|
|
- yüzyıllarca çorumda içiçe, kardeş kardeş yaşayan insanların, karşılıklı provokasyonlarla birbirine düşürülmesiyle oluş(turul)muş olaylar. hala o provokasyonlardan kurtulamamış zihniyetlerce "katliam" diye nitelendirilir. artık unutulmalıdır. ya da hiç bir suçu olmadığı halde, sırf başka mezhepten diye, aynı havayı soluduğun, aynı kültürü paylaştığın insanlardan nefret etmek ise diğer bir seçenektir.
edit;
(bkz: başlığın yazarın üstüne kalması)(solti, 15.09.2004 00:44 ~ 28.08.2006 12:08)
- bazı haysiyetsizlerce masum, ailelerine birşey olmasın diye gece gündüz nöbet tutan insanların sırtlarından vurulmasına neden olan olaylar. kuzenim (ve kim bilir daha niceleri) bu olaylar yüzünden 2 yaşında yetim kalmıştır.
- 4 ekim 1980. "komunistler alaaddin cami'ni bombaladı" diye dolaşan karakalabalıklar, "ya susturacağız, ya kan kusturacağız!" sloganları ile başlayan olaylar, alevi köylerine kadar uzanacak, olayların sonunda çoluk çocuk demeden 57 kişi öldürülecektir.
kanla yazılan bir katliam, hala faşizm ideolojisini(!) savunanlar.
(bkz: birgün)
(bkz: feza kürkçüoğlu)
- "kalabalık bir grup evimin önüne gledi. kocamı alıp götürdüler; önce bir bakkala, sonra bir kahveye soktular. buradan çıkardılar, başına bir torba geçirdiler, önlerine kattılar, sopalarla vurdukça düşüyordu. ben korktum, bayıldım. böyle devam etmişlerdi. şehir dışına kadar hapishanenin arkasına çıkınca orada ölmüş, otların içine atmışlar. kocamı beş gün aradım. hastane morguna getirmişler, tanıyamadım. tanınacak hal koymamışlardı..."
hatice kaltakçı yukarıdaki sözlerin sahibi. nasıl bir nefrettir bu? nasıl bir tahammülsüzlüktür ki bir diğerinin yaşam hakkının gasp etmeye kadar götürüyor durumu? anlamakta zorlanmamak elde değil.
birilerinin şeyinin barışçısı olabilir veya hümanist söylemlerle vıdı vıdı eden biri de olabilirim ama inatla birarada yaşamı savunalım demeye devam edeceğim. hatırlayalım tarihimizi ki, bugünler de sağduyu ile hareket etmeye çağırabilelim birilerini.
|