sevgili sözlük;
akşam olmuştu, acıkmıştım, nerede ne yesem derken çiya'yı gördüm ve içeri girdim.
nasıl sıra var. yemeklerin oldugu kısımda aşçıbaşının etrafı kalabalık. herkesler tek tek yemekleri soruyor, "bu ne" "bu ne" filan diye. adam hiç bir sıkıntı belirtisi göstermeden herkese kepçeyi daldırıp yemeği gösteriyor, adını ve içindekileri söylüyor (artı puan, etkileyici bir durum, akşamın sekizi olmuş adam müşterilerden bıkmamış, seni memnun tatmin ediyor).
neyse yemeklerimi zar zor da olsa seçtim(hepsinden yiyesi geliyor insanın, daha önce yememişin hiçbirini, merak ediyosun, her gittiğimde başka başka yemekler mi oluyor orda ne!)
çok beklemeden bi masa buldum. siparişimi ilettim.
masaya tazecik çeşit çeşit ekmekler geldi(mis gibi).
yemekler söylemeye gerek var mı bilmem gayet lezzetli idi ve değişikti, daha önce başka bi yerde yemedim ben onları.
yemek sonu ikram edilen o değisik içeceklerden birini denemeye karar verdim. 9 çeşit baharattan yapılan
kaynar isimli içecekten istedim. kahve fincanında geldi. mis gibi kokuyordu, tarçin kokusu geliyor ağırlıklı olarak. üzerinde ceviz kırıntıları var yoğunca. daha önce cevizli bi içecek içmedim sanirim. baya lezzetliydi, sevdim kaynarı. günün sürprizi oldu benim için.
(bkz:
sözlüğü günlük olarak kullanmak)