önce kadın çingene evindeki sandalyeyi çıkarır komşu çingene karısına bağırır,
- baak bizde bu var sende var mı?
komşu çingene apar topar içeri girerek masayı dışarıya çıkarır,
+ bizde de bu var yaaaa sizde var mı?
daha sonra kadın çingene, buzdolabı'nı çıkarır,
- bizim buzdolabımız no frost, sizinki no frost bile değil
bu böyle devam eder, en sonunda çıkaracak birşey kalmayınca
+ benim kocamın şeyi senin kocanın şeyinden daha büyük
denir, bu arada ortalık kalabalıklaşmıştır kadınlar saç baş birbirine girer. bir ara ortalık sakinleşir, ta ki erkekleri eve gelinceye kadar. sonra, erkek, kadın, çoluk çocuk, hamile, yaşlı, evde kim varsa hep beraber toparlanılır odunlarla satırlarla komşu çingenenin evinin yolu tutulur, olaylar gelişir.
sözlükteki ilk küfrümü kullanmama yol açan hobaraa.
kadırga öğrenci yurdu'nun orada çingeneler epey var. orada rast geldiğim bir kavgada, kadın; kızları ve ergen iki erkek çocuğuyla birlikte kısmî özürlü olan aile reisleriyle alay edildiği, hemen yanında tavla oynadığım kahveyi basar.
söz düellosundan ibaret, öncesini de bildiğim kavganın ayrıntılarından ziyade duyduğum iki küfürlü cümle şunlardan ibarettir:
önce, kendisini hafife alan erkek taifesinden birinin karısını kast ederek: "biz hiç olmazsa g.tümüzden vermiyoz a be kapçık!"
ve nihayetinde, üstüne gelinmesiyle beraber şu teşbih sanatını icra eder kadın: "ağzınıza salıncak kurar; gider gelir s.kişirim ağzınızda!"
kuzenimin arkadaşının yaşadığı olay:
iki kadın kavga eder. senin ağzına yüzüne diye sayarlarken biri bağırır:
-abe seni kocam siksin
öteki tarihi cevabı verir :
-e siksin siksin de am görsün hergün çuval hergün çuval sıkılmıştır adam...
peşin edit: biliyorum benim bu kuzenin arkadaşının çevresi çok geniş kesin sizin kuzenin de arkadaşıdır.
ayrıca (bkz: şehir efsanesi)