|
|
- bir giri için uğraşılan emeğin bir göstergesi olabileceği gibi, giriyi yazdıktan sonra gelecek tepkileri değerlendirmenin de bir ölçüsü olabilir.
- (bkz: sarcasm)
- (bkz: bu mu çıktı yani)
- akşam evimde oturmuş boğazın loş ışıklarının deniz üzerindeki oynaşmalarını izliyordum. elimde son kalan petrus şarabımdan bir kadeh ve havana'dan bir arkadaşımın getirdiği kübalı kızların bacaklarında sararak eşsiz bir aroma kattıkları havana purosu. içime çektiğim her duman ve aldığım her yudum beni ülkemin varoşlarına savurdu. bugünümüzü düşündüm ve dünümüzü..harman yaptım beynimde herşeyi, petrus şarabının damağımda bıraktığı her lezzet zerreciği beni biraz geçmişten alıp bugünlere taşıdı. ekmek bulamayan insanlarımızı düşündüm, yalın ayak gezen çocuklarımızı, onların da bir geleceği var mı dedim kendi kendime. barok tarzı kanepeme uzandım ve gözlerimden iki damla yaş süzüldüğünü hissettim.
çok düşündüm bu yazıyı yazarken, acaba dedim yazmasam mı? insanları sıcak yuvalarında rahatsız etmesem mi? ama hayır ben sorum(n)lu bir insanım. yazmalıyım. bu ülkenin varoşları olduğunu da hatırlatması lazım birisinin. o benim. akşam yemeğinde havyar yiyemeyen insanlar var bu ülkede. bırakın havana purosunu eşşsiz puerto rico purosunun var olduğundan haberi olmayan insanlar var!! şaşırıyorum.
çok düşündüm bu yazıyı yazarken, elime aldığım yacht dergisinin içindeki resimlere bir göz atarken, aklıma ülkemin denizleri geldi. neden dedim bizim denizlerimizde de utorpiset balığı yetiştirilmesin? kilosu 280 dolar olan bu balık eğer bu sularda da yetiştirilirse kilosu 200 dolarlara kadar düşebilir ve herkes yiyebilir. bunlar basit şeyler. neden kimse kafa yormuyor anlamıyorum.
şarabımdan son yudumumu alıyorum ve yatağıma uzanıyorum. saf ipek cibinliğimin altından yurduma bakıyorum. boğaz evime doluyor efkarlanıyorum. puro içemeyen insanlara...
ertuğrul özgök
köşe yazarlarının yazılarının bir yerinde geçirdikleri ifadenin, sözlüğe uyarlanmış biçimde ifadesidir bu cümle.
- seda sayan'ın şambrel kalınlığındaki ucuk pembe dudakları öpücük göndermesine görünce hayretler içine gark olunca kişinin seda sayana teşekkür etmek için programına konuk olası gelir.
çünkü kişi giri girmeden önce düşünür, kelimeleri cümlelere, cümleleri birbirine bağlamak için kafa patlatır. ve ünlü türk deyişinin buyurduğu gibi 'fazla düşünme kabız olursun'da bahs olunan kabızlık mertebesine bir parmak kala o uçuk pembe boyalı silikonlu şambrel dudaklarla gönderilen öpücük değil kişinin düşündüğünü unutturması alim allah azmeheir yok olmadı azmipazardan elma aldı, o da değil herneyse işte o hastalığa tutturur.
üstüne davut güloğlu'nun kız seni ham yaparım çıktımı üzerine kişi adını bile unutur.
vel hasıl-ı kelam kişi kendini turfanda kayısı gibi hissediyor.
mühim not;
dikkat dikkat düşünme melekesini kaybeden bir yazar için acilen 0 rh - negatif kan aranmaktadır. kan vermek isteyenlerin veliefendi hipodromuna başvurmaları rica olunur.
|