• videolar+3

  • görseller

    • çocuklarla girilen komik diyaloglar
  1. stajda geçen bir hadise...ders anlatılmaktadır, sınıfın asıl öğretmeni dışarı çay içmeye gitmiştir.

    höytfield- evet çocuklar, tamlayan ile tamlanan arasındaki fark anlaşıldı mı?
    (sınıf beni iplememekte, çılgınlar gibi gürültü yapmaktadırlar.)
    h - çocuklar lütfen beni dinler misiniz??? (ses yükseltilir...)
    (sınıf yine iplememektedir.)
    h - çocuklar yeter ama bu ses nedir?? (artık ses, bağırma halini almıştır.)
    bu sorumun ardından sınıftan bir çocuk fırlar ve,

    - ses bir enerjidir örtmenim!!!

    sınıf kopmuştur, ben de derhal sınıftan çıkarak, sınıf kapısının önünde yarılmışımdır.
  2. minibüste arkamda oturan anne ve oğlunun girdiği diyalogtur.

    -anne ben bizim bayrağımızı hiç sevmiyorum
    +aaa öyle olur mu hiç oğlum.bizim bayrağımız o. türk'ün bayrağı.
    -ama anne niye kırmızı ben mavi istiyorum kırmızı kız rengi hem

    mavinin erkek kırmızının kız rengi olarak empoze edilmesinin doğurdu sonuçtandır bu kanımca...
  3. * babası bugün harfleri öğrettim oğluma
    + afferim oğlum. bu ne? (kola şişesi üzerindeki yazı gösterilerek)
    - le
    + bu
    - i
    + bu
    - te
    + bu
    - re
    + bu
    - e
    + birleştir bakayım ne yazıyormuş?
    + kokakola
  4. - osman amca, ben nasıl doğdum ?
    - alican, seni dünyaya leylekler getirdi yavrum.
    - babamın annemi sikmesinin konu ile alakası yok diyosun yani.
    - o ha !!!
  5. 7 yaşındaki kuzen sims 2 oynamaktadır. lindorie ise meyve suyu getirmiştir çocuğa. sözde sims 2 bilgilerini konuşturup büyüklük taslayacaktır. çocukla diyaloğuna başlar.

    lindorie- eee cerencim, evini kurabildin mi bari, istersen yardım edeyim?

    ceren-yoo, kurdum, hatta para şifresiyle paramı artırıp havuzlu şato aldım.

    lindorie-hmm, iyiymiş. kimler var peki ailende?

    ceren- bi baba var uzaylı. karısı var insan, bi de çocukları var o da uzaylı. ama kadın çocuğa bakmadığı için sosyal hizmetler (evet aynen böyle dedi!) çocuğu götürdüüüü.

    lindorie- e babası baksaydı??

    ceren- onun işi var. evin hizmetçisine aşık kadını aldatıyooo.

    lindorie- e kadın niye bakmadı ki çocuğa?

    ceren- kadın da yan komşunun oğluyla evlenicek, onunla ilgileniyoo. yan komşunun oğlu kadından küçük ama olsun dimi lindorie, pınar altuğ da yağmur'dan büyük!

    lindorie- şeyy... canım ya, sanki artık bugs bunny oynasan daha mı iyi olur acaba?!?
  6. -adın ne senin bakalım, küçük?
    -ayşeee.
    -hmm, "e" uzun okunuyor, ya da birden fazla e var yani?
    ciddiyetle,
    -hayır, bir tane ve de uzun da değil!
  7. gürültüyü yapan öğrenciyi (4. sınıfta kendisi) susturmaya çalışırken:

    + çok konuşuyosun, başkalarını da konuşturmuyosun. yapma böyle başkalarının hakkına tecavüz ediyosun, çok kötü bi şey bu
    - (cidden korkar) ne tecavüzü örtmenim ya, nasıl, nerde etmişim, iftira atıyosunuz yaa!
    + mecazen söylüyorum yahu, yani gerçek anlamda değil
    - yok bir de gerçek olsaydı!!
  8. beş-altı yaşlarındaki dayımın kızı ile birlikte baldur's gate oynamaya çalışırken:

    -aa o kim
    +köylü o
    -köylüyü kessene
    +neden lan
    -korksunlar senden
    +kesmem

    ...

    -bu adam neden saldırıyo
    +düşmandır belki
    -vursana
    +vuruyorum ya
    -ölmüyo ama
    +böheüh

    ...

    -oynayamıyo musun sen bu oyunu ölüyosun hep
    +!?^=^+%_?

    ...

    +büyücün hangisi?
    -şu bak ortadaki
    +(parmağını ekrana götürerek)
    -bu mu?
    +eveeeet!

    ....(10 dakika sonra)...

    +büyücün hangisi?
    -şu bak şu işte ortadaki zenci olan
    +aa o mu
    -evet

    ....(15 dakika sonra)...
    +büyücün hangisi?
    -hepsi. evet hepsi bak şu sağdakilerin tümü büyücüm
    +daha demin ortadaki demiştin
    -e neden soruyosun tekrar
    +merak ettim
    - ...
  9. bunlardan biri de kemal sunal'ın baş rolünü oynadığı abuk sabuk bir film adlı filmin son sahnesinde filmin ana karakteri ademoğlu ile sokakta gördüğü bir çocuk arasında geçen diyalogtur. çocuğun bir film şeridiyle oynadığını gören ademoğlu durarak çoçuğa:

    -ne yapıyorsun çocuk
    -film çeviriyorum abi

    not: ademoğlu geçmişte yaptığı bir iyilikten dolayı zengin bir almanın servetinin sahibi olur. ülkenin en zengin adamı olmasına rağmen yüzü bir türlü gülmeyen ademoğlunu güldürmek için bir yarışma düzenlenir ama katılanlar ademoğlunu güldüremez. yeter artık ulan diyen adam oğlu tüm parayı yarışmanın yapıldığı binadan aşağı savurur ve kaçar. işte bu çocuğa o esnada rastgelen ademoğlunun yüzü çocuktan aldığı cevap ile sonunda gülebilmiştir. film'i ilk izlediğim zaman eminim herkes bu diyaloğa gülmüştür.