gündem
  1. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  2. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  5. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  6. · giyotine yolladılar gitmedim
  7. · colin kazım richards
  8. · günaydın
  9. · kıç çatalı ile göğüs çatalı arasındaki farklar

çocuğu yere düşen annenin yeri dövmesi  

  1. ibrahim erkal ın canısı filmini izleyince geçmişe dair bütün psikozlarım gözümde canlandı. on beş sene yaşadığım varoş mahallesinden ayrılıp lüks bir semte göçtüğümüz zamanlarda eski mahalleme işim düşmüştü. topu topu bir ay yaşadığım lüks semte kendimi kaptırarak "bu varoş mahallede insanlar nasıl yaşıyor?" diyerek ordakileri bir güzel aşağılamıştım. rayban dan güneş gözlüğü aldığım ilk günlerde hususi bir şekilde ağustos sıcağında güneşin altında yürüyordum ve güneş gözlüğü kullanmayanlara: "nasıl insan bunlar ya, bu güneşte resmen gözlük takmıyorlar!" diye kızıyordum. işte bu örnekler içimdeki ibrahim erkal'ın hala ölmediğini, aslan yelesi gibi saçlarıyla iç organlarıma sımsıkı sarıldığını gösterir.

    unutmaya çalıştığım, çocukluktan getirdiğim bu kadar saplantılı davranışların yanısıra hafızamda taze tutmaya çalıştığım alışkanlıklarım da var. kusarken annemin alnımı tutması, ağrıyan yerlerimi annemin öpmesi ve o yerin iyileşmesi bu özlemlerin nadide örneklerindendir. çocukluktan kalma en önemli alışkanlığım ise, düştüğüm yeri annemin terliğini çıkarıp dövmesidir. bu nasıl bir acı giderme yöntemidir allahım; sanki kanayan diz kapağıma lokal anestezi yapmışlar... sanki burkulan koluma japon geyşalar masaj yapmışlar... bu alışkanlığımı hala sürdürürüm; düştüğüm zaman, yer mekan dinlemeden kunduramı çıkarıp yeri bir güzel döverim.
    (çikoprens, 08.06.2009 15:17)
  2. "çocuğunuz masaya çarptığında masayı cezalandırırsanız büyüdüğünde suçu hep dışarda arar" demişti üstün dökmen. cümle tam olarak böyle değil biraz daha uzun ve daha etkileyiciydi fakat anlam olarak buna yakındı. o zaman keşfetmiştim bu adamı zaten.

    (bkz: üstün dökmen)

    (bkz: küçük şeyler)
    (ne uzunu ne kalını makbulu içinde kalanı, 08.06.2009 17:18)
  3. 'düşenin dostu olmaz' lafının belki de ilk uygulamalı örneğidir. akıllar 'ana gibi yar olmaz' atasözünü de öğrenince karışır.

    (bkz: hayat ne tuhaf vapurlar falan)
    (protestocu, 08.06.2009 17:20)
  4. çocuk, gelişiminin erken evrelerinde her şeyi canlı, bir nevi ruha sahip gibi düşündüğünden, kendisine zarar veren eşyanın da cezalandırılabileceğini, örneğin çarptığı masaya vurduğunuzda o masanın acı çekeceğini zanneder. tabi çocuk büyümüşse ve buna karşın bu kısasa kısas ve animist tavır sürdürülürse, üstün dökmen'in dediği gibi suçu her kayıt ve koşulda dışarıda arayacaktır.
    (katip, 08.06.2009 17:24)
  5. erken çocukluk döneminde çocuklar bebekleriy yatarlar, yok efendim konuştururlar falan. çünkü çocuk soyut işlemler dönemine geçmemiştir. ona göre masa, bebek, kalem vs herşey canlıdır.
    animizm derler buna. geçer işte. gelişim ödevidir olur böyle. anne bunu bildiğinden değil tabi, çocuk sussun diye yapar.
    yapmasın. ağlasın çocuk. acısını yaşasın. geçeceğini de görsün.
    (mental retardasyon, 08.06.2009 17:33)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil