bazen insan sevgilsiyle beraberken ve bu en güzel en duygusal anlardan biriyken birden sevgilisinin tohumlarını içinde istiyor.onun çocuğunu doğurmak istiyor.
kadınlarda içgüdüsel bir şeydir. belli bir yaşı geçtikten sonra (23-24 olması kuvvetle muhtemel, 25 ise tamamdır.) tıbbi olarak ismini bilemediğim fakat "annelik hormonu" diye çakma bir lakap takılmış hormonları salgılamaktayız maalesef. bu hormonlar sayesinde, sokakta, annelerinin kucağında, televizyonda, reklamlarda, çatıda, dağda bayırda (hiç fark etmez) bilimum yerlerde gördüğümüz bebekleri kucağımıza alasımız, sevesimiz, "ay ben seni yeriimm" diyesimiz geliyor. "ben de istiyorum" gibi bağımsız bir düşünce beliriveriyor zihnimizde. koşullar uygunsa potansiyel baba ile ortak bir karara varılır ve yapılır. değilse o düşünce zihinden kovulur, "ne çocuğu lan, hiç uğraşamam" gibi bir kılıf uydurulur.
kim ayarlayıp koyduysa o hormonları içimize, teesüf ediyorum kendisine. hiç hoş değil. insan düşmanına yapmaz böyle bir şey.
(drummy, 01.12.2007 14:44 ~ 26.12.2007 14:04)
istemekle olmayan olay.faaliyete geçmek lazım.
aslında hiç de meraklısı değilken ,yaş 30 a gelip dayandığında "ya 40 ıma geldiğimde çocuk yapmadığıma pişman olursam" düşüncesi ile ister duruma gelmektir.
kadınlarda biyolojik saatin çalması durumudur. 30 yaş civarına denk gelir ( x < 30 )
çocukta istiyorsa neden olmasın denilesi...
kişi içine sığamaz bir aşk yaşıyorsa artık, sevdiğine gösterdiği ilgi, sevgi, sevkat, artık akla ne geliyorsa sevilene yapılacak iyiliklere dair; hiçbirinin yetmediğini hissetmesi ve bir türlü içinden çıkamayan bu şeyi çıkarma sanatı isteğidir.
bu istek böyledir. yapmaya karar vermek bambaşka hislerin sonucudur ama. belki yukarda yazılanların yanından bile geçmeyen şeylerle çocuk yapılır.
gayet mantıklı bir istek. ben mesela gün içinde muhtelif zamanlarda sık sık istiyorum; ama arkadaşım istemekle olmuyor bu işler.
normal zamanlarda kulağa çok uzak bir masal gibi gelse de
cosby show izlendiğinde ortaya çıkmaktadır bu istek. bill cosby'i görünce, onun gibi beş çocuk yapıp, bu çocuklarla makara yapmak gelir insanın içinden. kalabalıkta kakara kikiri geçer lan günler, ne eğlenilir ama dersin. sonra bi titrer kendine gelir, kendine telkinde bulunursun. başımıza ne iş geldiyse bu amerikan sinema/televizyon sektörünün yalanları yüzünden geldi dersin. sonra geçer.