|
|
- efendim böyle bir olayı yaşayan biri varmı bilemiyorum ama benim başıma gelen birkaç acı tecrübeyle sabittir.
bir barda 3-4 arkadaşınızla yüksek volümlü müzik eşliğinde takılınır.haliyle o yüksek ses içerisinde iletişim kurmak biraz hatta bayağı zorlaşır.yanınızdaki arkadaşınıza birşey söylemek için bağırmak zorunda kalırsınız.bir süre sonra iyice alışırsınız bağırarak konuşmaya.bu arada sipariş ettiğiniz biralar da hala gelmemiştir.ve olan olur.siz gayri ihtiyari yüksek volümlü müziğin de etkisiyle;
"yav skıcem bu garsonu da,bir bira istedik 50 saattir gelmedi mnskym"diye bağırırsınız arkadaşınıza.ama olan o anda olur.sanki o ana kadar bangır bangır çalan müzik sizin küfür etmenizi bekler gibi bir anda kesilir.ve sizin ettiğiniz küfür 3-4 masa kadar etrafnızdaki herkesin yüzünde patlar.
olan olmuş kelimenin tam anlamıyla rezil olmuş,yerin dibine girmişsinizdir.artık gecenin öküzü siz olmuşsunuzdur.rakiplerinize uzak çekersiniz.
diğer bir versiyonu da işyerinde genel müdür yayınladığı talimatla herkesi konferans salonuna çağırmış,bir konu hakkında konferans vermektedir.zaten o saate kadar muhasebe hesaplarının içerisinde helak olan bünye birde kulağının dibindeki hoparlör ve beyin duvarlarına çarpıp duran yüksek volümlü genel müdür sesinden iyice pestil gibi olmuş,beyninde adeta filler zikişmektedir.arkadaki fırlama iş arkadaşı da sürekli kah sandalyeden boşluğa dürtüp zıplatma,kah kulağına kalem dokundurma,sürekli soru sorma aktiviteleriyle kahramanımızı iyice delirtmiştir.ve salonda mevcut olan yüksek gürültü ve uğultuya sığınılarak efsanevi yorum yapılır;
"dur lan iki dakika skicem elini ayağını,zaten tarrak var gibi geldik dinliyos adamı ne skim olcaksa!!!!!
gene ölçü tutmamış,tam siz sövmeden önce ortam ölüm sessizliğine bürünmüş ama bu sefer patavatsızlığınızı etraftaki iş arkadaşlarınız duymuştur.gene itin dötüne girilmiş,rezilliğin son perdesi açılmıştır.
bu bahtsızlık ve sürekli bu olayın olur olmaz zamanlarda olması yukarda birilerinin aşağı bana bakınca çok eğlendiği savını destekler.ya da sigara yakınca gelen otobüsün şoförüdür bunu yapan.başkası olamaz
- bir bankanın tele bankacılık hizmetinde sizi oraya buraya müzik eşliğinde aktarırlarken sizn iyice canınızın sıkılıp;
"hay skicem yapcağınız işi haaa"dediğiniz anda karşıdan gelen
"ben aylin,buyrun efendim,nasıl yardımcı olabilirim" demesi,suratına patlayan küfürle beraber hönk diye kalması,sonra sizin gene yerin dibine yaptığınız yolculuk,öksürmeniz ama durumu kurtaramayarak inceden ayarı yemeniz
- bol gürültülü bol küfürlü bir fener galatasaray maçında çevrenizde kızlar oturmaktayken küfür etmeyen kişinin son dakikalara girildiğinde yapılmamış oyuncu değişikliğine ithafen "senin yapacağın işe ben" denmesinin ardından gelen tiz "göt" kelimesinin bir anlık sessizlik sırasına denkgelmesi ve tüm çevredekilerin yarılması sonucu yerin dibine girme durumu acıdır bilirim
- tam bir orospu çocuğudur afedersiniz:
okul dönemi yeni başlamış, üniversiteye yeni gelenlerin de katılımıyla zaten kalabalık olan 230 numaralı hattın* demirbaşlarından olan körüklü bir ikarus'ta kafamızı kaşıyacak yer kalmamıştı. işte böyle kıç kıça süregelmekte olan yolculuğun ortasında yazın çalışmaya gittiğimiz bir festivalin konusu açıldı. otobüse üç kişi binmiştik, ben ve bir arkadaşım bu festivalde çalışmıştık, 3. kişi ise konuyla ilgili bir sürü soru sorup bilgi almaya çalışıyordu. ikarus'un heavy metal aurasından dolayı birbirimize sesimizi duyurabilmek için bağırarak konuşuyorduk haliyle. çalışma ortamı, yaptığımız işler, yemek kısmı... derken konu tuvalet sistemine geldi.
ben: t,
beraber çalıştığımız arkadaşım: s,
meraklı arkadaş: m,
m: ee, peki tuvalet ihtiyacınızı nasıl gideriyordunuz?
s: 20-30 tane tuvalet kabini kurulmuştu, çalışanlar ücretsiz yararlanabiliyordu bunlardan. olmadı kulise giriyorduk zaten.
t: hadi lan, kulismiş. [tam bu noktada ikarus'un muazzam gürültüsü nedensiz bir şekilde kesildi. ben ne olduğunu farketmeden bağırarak devam ettim.] kediler gibi kuma sıçıp sonra bunu ellerimizle kapatıyorduk tabii ki.
~200 yolcu: eki eki.
şöför: eki eki.
s: abi otobüs sustu, bağırma istersen. eki eki.
t: sus. geyik yapayım derken sıçtım zaten, onu kapatmaya çalışıyorum.
m: eki eki.
(doğumgünümde 20 kişi toplanıp 12 kiloluk kedi kumu hediye ettiler lan. eki eki diye gülüyorlardı bir de.)
(kabin vardı, cidden.)
- bunu ilkokul birinci sınıfta yaşadım.beşinci sınıftan bi çock andımızı okumak için giriş kapısının önüne geldi başladı türküm , doğruyum.. demeye herkes doğruyup dedikten sonra andımızı okuyan çocuk şaşırdı ve duraksadı o arada sahneye ben çıktım ve çalışkanım diye bağırdım bütün okul kafasını bana çevirdi ( 400 sırıtan kafa) bende koşarak eve kaçtım.çok utanç verici demedi demeyin.
|