|
|
- sabah sabah otobüs camından gördüğüm haşırt huşurt eşofmanlı teyzeler bunlar.hapsi değil ama çoğu da saçlarını gizliyor bizden.
buraya kadar çok garip değil. ülkemizin her yanında başı kapalı, eşofman giyen tombul teyze görmek mümkün. garip olan söz konusu eylemi gerçekleştirdikleri yer: çocuk parkları.
minicik cüsseli, çırpı bacaklı çocuklar için dizayn edilmiş rengarenk oyuncaklar üzerinde tepiniyorlar resmen. ben de gülüyorum otobüste.
n'apıyosun teyzem, senin bi bacağın o çocukların yirmisine bedel.
zaten çocuklar için oyun alanı yok. olanını da enkaza çevirecekler.
bi' kere o tombulluk çocuk parkında oyuncak kırmakla geçmez.
çaya tatlandırıcı atıp yanında su böreği yemekle de olmaz bu iş.
burdan tüm belediyelerimize sesleniyorum:
çocuklarımızın geleceği için bu teyzelere spor yapacak alanlar tahsis edelim.
- muhtemelen cimri oldukları için adam gibi bir spor salonuna gitmezler çocuklar için yapılmış makinaların üzerlerinde tepinirler. teyze olmasa da benim dayım da bu klasmandadır.
- ortaokuldayke kızardım bu teyzelere.çünkü uykuya hasrettim ve fırsat olduğu halde uyumamak bana garip gelirdi.daha sonra öğrendim ki bu teyzeler gençken sağlıklarına dikkat etmedikleri için bilimum kalp hastalığıyla uğraşıyorlar.sonra sempati duymaya başladım.
- özenilesi insanlardır.
daha liseli olduğum zamanlardı. sabah erkenden okula gelirdim ki çamlıkta oturup moda sahilde yeni doğmaya başlayan günü izleyebileyim. kantinden aldığım sıcacık çay ve çamlıktaki kuyruğu yatılılar tarafından koparılmış mazlum kediyle, modanın temiz havasını içime çekerek, güzelim denizin üstünde yükselmeye başlayan ve hafif hafif ısıtan güneşle seyrederdim erkenden kalkıp yürüyüş yapanları. ozaman tanıdım bu teyzeleri işte. kimbilir nasıl bi hayatları vardı? o spor aletlerinin üstünde geniş vücutlarını forma sokmaya çalışırken kafalarından neler geçiodu? bugün ne yemek yapacaklardı? onların hayatlarını hayal etmeye çalışırdım. sabah erkenden kalkıp bu soğukta spor yapmaya gelecek gücü nerden buluyorlardı acaba.. ben onlar gibi olamayacaktım hiç. bunu bana fark ettiren çamlığı modayla ayıran tellerdi.ben hiç o teyzelerde spor yapamayacaktım.. sonra yavaş yavaş insanlar gelirdi çamlığa.ilk konuşmalar başlardı. zil çalardı. ben son kez spor yapan teyzelere bakarak sınıfa giderdim.
acaba şimdi ne yemek yapıyorlar?..
- artık onlar için de bir çok yerde belediyelerin kurmuş olduğu halka açık kondisyon aletleri olduğu için artık çocukların oyun alanlarını terk etmeleri gerekmektedir. bir rahat rahat kaydıraktan kaydırmadınız lan...*
- hayatın ağır yükünü spor aletlerine yükleyen teyzelerdir. biraz sanatlı anlatacak olursak:
"parktayım. etraf koşuşan çocukların neşeli sesleriyle dolu. martılar... çiçekler... istanbul büyükşehir belediyesi logolu oturaklar... bir de spor yapan tombul teyzeler. teyzeler spor aletinin uzay yürüyüşü konseptiyle kendilerinden geçerek bir gidip bir geliyorlardı. ılık esen bahar rüzgarı gibi. bir gidip bir geliyorlardı... bir gidip... bir geliyorlardı... bir gidip... bir gel...miyorlardı. hayatın ağır yüküne dayanamayan spor aleti son nefesini vermişti. ne trajik bir son. "
|