annenin tembelleştirerek her bokuna koşturmasıyla evde garfield terörüne dönüşen bu baba çocuklarının artık yürümeye başlamasıyla birlikte ordusuna yeni neferler katmıştı. küçüktüm, küçüçüktüm babamın beni ordan oraya koşturduğu günlerde.. mesela ilk hatırladığım babanın o dönem uzaktan kumanda olmaması nedeniyle beni televizyonun başında yunan askeri gibi bekletmesiydi..
baba: bas trt 2 ye geç
jack: geçtim
baba: siktir et bi bok yok.. trt 1 e dön bakiyim
jack: döndüm
baba: hay allah ya, hala bitmedi mi bu salak program?
jack: ---sessizlik---
baba: trt 3 e bas bakiyim, belgesel oluyor bu saatte
jack: bastım
baba: heh.. kalsın kalsın elleme. hadi bi babaya su getir olm
en azından bir programda karar kılması büyük özgürlüktü benim için..öyle sanardım. suyunu getirince anlardım bunun koca bir yalan olduğunu...
jack: al babacım suyun
baba: oğlum akşama ekmeğimiz var mı sor bakalım annene
jack: anneeeeeeeeee, ekmek var mı?
anne: yok alıncak. bir de sana yağ alınsın
baba: hadi koçum, hemen karşıdan al gel. ekmek kızarmış olsun ha. yoksa geri gönderirim
jack: tamam baba.. biliyorum
baba: oğlum sigaramız da bitmiş. bi paket de sigara al
jack:
ağzıma da alayım mıbaba ?? (iç sesin kralı)