önemli olan çok değil iyi yaşamaktır diye bir geyiği arkasından getirecek olan cümle.
her ne kadar geyik gibi görünse de hapşıran birine her zaman "iyi yaşa" derim.120 yıl sürünmektense 60 sene iyi yaşamak ve hem maddi hem manevi iyi ölmek en iyisidir.
hapşuran kişiye neden söylendiği hakkında türlü rivayet üretilen, ve nedeni tam bilinmeyen söz
eskiden
mısır'da ruhun/canın rüzgar/nefes olduğuna inanılırmış ve hapşurunca bunun bir anda kaybedilebileceğinden korkulurmuş
(mavio, 24.08.2005 13:39)
ardından "sen de gör" ya da "hep beraber" denmesi beklenilen sözcük. bunu söylemeyen kişiye içten içe saydırılır herhalde. lisede ders ortasında sınıfta biri hapşırırsa hep belli kişiler tarafından söylenirdi nedense. sanki sınıfça o göreve atanmışlardı ya da herkesi çok yaşatmak gibi bir misyon yüklenmişlerdi. çok yaşaması dilenen kişi, bu iyi niyet gösterisini paylaşmazsa bile vazgeçmezlerdi çok yaşa demekten. aynı kişi üst üste hapşırırsa üst üste iç bayıltıcı çok yaşa sesleri de yükselirdi.
bunu çok ciddi olarak görev edinmiş insanlar. kaşları hafif çatarak "çok yaşa" diyorlar. gerçekten yapılması gerektiğini düşünüyorlar, hiçbir şüpheleri yok, "ben ne yapıyorum?" diye sormuyorlar kesinlikle. masum da değil ha, doğrudan sağlığa zararlı: dikkati üzerine çekmemek için kalabalık ortamda hapşırmamaya kasmak ne demek hepimiz biliriz herhalde.
ingilizce'de "bless you", ispanyolca'da "jesus", almanca'da "gesundheit" kelimelerine karşılık gelen ve hapşıran kişiye söylenen dünyadaki ortak kullanımlardan biridir.
bazı insanlar bu inanışın çok eski bir hastalığa dayandığını anlatır. çok önceleri ölümcül bir hastalık varmış: bir çeşit veba. o hastalığın da en büyük belirtisi hapşırmakmış. diğerleri de bu hapşırmayı duyunca o kişinin ölmek üzere olduğunu anlıyorlarmış. günümüzde çok yaşa kelimesinin bu hikayaye bağlantılı olduğu söylenir. hatta bu nedenle de önceden ingilizcede sadece "god bless you" denilirken şimdi "bless you" denmektedir.
hint inanışına göre hapşırma anında ruh bedenden çok kısa bir süre de olsa ayrılırmış. bundan dolayı dendiği söylenir.
vuuuhaaapppşııııı....
-çok yaşa...
-eyvallah..
(bkz:
kendimden biliyorum)
birde bu lafı hiç anlamam...hapşırmak bir ölüm belirtisi midir ki? hapşıran adama moralman destek vermek için "çok yaşa" derler...
bazen tam bir zorunluluktan söylenir, toplantılarda özellikle desem mi demesem mi telaşı yaşanır. biri derse artık söylememek iletişimsizliğe, ilgisizliğe hatta kabalığa kadar yorulabilir. mümkünse duymamazlıktan gelinse diyorum.
(heidi, 14.12.2007 11:15)
seinfeld'in bir bölümünde bunu (bkz:
god bless you) diyeceğimize "
you are so good looking" ("so"yu uzatarak) diyelim diyorlardı. bunun karşıdakini "çok yaşa" lafından daha çok mutlu edeceği idi iddia. sonra bölümün ilerleyen dakikaları onları haksız çıkarıyordu tabii. ya ya...
bence fikir güzel. ben bir şans daha verip denemek istiyorum çevremde. "
bugün çok güzelsin" diye tercümesini de yaptım:
- pçı!
+ bugün çoook güzelsin!
ingilizcede karşılığı meali tanrı seni korusun olan
god bless you 'dur.arapçada meali allah sana merhamet etsin olan
yerhamükellah 'tır.biz niye yaratıcıyı hiç dahil etmeyip öyle ortadan bir "çok yaşa" demişiz bilmiyorum.bu söz ne ara çıkmış,kim çıkarmış merakımın konusudur.
nane limon kabuğu
eski adamlar doğruyu söylemiş
bir çiçekle bahar olmaz
kişi kendini bilip sağa sola sormalı
can pazarı bu oyun olmaz
zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü
sonunda şifayı kapıpta şaşırınca
bana gel beni dinle iyi yaz
defteri kalemi al iyi yaz
nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim
ha ha ha ha ha hapşu
çok yaşa
sende gör
rahat ve iyi yaşa
sen tedbirini al önünü kış tut bırak yine de yaz gelsin
çoğu zaman hesap çarşıya uymaz sonra dizini döversin
zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü
sonunda şifayı kapıpta şaşırınca
bana gel beni dinle iyi yaz
defteri kalemi al iyi yaz
nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim
ha ha ha ha ha hapşu
çok yaşa
sende gör
rahat ve iyi yaşa
barış iğneyi kendine batırır çuvaldızı başkasına
bol keseden aklı ona buna dağıtır darısı kendi başına
zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü
sonunda şifayı kapıpta şaşırınca
bana gel beni dinle iyi yaz
defteri kalemi al iyi yaz
nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim
ha ha ha ha ha hapşu
çok yaşa
sende gör
rahat ve iyi yaşa
insanın sende öl diye cevap veresi gelmek, ne duruyosun de o zaman.
bazen azar işitmenize neden olan durum.
a:hapşuuuu
b:çok yaşa
a:ne diyosun ya sen çok yaşa öle denir mi hiç iyi yaşa diceksin!
bizim elimizde olmayan birşeyin cümleye dökülmüş hali. cümle şu şekilde değiştirilse daha makul görünecek sanırım: "umarım çok yaşarsın". (smiley)
ingilizceye direk çevrimide şöyle olsa gerek:
live a lot (smiley 2)
(hacktor, 10.07.2008 16:28 ~ 11.07.2008 00:17)
sende gör klişesinin dışında hoş bir yanıtı olan temenni öbeğidir.
- çok yaşa
-- başbaşa!
iyi yaşa'ya rağmen ısrarla savunduğum temenni. çok yaşa ki bir ihtimal herkesin iyi yaşadığı günleri görebilesin. iyi yaşaıp becillik etme demek istiyorum.
(bkz:
god bless you)
*
(bkz:
gesundheit)
*
(bkz:
felicita)
*
yaygın bir kültürdür.
edit: recai pengül diyor ki "genelde salute kullanır italyanlar diye biliyorum. ama felicita da belli kesimlerde kullanılıyor sanırım"
teşekkürü bir borç bilirm.
(galak, 20.07.2008 01:50 ~ 02:06)
her seferinde yerine "iyi yaşa" demek için kastığım ama
medulla spinalisime yerleşmiş bir güdüyle her seferinde çuvalladığım temenni sözcüğü
+haaaaapşuuuuğğğğ!!!
-ço..iyi yaşa!
geçenlerde anneannem geldi evimize tatil için. oturuyoruz ben bilgisayar başındayım anneannem ise gazete okuyor. sonra hapşırıyor.
çok yaşa diyorum. aman ne çok yaşaması diyor ben yaşayacağım kadar yaşamışım. ne çok söyleniyor bu lafta diyor. çok yaşa , çok yaşa deyip duruyor herkes ben çok yaşadım bir hayrını görmedim diyor. söylediğime pişman olup susuyorum.
(kendileri 82 yaşındadır.)
hapşırdığımızda kalbimiz dahil olmak üzere, tüm vücut fonksiyonlarımız bir anlığına durur. hapşıran kişiye "çok yaşa" deme geleneği bu yüzden ortaya çıkmıştır.
rivayete göre biri veremli, diğeri kör iki arkadaş otururken veremli aksırır.
kör çok kalbinden gelerek "
çok yaşa!" der.
veremli de yine kalbinden gelerek "
sen de gör" der.
derler ki çok böyle içinden gelerek söyledikleri için ikisinin de duaları kabul olmuş.
veremli iyileşmiş, körün de gözü açılmış.
(bkz:
iyi bir çocuk olursan şirinleri bile görürsün)