çocuklarla oynarken çocuklaşan büyükler için söylenir bu söz. aslından onlar hiç büyümemişlerdir ki...
bu tip insanlar çok özenti ve bu yüzden de çok tehlikelidir aslında. bugün çocukla çocuk olan yarın bir gün deliyle deli, sonraki gün katille katil sonunda da ölüyle ölü olabilirler. bukalemun gibi yaratıklardır bunlar. ayrıca üzüm üzüme baka baka karardığı için sizi de kendine benzetebilirler maazallah. aman diyim..
çok zevklidir. oyuncak kavgası yapılır, bilmediği çizgi filmler hakkında bilgiçlik taslanır, ona sorular sorulur.
(viola, 05.01.2005 12:58)
ehl-i keyfe keyf olur kahvenin kaynaması, eşşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması...
genellikle şu şekilde cereyan edince çok zevkli olur.
h: hansvoralberg
ç: çocuk
h: versene oyuncağını ben de oyniyim.
ç: yaaaa... veymem....
h: iyi vermezsen verme ben de bu kültablasıyla oynarım.. off süpermiş...
*
ç: onu da vey. onunla da oyniycam.
h: olmaz. ya o ya o. birini vereceksin.
ç: al o zaman bu oyuncağı.
h: hehehe. kandırdım. off oyuncağa bak süper... vınn vınn...
ç: annneeeeeaah!!!!!! ciyaaaaaaaaak!
artık anne içeri girer ve eğlence bitmiştir.
lise 1 sağlık bilgisi kitabında yazdığına göre 17 yaşın altında bulunan herkes çocuk sayılmaktadır ve böylece 17 yaşın altında birbiriyle çeşitli aktivitasyona giren her insan kişisi çocukla çocuk olmaktadır..
(bkz:
konuyu bilimsemek)
günümüz türk toplum ve kültüründe iki evli orta yaşlı veya yaşlı çiftin arasında geçen bir diyalogla çıklanabilecek olay:
-hop! haydi bakalım hop hop! (hayri çocukla çocuk olmaktadır ki tam bu sırada karısı müdahale eder)
-çocukla çocuk olma hayriee! in bakiyim yavrum hayri amcanın şeyinden!
insanı gençleştiren eylem.
üç saat boyunca yedi yaşındaki minikle oynamak sonucu hala odamdan jenga tahtaları toplamaktayım
(felis, 05.02.2006 17:35)
çocuk haline bürünen büyük kişinin karşısında ki çocuk tarafından ezilmesini sağlayacak durumdur.
çocuklarla nasıl iletişim kuracağını bilen,
sevgi dolu ve
sabırlı insanlara has olan özellik.
yerine göre çok da iyi olan durumdur. zannımca çocuğun kişisel gelişimi ve büyükleri ile iletişimini de geliştirmektedir.
çocuğa çocuk olduğunu hissettirmek, kendi yaşında davranmasını sağlamak için güzel bir yöntemdir.
belkide insanlar hala çocukluğunu yaşamak istiyorlardır.ya da çocukluklarını dolayısına yaşayamamışlardır.fakat bazı insanlar ise bu olayı abartıp,çocukla inatlaşabiliyorlar bile herhangi bir konuda.işte bu kişiler bazen çocuktan bile daha beter bile olabiliyorlar.
bazen yaptığım eylem. bakın mesela daha dün yapmıştım:
(...)
ness: bütün mahalleyi toplamışsın, annene de söylersin sen şimdi..
chixculub: seni anneme de sölicem
ness: anladım ben zaten..
(...)
ness: sıkıldım ya valla..baska zaman oynarız..
chixculub: söz ama di mi? çok severim oyun oynamayı?
ness: o iki arkadaşın var ya ama.. onlar gelmesin, söz mü?
(...)
gibi..
kendisinden en az 8-10 yaş küçük kardeşi olan kişiler için olağan bir durumdur.
uzun süre tahammül edilemeyen durumdur. çocukla oynamak için başlarsınız onun yaptıklarını yapmaya, söylediklerini söylemeye ve 10 dakika sonra bunalır kaçarsınız. çünkü sürekli kendini tekrar etmektedir yaptıkları. mesela ben yeğenimle oynarken; o şoför olurdu, minübüs şoförü. ben de yolcu. habire elinde bir direksiyon çevirir de çevirir. ben bazı attraksiyonlar katardım. şoför bey alın şu parayı da beni taksimde indirin falan diye. alır ama devamı yok habire direksiyon çevirirdi. ben arada bir geldik mi beyefendi diye dürtüklerdim ve kıkır kıkır gülerdi. ama maksimum 10 dakika dayanabilirdim. ona kalsa sabaha kadar o direksiyon çevirsin ben sallana sallana arkasında oturayım. ergen bünyeyi sıkan şeyler bunlar. çocukla çocuk olmak 10 dakika zevkli sonrası bunalım yani...
çocuk (sonradan çocuk olan değil) için de eğlenceli bir durumdur. kendinden yaşça büyük biriyle aynı frekansı paylaşmak mutlu eder onu.
yaş kaç olursa olsun yapılması gereken,bedeni ve ruhu genç tutmaya yarayan eylemdir.
çocukla biraz vakit geçireyim diye başlanır.kendinizi bıraktığınızda çocukla girilen diyaloglara katılınır,sonra oyuncak kavgası,söz dalaşında kendinizi bulduğunuzda tamamlanan eylem.
charles perrault kaleme almalıydı vaktiyle tabi konuyu. ben görev edindim onun yerine yazmaya karar verdim.sihirli kelime ayakkabı; ayakkabı zevki olan bir adam, bir takım tesadüflerle bir bayanla tanışmış, ilk karşılaşmada uygun elektrik yakalanmış, mumlar, çiçekler, aramalar, sonbahar tadı gelmiş aniden hikâyeye, kıpır kıpır heyecan, masaldaki gibi uyanış…
adam aceleci baştan tanıştırmak isteği ile yanıp tutuşuyor( ayakkabıyı denemeden önce) kraliyet ailesinin tek varisi oğluyla, bayanı.
yer bir alışveriş merkezi
bir adam, bir kadın ve altı yaşında bir çocuk
çocuk çocuk değil tabi sanırsın mavi tüylü küçük bir canavar, sürekli hareket halinde gözle takip etmek olanaksız, onu alalım, bunu yiyelim, şuraya gidelim .hiçbir yerde on dakikadan fazla kalamıyoruz, sürekli aramızda üstelik, tek kelime konuşamıyoruz, işaret diliyle anlaşıyoruz. üç gün önce âşık olup aldığım ayakkabılarıma basıyor durmadan şımarık küçük velet, masada ki çiçeklerin yapraklarını yemeye çalışıyor, iki dakika bir vitrine dalsan kesin kayboluyor, bu çocuk bu dingin adamın oğlu olamaz diyorum içimden. sürekli bunun bir şaka olduğunu tekrarlıyorum kendime, yok değilse niyetim bozuk zaten ilk bulduğum ses geçirmeyen odaya onu tıkacak, anahtarlarını da denize atacağım. içimde bu masalın kötü kalpli büyücüsüne dönüşme isteği var kaşınır gibi.
ya savaşacağım, ya kaçacağım…
çok şükür testosteron seviyem yüksek bu ara yine. hemen saçlarımı topluyorum, arabada ayakkabılarımı değiştiriyorum, tahta kılıcımı kuşanıyorum. kolumu ısırıyor ben de onu ısırıyorum, boğuşuyoruz, yuvaklanıyoruz, koşuyoruz, tırmanıyoruz, düşüyoruz, güreşiyoruz.
birbirimizden nefret ettiğimizi sanarak halıda uyuya kalıyoruz o gece. sabaha karşı uyanıp kollarımda bulduğum çocuğun mutsuz ve yalnız gözlerinden öpüyorum, uzun zamandır ilk kez gülümsüyor, kendimi huzurlu hissediyorum ve usulca yanından ayrılıp saçıma yapışan iğrenç sakızı çıkarmak için makas arıyorum…
(bru, 07.09.2008 21:05 ~ 21:44)
allahtan daha ne istenirin cevabıdır heralde bu. kazık kadar yetişkene çocuk olma imkanı tanıyan çok fazla şey yok zira. zira nedir?
abicim çocuk dediğin kurma bebektir zaten. kuyruktur kuyruk. sen ne yaparsan onu yapar. seni taklit eder. delir abicim, boğuş, yuvarlan, tadını çıkar çocuk olmanın. ben zira çocukla bebek bile olurum, doyasıya eğlence. işe işeyebildiğin kadar.
sınıftaki gürültü sizi iyice çileden çıkardığı bi anda, kulaklarınızı kapatıp "duymuyorum ki duymuyorum sizi hahaha" diyip öğrencilerinizin şaşkın bakışlarına maruz kalmaktır...
kişinin kendi yaşını unutup, zeka ve davranış olarak karşısındaki çocuğun seviyesine inmesi olayı. illet bir durum, kötü sonuçları olabiliyor bazen..
en küçük kardeşim, kendisiyle çocuk olmaya çalışan bir hödük yüzünden kendini balkondan attı lan (allahtan ev 2. katta).
ben pokemonum diyip camdan atlayan çocukla bir tutmamak gerek yalnız; zira bizim ufaklık tek başına yapmadı bu uçuş denemesini. onu teşvik eden biri vardı ortamda..
olayın gelişimi de garip. mevzubahis olay, kardeşim henüz 3 yaşındaykene oldu.. annem mutfaktayken balkona çıkmış bu habersizce.. balkonun alt tarafında da apartmanın veletleri gülüp oynuyorlar. e küçücük çocuk, özeniyor tabii. onların arasında olmak istiyor.. çocukça çığlıklar felam atıyor, doğru dürüst cümle kuramadığı için..
bunun üzerine, çocukla çocuk olmaya çalışan gerizekalı (beynini sikerteyim), balkonun altına geçip "gel abicim hadi! gel bana bitanem..." diyor küçücük çocuğa. lan allahın manyağı, el kadar bebenin değerlendirme şansı var mı aradaki mesafeyi? başına ne geleceğini kestirebilir mi? hangi akla hizmet gel deyu çağırıyosun çocuğu, balkondan aşağı?
neyse..
çocuk onun o hareketlerini, çığırışlarını filan görünce bırakıyor kendini boşluğa. allahtan aşağı çağıran medyum keto tipli ibne kaçmıyor çocuk aşağı düşerken. olduğu yerde bekleyip yakalamaya çalışıyor.. kardeşim biraz tombul (bildiğin şişman lan işte) olduğu için havada yakalaması mümkün olmuyor tabii, her ikisi de yuvarlanıyor yere. neyse ki ayak burkulması ile atlattık bu olayı. en azından kardeşim öyle atlattı.. onu balkondan aşağı çağıran elemana anası aile içi şiddet uyguladı bir süre. insan içine çıkamadı yeminle..
velhasıl; her zaman sağlıklı ve güzel sonuçlar doğurmayabilir bu atraksiyon. dikkatli olmak şart aybalam..
yeni gelen nesille biraz zor olan durumdur. çocukla çocuk olayım dediğiniz an yaptığı hamleyle sizi alemin ortasında şebelek gibi bırakırlar.
- nasılsın emre? vaay yeni oyuncakların olmuş. gel oymayalım beraber.
- onu bırak da gel seninle konuşalım.
- !?
* puhaha!...(alem)
en sevdiğim ve her daim hazır olduğum eylem. her bir şeye gelirim. futbol, evcilik, atari, playstation, bilgisayar, boyama yapmak, saklambaç...
uzayıp gider daha ne isteyebilirim ki tekrar çocuk olmaktan başka!
(idiot, 30.07.2009 02:19)