çok aykırı kişisel ileti  

adana çık aradan

  1. irc'de #aşk kanalında avlanma; icq'da infoya manalı yazı ve şarkı sözü yazma devri bitmiş, msn messenger hayatımıza girmişti.

    önce kişisel ileti çıktı. imalı yazılar, şarkı sözleri, komik cümleler, latince karizmatik özdeyişler gırla gitti. iş o kadar ilerledi ki bir çiftin saniye saniye tripleşmesini ve trip sonrası bunalımını bbg tadında izlemek mümkün oldu.

    sonra msn ne dinliyorum özelliği geldi. bu sefer kişisel iletinin yanında kombo "duman - haberin yok ölüyorum", "ümit besen - bir çılgınlık eder vururum seni" gibi parçalarla karşı tarafa uzun farları yakma devri başladı. bu özellikle msn'de ne yuvalar kuruldu, nice yiğitler ekmek yedi.

    bu arada tabii takma ismin başına çocuk resmi koyup sübyancılığı prostesto edenler, "c*" yapıp vatanı kurtaranlar da gırla gidiyordu. kişisel iletisine "kişisel bir ileti" yazmayanı dövüyorlardı.

    derken en son akım başladı. tüm bunlar mide bulandırıyordu ve tepkiyi göstermek lazımdı. sürüden ayrılanı kurt kapmazdı, sürüyü terk etme vaktiydi.

    "buraya çok komik bir yazı gelecek."

    "çok karizmatik bir laf yazıyor burada."

    "acı dolu ve manalı kişisel ileti"

    ilk önce bir kaç kişi yaptı, ilgi çekti, "vaay tepkiye bak" denildi. derken msn kullanıcılarının % 86.23'ü bu tür şeyleri yazıp tepkisini dile getirerek farkındalıklarının yüksek olduğunu açıkladı. öyle bir an geldi ki imalı yazıların, duygulu şarkı sözlerinin yerini komple tepkili çok aykırı kişisel iletiler almıştı.

    ve sonunda ne oldu? tüm aykırı ve farkındalığı olanlar "sürüden farklı olacağım, eşim benzerim olmayacak." diye yola çıkarak aynı şile bezi entariyi giyip, aynı etnik takıları, aynı özensiz saç modellerini yapan "aykırı" aslında birbirinin aynısı entel kadınlara döndü. sonra hepsi birlikte boncuk dizmeye başladılar. ne kadar farklı olduklarını iddia etseler de hepsinin tezgahında iki kırmızı bir siyah boncuktan oluşan bileklikler vardı.

    iki siyah bir kırmızı boncuklu dizilişi deneyenler de ortaya çıkan sonucun bir bileklik olduğu gerçeğini değiştiremediler.

    ne acı ki o bileklik de tüm tezgahlarda bulunuyordu.
    (iao, 12.03.2008 00:55)
  2. bunların fermat'ya özenip "şahane bir laf buldum ama yazmaya yer yetmedi." diyen lavuklar tarafından üretilmişleri de var. üzgünüm, o espri sizden önce yüzlerce defa yapıldı zaten.
    (recai pengül, 12.03.2008 10:53 ~ 13:06)
  3. boş olandır. kişisel ileti alanını boş bırakmak da kişisel ileti manyaklığı sorununu ciddiye alıp takınılan bir tavırdır benim gözümde. ateizmin inanç olması gibi bir durum bu. nasıl ki "benim tanrıyla işim olmaz, tanrının benimle işi olmaz." deyip tanrı muhabbetlerinin dışına çıkamıyorsanız, "kişisel ileti ne yahu? işim olmaz." diyerek de kişisel ileti muhabbetinin dışına çıkamazsınız. bazı muhabbetlerin dışı yoktur. buraya giri yazmayanlara da sesleneyim. bu konuda yorum yapmama tavrını nereye kadar sürdüreceksiniz? ne mal olduğunuzu bilmiyor muyuz sanıyorsunuz? artisler!
    (ali kamber, 12.03.2008 16:06 ~ 16:09)
  4. bir iki örnek vermek gerekirse:

    bu alan kiralıktır (1. elden bir tanıdıkta vardı)
    bu alana reklam alınır
    bu kısım depresyonlarınız, isyanlarınız, aşk acılarınız ve şarkı sözleriniz için ayrılmıştır.

    sonuncu iğneleme için bir genç arkadaştan gelen tepki "valla doğru dedin kimse anlamıyor. kime ne, ne yazmışız bık bık.." diyeydi
    bir de arabesk tepkilere karşı bir minibüs süsü edasıyla yazılmış canısı, belalım, ille de sen, maralım gibi sözcükler de bu ileti çeşidinde yer alır. hâlâ da sıkıldıkça yaparım.
    (venom, 15.03.2008 12:26)