-yıllar önce şok adlı allahın belası televizyon programında gösterilen, klozet deliğinden çıkıp insanların götünü yiyen: pasamet canavarı (tabii yok böyle bir şey, ama küçüktüm, anlıyor musun, çok küçüktüm)
-insafsız amcamın verdiği o adlı kitap yüzünden: palyaçolar
-hain anne ve babanın evde ailecek elm sokağı kabusu'nu izlerken "bizim uykumuz geldi" diyerek yatmaları, beni tek başıma televizyon başında bırakıp gitmeleri ve filmi sonuna kadar izlemem sonucu: freddy krueger
yatağa işeyip hatta anlaşılmasın,belki kurur diye sabaha kadar ıslak yatakta yattıktan sonra annenin farkettiği anki yüz ifadesi..
tabi onu izleyen gecelerde yine yatağa işeme korkusu..
çocuk aklınızın ve hayalgücünüzün yarattığı korkulardır. ailenin istekleri dahilinde de oluşabilirler kendiliğinden de ortaya çıkabilirler. ailenin bilerek cezalandırma amaçlı yarattıkları objeler içinde öcü ve karanlık birinciliği paylaşırlar. zihninizin ürettikleri bunlara şekil vermekle başlar ;uzun tırnaklı,duvarlara tırmanabilen,kanınızı emen karanlık böcekleri gibi.
star da çook eskiden bir parliament sinema kulübü wardı pazar geceleri..
ordaki freddy nin kabusları ve chucky çilli katil ruhlu bebek..
ha bi de yediğim makarnanın hareket eden solucanlara dönüşmesi..
annenin işi varken annenin gardiyan kılıklı arkadaşı tarafından mama yedirilmek
o yemek dolu kaşık üstünüze gelirken, siz şaşılaşmış gözlerinizle direnseniz de karşı koyamazsınız.
ağzınızı açtırır zorla, sonra gırtlağınıza kadar sokar kaşığı.
yemek zaten doğrudan kalın bağırsağa ulaşmış olabilir o esnada.
öğürseniz böğürseniz, canını kurtarmaya çalışmak değil şımarıklık olarak düşünülür, daha büyük bir kaşık doldurulur.
bir de efendim kaşıktan akmasın diye kaşığı yukarı çekerek yüzünüzü sıyırarak çıkartır.
neden bazı insanlar belirli ortodonti problemleri ve oyuk damakla yetişir diye düşünürüm...
o anki korkumu hatırlarım hala...
nitekim kaşıklar hala potansiyel bir cinayet objesidir benim için
mesela benim bitane vardı, muhtemelen izlediğim bi çizgi filmden etkilenerek bi kaç gece üst üste gördüğüm garip bi yaratık. sonra baktım ailedekiler hafiften işi dalgaya vurur gibi oldular ben de onla dostuz falan hikayesi uydurmuştum...
ama ilk başlarda harbi tırsıntı yapmıştım. hey gidi günler beeaa....