• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • görseller

    • çocukluk anıları
  1. üzerinden yıllar geçse de unutulmayacak hatıralardır.

    ben şanslıydım, benim mahalle arkadaşlarım olmuştu. çocukluk anılarımın baş rol oyuncularıydı onlar. okuldan eve dönünce zar zor kopartılan izinler, yazın gelmesiyle izinsiz, kahvaltıyı yapar yapmaz kapıya doğru hareketlenmeler, kapıdan anneye verilen sözler; “tamam anne, uzaklara gitmem, fazla seste yapmayız biz, sen çağırdın mı hemen eve gelirim, üstümü de kirletmem zaten”… verilen sözlerin hepsi arkadaşlarla buluşuncaya kadardır. onlarla birlik olunca çocukluk başlar.

    gün boyu bir sürü oyun oynarsınız, oyunda anlaşmazlıklar çıkar küsersiniz birbirinize, sonra etraf gerginleşir. çok değil on, on beş dakika sessizliğe bürünen etraf tekrar coşar. etraftan izleyenler bu çocuklar hiç acıkmaz mı diye merak ederler. acıkırlar elbet ama bilirler ki eve yemek yemeye gidilince dönüşü olmaz bunun. akşam oldu bahanesiyle anneler çocuklarını zorla alıkoyarlar. direnir çocuklar, dayanabildikleri kadar dayanırlar.

    aradan yıllar geçer, mahalle arkadaşları farklı şehirlere giderler ama bir gün dönerler kendi sokaklarına. tesadüfen karşılaşırlar zile basarken. akıllarına basıp kaçtıkları ziller gelir.
  2. tencere, tava ne varsa hepsini ters çevirip elimdeki kaşık.oklava,vs. ile aile fertlerine yapılan konserler...
  3. zar zor hatırlanan lojmanların eve uzak yerinde mavi demirler diye isimlendirilen bölümde köşe kapmaca oynamak, hunharca demirlerin üzerinde dolaşmak, hanımeli sarılmış çatal kapının altından geçmeyi tercih etmemek ve inatla demirlere tırmanıp şortun t-shirt ün bir yerlerini parçalamak... girilmeyeceği bilindiği halde ki ilk bakışta da anlaşıldığı üzere pislikten girilmeyek bi havuza yine itinayla kıyafetleri de çıkarmadan hangi akla hizmet olduğu tartışılarak girmek... oynayacak lojman içi güzel alanların bulunmasına rağmen kömür deposunun oralarda oynamak her tarafını is yapmaktan kaçınmamak... çağla toplamak yine üstünü başını yırtma pahasına... ağaçların üzerindeki sümük görünümlü şeyleri "bal bunlar bal" diyerek yemekten kaçmamak ve yerken de içinden küfretmek :" kim keşfetti oğlum bunu iğrenç bir şey" diyerekten... kurbağaları seyretmek için su birikintilerine yığılmak ve şaka maksadı içeren aptalca itişmeler... eve ağlayarak dönmek tabi... korkudan mıdıdr bilinmez ayrıca... korkuyorsan ne yaklaşıyorsun.. çocukluk işte.. merdiven kenarlarındaki bölümü kaymak için kullanmak ama taşın üzerinde kayılamadığı için inatla kendini iteklemek ve genelde üzerimizde bulunan etek kafamıza çıkıyorken iç çamaşırımız paramparça olurdu.. sonra anneden işitilen azar.. çocukluk ama hepsi de masum...