çince bazen bir dil değil de "dil ailesi" olarak kabul edilir. çünkü çincede diyalektler çok farklılaşmıştır. öyle ki çince konuşan iki insan, farklı lehçeleri konuştukları için birbirlerini anlayamamaktadır. ama yazı dili ortaktır. böyle olunca da çin tv kanallarında yayınlar altyazı ile verilmektedir, herkes anlasın diye.
alfabesi yoktur diyebileceğimiz dildir. çünkü her karakter bir kavramı ifade ediyor bu dilde. her karakter, zamanla yamultulmuş bir resimciktir aslında. böyle olunca da çince yazıları okurken çinlilerin hangi çağda yaşadığını sorgulayabiliyor insan. bilgisayara çince yazmak için de baya kasıyorlar. çok merak etmiştim 50 binden fazla karakteri olan dilin klavyesi nasıl olur diye. ama bunlar latin klavyesi kullanıyorlar, karakterin okunuşunu yazıyorlar (bkz:
pinyin), yazım editörü de bu yazılışa sahip 4 tane karakter gösteriyor, ve yazan da bu karakterlerden birini seçiyor. yani bilgisayarı çince kullanmak için bile latin alfabesini bilmeleri gerekiyor.
bir de tabii ki kültürel farklılık, bizi çince öğrenirken çok zorluyor. bu farklılık nasıl oluyor göstereyim. mesela ni hao "merhaba" anlamına gelirken, ni "sen", hao "iyi" anlamına geliyor. sizin dilinizle birebir çeviri yapılamayan bir dili öğrenmenin zorluğu yani. ingilizcedeki "you're welcome" gibi. türkçeye çevirirsen sıçar. bu farklılıklardan çok var.
karakterlerin, yani kavramların bir araya getirilmesiyle yeni kelimeler oluşturulabiliyor ve bunların çoğunluğu akla mantığa uygun olduğundan ezberlenmesi kolay oluyor. ağaç kelimesini iki kez yanyana yazarsanız orman anlamına geliyor. el kelimesini iki kez yanyana yazarsanız arkadaş anlamına geliyor.
yi ge nan hai er "bir erkek çocuk" anlamına geliyor. beş kelimeden oluşmasının sebebi yine diller arasındaki kültürel fark. aynı kavram türkçede 3, ingilizcede 2 kelime ile ifade ediliyor. buradaki
yi: bir tane olduğunu gösteriyor.
nan: erkek olduğunu gösteriyor. bunun yerine nü gelirse aynı kelime kız çocuk anlamına geliyor.
hai: çocuk anlamına geliyor.
kısacası
kolum gibi bir dil afedersiniz.