda mışıl mışıl uyurken birden yerin altınızda kaydığını hissetmeniz. akabinde deprem paniğiyle dehşet içinde gözlerinizi açınca en yakın arkadaşınızın ayaklarınızdan çekerek sizi uyandırmak gibi saçma bir eyleme giriştiğini farketmeniz.
- (bkz: @2346025)
- 2 kız 4 erkeğin kaldığı bir evde, kızlardan birisinin erkek arkadaşına "ya ayakların kokuyo bu gece yatmam ben senle, hatta hepinizin kokuyo" demesi üzerine 4 erkeğin bir leğene su doldurup, salonda ayaklarını suya sokarak kitap okumaları.
not amaçlı edit: üstelik evde misafir olarak konusan marul ve iki arkadaşı daha vardı. ev sahipleri ayakları leğende kitap okudu, biz de film izledik.
- ısrar üzerine gidilen bir öğrenci evinde "abi çok acıktım ne ikram ediceksiniz bana?" sorusu üzerine, "bi tek bu var ya evde, su bile kalmadı" sözü ile bir torba ot uzatılması.
hakkaten de su bile yoktu evde, iki kutu bira bi de o torbadaki ot vardı.
|