çilek operasyonu   

adana çık aradan

  1. nereden başlasam bilemiyorum. ülkenin gündemi iki davaya takılmış durumda. sözlüğün geleceğini belirleyebilecek çilek operasyonundan ise çoğu kimse habersiz.

    her şey, sözlüğün içinde çeteleşen bir örgütte üst düzeylere gelmiş bir cin ali'nin moderasyona teslim olmasıyla başladı. operasyon hakkında yayın yasağı bulunduğu için fazla ayrıntı veremiyorum. ancak bir cin ali'nin itiraflarından anlaşılacağı üzere olay, iki üç kendini bilmezin bar köşelerinde çevirdikleri bira geyiğinin ötesinde. itirafçının anlattıkları, bize meselenin "oha, bizim cemil'e laf sokmuşlar, koşun yetişelim destek çıkalım." çarpıklığının ötesinde olduğunu düşündürtüyor. cin ali örgütü sadece çeteleşmeden doğan gücün peşinde değil. örgüti sözlükte hepimizin ortak olarak benimsediği değerleri yıkmanın, kargaşa çıkarmanın ve moderasyonun duruma el koyması için fırsat yaratmanın peşinde.

    moderasyon, konu hakkında çalışmalara hâlen devam etmekte. ipin ucunun sözlükte bugüne kadar politik girileri ile değil de mizahî yaklaşımı ile dikkat çekmiş bir yazara kadar gittiği konuşuluyor. iki ve üç numaraların niklerinin baş harfleri ise postane kutularında dolaşmaya çoktab başladı bile. bize düşen itidali elden bırakmadan soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi için yetkililere elimizden gelen desteği göstermek.
    (recai pengül, 25.03.2008 00:58 ~ 01:02)
  2. (bkz: çilekçi yazar)
    (dünyayı kurtaran adam, 25.03.2008 01:21)
  3. bu operasyon kapsamında çaylak edilen recai pengül gardiyanlar aracılığıyla sözlük yazarlarına bir mektup iletmeyi başarmıştır: @1050309. vandal mimar'dan henüz haber alınamıyor. sağlık durumunun iyi olduğunu umuyoruz.
    (ali kamber, 08.04.2008 16:19 ~ 16:23)
  4. şirinler kasabasında olan yolsuzluklar ve şirin babanın vergi kaçırması nedeniyle yapılan operasyon. şirin çileği ithalatında da naylon fatura kesmiş gözlüklü şirin.
    (ugokhan, 08.04.2008 16:39)
  5. geceyarısı baskınlarından sonra tutukluların sayısının gittikçe arttığı, aslında çilekle hiç alakası olmayan operasyon.

    bir zanlının günlüğünden; [biraz kopuk cümleler vardır, zanlının korku dolu zamanda yazmış olmasından kaynaklanır bu. herhalde]
    "amsterdam'dan yeni gelmiştim, harbiye'ye(şişli) arkadaşlarla buluşmuş böğürtlen bahçesine gitmiştik. her şey çok güzel gidiyordu. ve 04:30 gibi hepimiz sızmaya başlamıştık. ayakta duracak mecalim(iz) kalmamıştı. o kadar dinlediğimiz tekno müziği bile kapatamamıştık. tüm gürültüye rağmen uyuyorduk. hayır uyumuyorduk tam dalıyorduk. ki bir gürültü koptu. ben önce tikky cano yine gürültü yapıyor sanmıştım ama o da nesi? bir gürültü, bir feryat, bir gözyaşları ve tekno müzik karışımında ortaya çıkan acayip live remix, bir panik, bir korku, bir ne olduğunu hâlâ anlayamadığım karmaşa.
    aman tanrım (aman tanrım!, "aman tanrım" dedim. bu gerçekten korktuğumu belli ediyor) basılmıştık. kesh-me-kesh lütfü, latino metin, yarma burhan, yumuşak tunçcan ve ve aklıma ismi gelmeyen bir akidaş.
    biz ne yaptık ki? bizi bir seher vakti bastılar ve yerlerimizden kovdular. tamam o yer başkasının yeriydi, araçlar çalıntı idi, illegal bir toplantı yapıyorduk, uyuşturucu haplar vardı, genel ahlaka mügayir davranışlarımız olmuştu, aramızda vizesiz arkadaşlar da vardı, ..., ..., ....., organ mafyacılığı ile meşhur israilli de aramızdaydı.
    ama niye?
    ama niye bizi tutukladılar. biz sevmemiz gereken kişiyi yaaani, yaaani, [aklına gelmez ilgili kişi] çiilek, neydi ya?, o büyük insanı* seviyoruz ve bizi tutuklamamalarını istiyoruz."

    *çilek ali
    (anka, 01.07.2008 17:51)