tekirdağın şirin bir ilçesi.
10 yıl önceye kadar çok küçük olan bu ilçe, sanayiileşmeninde etkisiyle, bağlı olduğu tekirdağ ilinin neredeyse on katı olmuştur.güzel kızları ile de meşhurdur.
bütün kızları birbirinin aynısı olan
*, şu an için 140.000 nüfusu olan, fabrikalar ilçesi.
ayrıca birtad da köftesi yenilesi yer.
pazar günleri çevresindeki kışlalardan dolayı askeri bir sevimsizliğe bürünen
* tekirdağ ilçesi.
staj yapılası bir dolu fabrikalarıyla insanı kendine çeken ilçedir.nedir ne değildir pek de bilinmez ama giden de ayrılmaz, istanbulda ev alır sabah çorlu akşam istanbul mutlu mesut yaşar
(dibap, 13.04.2004 18:06)
çorlu dediğin nedir: "hastane-postane arasıdır." cevabını avantaj-orion seklinde genişleten, iş imkanı bol, fabrikadan gecilmeyen trakyanın en buyuk şehri.akla ilk gelen yerler avantaj, orion, saray caddesi, megalit, kore mahallesi, havuzlar, emlak konutları, sağlık mahallesi falaan filaann diye gider..
trakya'nın incisi olarak lanse edilen, gerçekten de trakya'nın bir numarasına aday ve 40 ilden büyük olan güzel ilçem..
zone industrielle.ayrıca kızlarının güzelliği yapılan referansa göre değişir.
(bkz:
kime göre neye göre)
(bkz:
tekirdağ)
(bkz:
şopar)
(bkz:
orion)
(bkz:
çorlu mehmet akif ersoy anadolu lisesi)
yaz tatillerimi geçirdiğim her nekadar ordayken bok atsam da her zaman özlediğim şirin yer. kızları güzeldir, kalbimi kırmıştır, unutulmamıştır. insanları samimi ve dedikoducudur. tüm gençlik çaydanlık yada park pizza denilen yerde toplanır (piyasa gençlik).. çaydanlıkta otururken masa masa dolaşılır, tavla oynanır ve acıkınca hemen yanındaki park pizza da yemek yenir. orion denen yere gidilir sinema için ama sanki güzel filmler biraz geç gelir buraya. yüzeysel insanlar doludur çorluda, kıyafeti süsleyen marka pek bi önemlidir. akşam olunca minibüs alınır yazlığa dönmek için, son minibüs kalktıysa otostop çekilir.
tekirdağ'ın nüfusu kendisinden daha yoğun ilçesi, 1997 yılı nüfus sayımlarına göre nüfusu 152,917 olan, nüfusu itibariyle trakyanın en büyük ve türkiye genelinde 44 ilden daha büyük bir ilçesidir. nüfus artış hızı oranı türkiye genel nüfus artışından daha yüksektir. trakya'nın en çok vergi toplanan merkezidir, toplam 703 adet fabrikası vardır. çorlu'da bir mühendislik fakültesi, bir meslek yüksekokulu ve bir de uluslarası havaalanı vardır. orion alışveriş merkezi, avantaj outlet center ve yeni yapılan kipa alışveriş merkezi başlıca 3 büyük alışveriş merkezleridir.
çorlu'da artık çok az sayıda bulunan çorlu'nun yerlileri haricinde 'roman' ve 'bulgaristan göçmeni' nüfusu da azımsanmayacak derecede fazladır. roman'lar çorlu'nun neşeli, kapı gıcırtısında bile oynayan ve doğuştan müzisyen halkıdır. genel yerleşim alanları halk arasında 'kore mahallesi' olarak adlandırılmıştır.
kentin dışında kalan köylerinde yapılan yüzlerce villalarla artık bu köyler köy olmaktan tamamen çıkmıştır. çorlu'nun yerli halkı, genelde sahip olduğu tarlalarda çiftçilik yaparak geçinir, zenginleri genellikle tarla ve miras zenginidir. paraya ihtiyaçları olduğunda birkaç dönüm tarla satarak borçlarını ödeyebilirler. ticarete kafaları pek çalışmaz, bu yüzden çoğu esnaf ve şirket sahipleri hep yabancılardır.
okuma yazma oranı %98'dir ve okulu olmayan köyü yoktur. kızları genelde beyaz tenli ve renkli gözlüdür, kısa boylarından çok sosyal yaşamlarındaki aktiflikleriyle ve kendilerine olan güvenleri ile meşhurdurlar. ve evet hepsi de aileleri sevdiklerine vermezse kocaya kaçacak kadar gözü karadır. erkekleri içmeyi sever, ama içip içip sapıtmaz, karısını ve çocuğunu dövmezler. bağnaz değillerdir, kadınlara hakettikleri değeri verirler, bu yüzden buradaki doğulu halk arasında 'trakya'dan kız almayacaksın ama trakyalı ya kız vermelisin' diye biz söz vardır. kız almak istememelerinin sebebi de kızlarımızın rahat yetişmiş, okumuş ve söz geçirilmesi zor kızlar olmasıdır. (bkz:
trakyalı kızlar)
her sabah insanların otobüslerle şehir dışına taşındığı muhteşem mekandır. çorlu nüfusunun çok büyük bir kısmı fabrikalarda çalıştığından insanlar sabahları servislere binerek şehir dışına akarlar. ben de o insanlardan biri olduğum için çorlu'nun hafta içi gündüz halini hiç görmedim ve çok merak etmekteyim.
neyse dağılmadan devam etmek gerekirse bilindiği üzere ülkemizde,ana meydanına trafik ışığı konulan ama nüfusu 5000 olan yere bile
küçük istanbul denir. nedir bu insanlardaki yaşadığı yerin rezilliklerine bakıp yaşadığı yeri istanbul'a benzetme hastalığı bilmiyorum ama aynı küçük istanbul sıfatını çorlu'ya yerleşmeden de çorlu için defalarca duymuştum.
duymuştum ve şimdi görüyorum ki çorlu bu sıfatı sonuna kadar hakediyor. yüksek emlak fiyatları,sıkışık caddeleri,insanı bunalıma sokan trafiği,kırmızı ışıkta cama yapışan selpakçıları,büyük gelir dengesizliği,çalışmaktan canı çıkan mutsuz insanları ile sonuna kadar hakediyor. bir de üzerine boğaz yerine her daim iğrenç kokan bir dere veriyor ki evlere şenlik. her caddesi ayrı bir deşili ayrı bir şantiye olan bu şehirden umutluyum yine de,bitmek bilmeyen doğalgaz kazıları bittiği zaman belki birşeye benzer çorlu da.
kafamda sürekli
eraserhead'teki mekan ile özdeşleştirdiğim trakya ilçesi.
küçük istanbul deyişini sonuna kadar hakeden bir yerdir. bina, şantiye, fabrika, dar yol, fabrika servisi, yeşilin yokluğu
çorlu deyince akla gelmelidir. hafta içi çalışan, uyuyan; haftasonu ise eğlence olsun diye alışveriş mekanlarına giden monoton insanların yeri (burada da
edward scissorhands'i çağrıştımıyor değil).
(bkz:
kore mahallesi)
10 yılımı harcadığım bağlı olduğu ilden her bakımdan daha büyük ve gelişmiş olan değişik bi ilçedir çorlu. kimseler nedense sevmez ama ben bayılırım çorluya. birtat'ta köfte yemek, megalit'te 2.katta bulunan cafem'e gidip arkadaşlarl makara yapmak, gece olunca çeşme durağındaki çorbacı'da ezogelin içmek, sabah 5'te belediyenin yanındaki börekçide fırından yeni çıkan börek ve poğaçaları su bardağına konmuş çayla mideye indirmek süperdir. çok özledim yahu
(shagrath, 05.01.2007 00:36 ~ 08.04.2009 20:39)
yegane sosyal aktivitemi
kipa'ya gidip alışveriş yapmak haline getiren kenttir. ve yine bu kentte her cumartesi akşamı işten çıkıp eşimle alışverişe gittiğimde
ahmet yılmaz ustanın muhteşem karikatürü aklıma gelir,"bir delikanlının bittiği yer migrosmuş" sözünü kafama kafama vurur.
duyunca memleket kokusunu buram buram hissettiğim ama akabinde beter kömür dumanının aklıma düştüğü işçi yoğunluğunun had safhada olduğuve yurdun muhtelif yerinden insanları barındıran trakya'da bir kent.ilçe nüfusu.iş olanakları
(serbest organize sanayi bölgesi )ve sahip olduğu coğrafi konuma rağmen (istanbul'a takriben 120 km. uzaklıkta) yeni gelişmekte ve genç nüfus için yeterince itici bir yer.son olarak şunu iletebilirimki,kara ikliminin hakimiyeti nedeniyle yolu bir şekilde bu kente düşenleri kışın muazzam bi ayaz beklemekte.aman haaa...
türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biridir. istanbul'a olan yakınlığı ve sanayileşmenin fazla olmasıyla doğudan çok fazla göç almıştır. şu an resmi olmayan nüfusu 300.000 dolaylarındadır. içinde
orion,
kipa,
avantaj,
gima gibi alışveriş merkezleri vardır. şehrin takımı
çorluspor'dur. belediye başkanı ise
altan ersin'dir.
tekirdağ ilinin 179.033 nüfuslu ve 950 km2 yüzölçümlü
ilçesidir.
erhan özdemir ilçenin kaymakamıdır.
türkgücü,
yulaflı,
seymen,
iğneler,
pınarbaşı,
paşaköy,
maksutlu,
sarılar,
karamehmet,
esenler,
kırkgöz,
önerler,
şahbaz,
bakırca,
vakıflar,
ahimehmet,
deregündüzlü isimlerinde toplam 17
köyü bulunur.
5 senedir yaşadığım yer. bütün gençlerin akşamları orion alışveriz merkezine aktığı, (başka gidilecek yerin olmamasından ötürü) çingeneleri bol ve güzel kızları içinde barındıran ilçe.
gün geçtikçe 34 plakalı arabaların azaldığı tekirdağ ilçesi.
"allah kimseyi düşürmesin" diyebileceğiniz
hükümet konağına sahip ilçe. hele ki çeyrek milyon insana tek bir götiçi kadar odadan nüfus işlemleri yapılıyorsa. valla
schindler's list'teki yahudiler gibi hissediyorsunuz kendinizi kaosun içinde nazi nüfus memurlarına karşı.
(bkz:
ben bugün bunu gördüm)
acilen il yapılması gereken yer. hatta tekirdağ çorlu'ya bağlanmalı. çoğu "ilden büyük ilçe" çarpıklığında olduğu gibi (bkz:
gebze) tekirdağ'da devlet kurumlarının sayısı ve personel sayısı fazla millet mis gibi az kuyruk bekliyor imkanlar bol. misal, çorlu ise 2 binalık sik kadar hastaneyle "hizmet" veriyor. (bkz:
balık istifi)
bir ay yaşadığım, hayatımın en enteresan dönemlerinden birini geçirdiğim yer. uzun süreli tek başıma aileden uzak kaldığım ilk dönemdi, bir ay boyunca neredeyse kimseyle konuşmadan (bakkala usta gs nası koydu ama geyii yapmak sayılmıyo tabi), yalnız, tek başıma geçirmiştim. tuhaftı vesselam.. böyle kişisel tripler dışında değerlendirilirse ise sik gibi bi yer olduğu anlaşılır, bi ucundan bi ucuna kıçınızı az sıksanız yürüyebiliyorsunuz nası küçük istanbulmuş bu ya.. iki tane götüboklu alışveriş merkezi var diye mi küçük istanbul olunuyor.. geceleri gidilecek, iki bişey içilecek yer sayısı 3 filan..
en güzel yeri salih omurtak caddesidir. bu cadde boyunca yürümeyi, ara sokaklara filan girmeyi sevdim. kalan yerler yaramaz zaten, hep tatsız.. sabahları poaçayla çay yemeyi heyecanlı buluyorsanız güzel olabilir tabi..
manitaların şekerlileri orion a gidiyor, merkezdeki meydanda pek enteresan bişi göremedim.
birtat köfte birtat köfte kafamı miktiler, hiçbi numarası yok onun da, gitmesen de olur..şifa hastanesinin karşısında ziganalının yeri var abicim, orası daha enteresan mesela.
çorlusporun stadının orda pis işler dönüyor diye düşünmüşümdür hep.
sanayisi filan çok gelişmiş bir yerdir bu arada,nüfusun büyük bi kısmı civardaki fabrikalarda çalışır. sabahları trafik tamamen etraftaki fabrikalara giden servislerden müteşekkildir.
bi de gidemedik ama, derler ki, türkiyenin en güzel kızları çorlu kerhanesindedir.
en fazla 2 sene çekebildiğim yer. 2 senenin sonunda koşa koşa istanbul'a döndüm, evi barkı taşıdım. halbuki ne güzel hayallerim vardı başta. istanbul'un stresinden, trafiğinden, yozlaşmış ve vahşileşmiş insanlarından kurtulacak; nispeten daha huzurlu, daha rahat bir hayata kavuşacaktım ama olmadı, yapamadım. canım sıkıldı en başta yahu çorlu'da. hava güzel, diyorsunuz ki arabaya atlayayım da gezeyim, nereye gideceksin? tekirdağ'a gitsen çok bir aksiyon yok, karadenize çıksan kastro, kıyıköy hep aynı yerler. istanbul uzak, edirne uzak. yakın gibi görünüyor ama değil, uzak geliyor insana. çorlu'da zaten birşey yok; kipa ve orion.
ama insanlarının, trakya insanının hakkını yemeyeyim. belki bir tarafım trakya olduğu için bu kadar seviyorumdur bilmiyorum ama çok özlüyorum oranın insanını, onların samimiliğini ve medeniliğini.
aslen tekirdağlı olmama rağmen, eylül ayına kadar çok fazla uğramadığım, fakat bu yılın eylül ayı itibari ile tayinimin bu muhite çıkması ile artık "ben de çorluluyum" gerçekliği ile yüzleştiğim, ama henüz kendimi bu şehre ait hissedemediğim, insanlarının ilginç bir şekilde hayatlarını sürklase ettikleri, kışının adamın ciğerine ciğerine vurduğu, iş potansiyeli sebebi ile bir göç şehri hüviyeti adı altında hormonlu bir büyüme gösteren, "şehri şehir yapan o şehirden ziyade insanların yaşamları ve beklentileridir" düsturuna çuk oturan, 2008 itibari ile nüfusu neredeyse 200 bine ulaşan şehrimiz...
eğer benim gibi her daim denize kıyısı olan yerlerde yaşadıysanız çekemeyeceğiniz yer.sahilde oturup bir bira içemezsiniz kız arkadaşınızla,havası o kadar pistir ki mideniz bulanır,sanayi bölgesi olduğu için sayısı oldukça fazla olan fabrikaların dumanları çorlu'nun havasının içine sıçar.ufacık bir yerde birsürü insanın yaşadığını düşünün.daracık sokaklar beni boğuyor burda.şu okul bitsede bir an önce gitsem şurdan.