bayramlık aldığınız güzel, gıcır gıcır banknota göz diken hainlerin, bir sürü param var hepsini sana vereyim sen bir tek o parayı bana ver diyerek size bir sürü dandik bozuk para vermeleri ve kat kat değerli banknotu almaları. hala arıyorum.
güneşin sırf kendisi için var olduğuna ve bu sebeple gittiği her yere onunla beraber gittiğine inanmak.bir be babasını dünyanın en güçlü adamı olarak görmek.
kocaeli'yi,türkiye'yi ve dünyayı aynı yerin farklı isimleri zannetmek ve dolayısıyla istanbul'a nasıl arabayla gidildiğine mantıklı bir açıklama getirememek.
anaokulunda öğlearası uykularından nefret etmek ve diğer çocukları da uyumamak için isyana teşvik ederek anaokulundan uzaklaştırılmak zorunda kalmak, bugünleri görememek. zira o çocuk şimdi büyümüş kah sınav arifesinde kah sunum, ödev yetiştirme derdinde uykudan bihaber hayat sürmektedir.
yatakta ensesi bana dönük yatan annemin bana döndüğünde maymunumsu, kıllı bir canavara dönüşeceğini sanmak.
filmlerde öpüşen insanların dudaklarında jelatin olduğunu böylece öpüşebildiklerini sanmak ki henüz batman'in zehirli sarmaşıklı filmini de izlememiştim.
sünnet döneminde ki -erkekler daha iyi anlayacaktır doğal olarak-, sigara içmenin adam olmak için gerekli bir adım olduğu palavrasına inanıp bu durumu çılgınca desteklemek..üstüne üstlük yapmayanlarla dalga geçmek..
misal; ben o dönem sigaraya başlamış bir saf olarak evin önünde içtiğim sigara yüzünden ablama yakalanmıştım..ablam koşarak evdekilere durumu bildirmiş bense evde sigarayı bırakıcağımı anlatarak durumdan sıyrılmaya çalışırken ablam beni ispiyonladığı için ağlamaya başlamıştı..
a-anne
b-ben
bb-babaane
aa-abla
a- napıyodun sen orda!!
b-anne vurma bak,valla bırakçam
bb-kızım bırakçakmış işte boşver
aa-naptım ben ya
b-abla yaktın beni
annenin; "bugün cemre düştü" demesiyle cemrenin bir yerlere düştüğüne inanmak,sonra nasıl birşey acaba diye düşünmek. yetmeyip "havaya nasıl düşüyor acaba?" (hadi karayla denizi anladık da..) diye düşünüp anneye sormak.
insanların 30 yaşında öldüklerini sanmak.yani öyle bir furya vardı ki o dönemlerde televizyonlarda hep 30 yaşa gelmek istememek,30 yaş sendromu gibi laflar dönüyordu,psikolojim bozulmuştu yahu annemle babam ölecek diye gizli gizli ağlardım.yapmayın etmeyin yazık bebelerimize televizyonlara çok dikkat edin.
tabi bir de bahçeye gübre diye getirilen keçi boklarını zeytin zannedip yemeğe çalışmak olayı vardır ki allahım ne ızdırap ne ızdırap.
ilkokul yıllarında karneyi almaya teyzeyle gitmek;karnedeki 1 leri görünce üzülmek ama teyzenin "bak üzülme,annen seni böyle görürse daha çok üzülür.sen hiç üzülmüyomuş gibi yap" demesi üzerine eve neşeli neşeli gitmek.anne karneyi sorduğunda sırıtarak vermek ve cevabı almak.
"bi de utanmadan gülüyo! rezil şey!"
saklambaç oynarken saat 13:00 da çatıya saklanıp ordan arkadaşlarınızı saf saf izlemek bunla beraber 15:00 sularında arkadaşlarınızın sizi aramaktan bıkıp oyunu bırakmasıp futbol maçı yapmalarına rağmen oyun devam ediyor sanıp akşam 20:00 da annenin çağrımasyla son bulan çok sağlam bi saflık
evdeki prezervatifleri balon zannedip sisirmek, uzerlerine kalemle surat cizmek, ustune balkon demirlerine asmak; dolayisiyle once anneden sonra babadan temiz bir dayak yemek...
(bkz: valla ben degilim)
bir adet süt dişinin düşmesi, onu yastığın altına koymak, ertesi sabah uyandığında yastığın altında 500 bin bulmak, fakat o parayı "bende bundan vardı." gerekçesiyle çöpe atmak.
yazın bodruma gittiğimizde bodrumun türkiye dışında bir yer olduğunu sanıp insanlara yurtdışına çıkmış edasıyla
-biz türkiyede oturuyoruz siz nerede oturuyosunuz?
demek. (yaş5)