belki ilginizi çeker
  1. · ali kamber vs recai pengül
  2. · gerçek recai pengül
  3. · başlık kardeşliği
  4. · korg oasys
  5. · recai pengül
  6. · çilek ali
  7. · çilek ağacının kuran da yer almaması
  8. · konserve giyen türbanlı kızlar
  9. · enstrüman yapımı için ağaçlar
  10. · kocayemiş
gündem
  1. · apertura 2009
  2. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · disko kralı
  5. · yasaklanması gereken şeyler
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · dünyanın en seksi şarkısı
  8. · neyzen tevfik
  9. · you are gorgeous

çilek ağacı  

 sayfa  / 3
  1. bol budaklı, yekpare mobilya üretiminde kullanılamayan ancak güzel kokulu kontrplakların çıkarılabildiği bir ağaç türüdür. budaklı olması boyama problemleri çıkartabilir.
    (recai pengül, 27.05.2007 11:39 ~ 11:40)
  2. dikenlerine dikkat edildiği sürece tırmanması zevkli olan ağaçtır. reçinesi ilaç sanayiinde kullanılır.
    (ali kamber, 27.05.2007 13:00 ~ 13:01)
  3. çileğin ağacı olmaz yerde yetişir ot gibi bişeydir yaprakları aralarsın bakarsın ki kıpkırmızı çilek koparır yersin tadı çok lezzetlidir.
    edit: agaçta olan şey çilek degildir türkçedeki adı kocayemiştir görüntüsü çilege benzesede öyle hatur hutur yenmez ancak marmelatı yapılır
    (mulenbu, 27.05.2007 13:12 ~ 13:38)
  4. çok hassas bir ağaçtır. kışın ılıman ve yağışlı, yazın sıcak ve kurak iklimleri sever. soğuğa gelemez.
    (recai pengül, 27.05.2007 16:39 ~ 16:40)
  5. bal gibi de soğuğa gelir. çileğin kurak iklimde yetişebileceğini düşünenlerin aklından şüphe ederim. aksine nem isteyen, yağmur isteyen bir ağaçtır ve meyvelerini kışın verir.
    (ali kamber, 29.05.2007 23:07)
  6. çilek ağacının hassasiyetleri konusunda defalarca (@1494069) yazmış olmama rağmen hâlâ bazı beyni uyuşuk zihinsel tembel hayvanlar tarafından kışın meyve verdiği iddia edilen bir ağaçmış. artık kabak tadı veren bu tartışmaya nokta koymak lazım.

    çilek ağacının kışın verdiği tek bir meyveyi önüme koyan adamın alnını öpüp susacağım. yoktur böyle bir şey. tamamen zahirî varsayımlar üzerinden tartışmaya devam etmek kolay. sıkıysa gerçek meyve göstersinler de gözlerimiz bayram etsin.
    (recai pengül, 29.05.2007 23:11 ~ 20.08.2007 20:33)
  7. bazılarının kendisi gibi gül zannettiği ağaçtır. kurak iklimde yetiştiğini savunanların "ekvator çileği" teriminin dilimize nasıl girdiğini açıklamalarını isterim. ama tabii ki onlar "gerçek meyve getir" gibi laflarla demagoji yapmayı yeğleyeceklerdir.

    hadi bırakın burada ego tatmin etmeyi de hayatın tadını çıkarın biraz: http://www.zort.com/
    (ali kamber, 29.05.2007 23:15)
  8. "’cause i’m going to strawberry fields.
    nothing is real and nothing to get hungabout.
    strawberry fields forever."

    (bkz: strawberry fields forever)
    (bioluminicence, 29.05.2007 23:15 ~ 23:17)
  9. sözlük cihetinde klavyeyi kullanan parmak kaslarına güvenip başladığı koşunun devamını getiremeyecek kadar nefessiz ucuz sanal kahramanların pek sevdiği ağaçtır. demagoji konusunda ustalıkları ancak "karşı tarafı önce ben demagojiyle suçlayayım." kurnazlığına kadar işler, ondan sonra komşunun camını kıran futbol topu gibi tıslayarak söner.

    çilek familyası hakkında gram bilgisi olmadan fikir sahibi olanlar ne hikmetse ağzına hiç çilek koymamışlardan çıkar. ekvator çileğini hayatında görmemiş insan kışın meyve veren çilek ağacının varlığına inanmamızı bekler bunu da sinsice ad hominemlerle süsler.
    (recai pengül, 29.05.2007 23:19 ~ 03.02.2008 13:57)
  10. artık yazmaktan sıkıldım. çileğe konuşuyor gibi hissediyorum kendimi. ama ne demişler "o bir anlamazsa, sen iki söyle."

    ekvator çileği ilk kez ekvador'a ilk giden portekizliler tarafından tadılmış ve o bölgenin sömürgeleştirilmesiyle tüm avrupa'ya ve uzak doğuya ihraç edilmiştir. ekvador bilindiği gibi yağmur ormanlarının en yoğun olduğu bölgelerden birisidir. burada don kişot'luğa soyunanlar latince dersinden kafasını kaldırıp coğrafya dinleselerdi bunu bilirlerdi. tabii yağmur ormanlarının nemli olduğunu da.

    meydan larousse sahibi tüm demagoglara selam ederim!
    (ali kamber, 29.05.2007 23:49)
  11. yazın sıcak günlerince açan çiçeği gibi, sözlüğün yağmurlu günlerinde bazı kendini bilmez yazarların lale gibi açılmasına sebep olmuştur. ekvator çileğini sadece kitaplardan okuyup bilenler, ağzına koymamış olanlar bu konuda ahkam kesmeye sıra gelince bir türlü susmak bilmezler. henüz yeterli bağ kuramamış sinapslarından süzülüp gelen bilgi kırıntıları ise düşünce sandıkları ezberlerindeki tutarsızlıkları saklamaya yetmez.

    ekvator çileğinin tadını dahi bilmeyen etobur zihinler yeri geldiği zaman çilek ağacının kışın meyve veren bir bitki olduğunu, yeri geldiği zaman ise ekvator bölgelerinden portekizliler yoluyla dünyaya yayıldığını iddia eder. ekvatorda ne zamandan beri kış mevsimi yaşanıyor behey gafil?
    (recai pengül, 29.05.2007 23:55 ~ 20.08.2007 20:32)
  12. ekvador'daki maymunların meyvelerini yediği ağaçtır.

    bir buçuk paragraf boyunca dizilen hakaretleri görmezden gelelim hadi; ne denmiş? "ekvatorda kış mevsimi yaşanır mı?" kışın sadece kardan ibaret olduğunu sanan zihinler için ne de etkileyici bir çıkış değil mi? ama kazın ayağı öyle değil maalesef. bir ekvadorluya "çilek ne zaman yetişir?" derseniz alacağınız cevaptan bahsediyoruz burada. tüm dünyayı kendi 100 metrelik çevrenize göre değerlendirirseniz "ekvatorda kış yaşanır mı?" da diyebilirsiniz tabii. ama kendinizi bir ekvadorlu yerine koyarsanız ne demeye çalıştığımı anlarsınız.

    konunun bu kadar sapmasına da şaşırıyorum. umarım ekvator falan derken asıl konu çarptırılmak istenmiyordur.
    (ali kamber, 30.05.2007 00:02 ~ 00:04)
  13. "bugün yediğiniz meyveler yarın gerinizi zedeler." diyerek uyarmak istediğim maymunların temel besin maddesi, başka maymunların da ağızlarının sakızı.

    çilek ağaçları konusunda bilgisi olmadan fikir sahibi olan, bu cehaletlerinden aldıkları cesaretle sözlükte fütursuzca at koşturabileceğini sanan bünyelere inat, bu ağacın soğuğa gelemeyeceğini, sıcak ve ılıman bölgelerde yetiştiğini söyledim. ancak düşünce organlarının bulunması gereken yerde bir çilek çekirdeği dahi bulunmayanların hâlâ ekvator kışı gibi ayın karanlık tarafından aparılmış abuk mevsimler icat ederek tartıştığını görüyorum.

    ekvatorda kışın ve yazın ortalama sıcaklık 10 derecenin altına düşmez. bu da çilek ağacının istediği minimum sıcaklığın üstündedir. boşuna kurak mevsimde solucansız kalmış tavuklar gibi eşelenmeyin, sözlerimde tutarsızlık bulamazsınız, çünkü sizin gibi işkembeden sallamıyoruz.
    (recai pengül, 30.05.2007 00:09 ~ 17:40)
  14. çilek ağaçları konusunda kendini tek otorite zannedenlere ithaf olunur...

    artık birilerinin burada ekvadorlulara ve portekizlilere hakaret ederek bir yere varamayacağını anlaması gerek. kendi küçük beyinlerinin almadığı yöresel söylemleri, halkın mevsim anlayışını hedef göstererek ayrımcılık yapanların benzerlerini başka başlıklarda da gördük (bkz: kayısı otu).

    başta çileğin kurak bölgelerde yetiştiğini savunurken şimdi de 10 derecenin üzerinde yetişmeyeceğini iddia edenlerle daha fazla vakit kaybetmenin anlamı olmadığını düşünüyorum. istedikleri kadar tutarlıyım ben diye böğürebilirler. birazcık okumaktan, araştırmaktan, çilek ağacının nerede, nasıl yetiştiğini öğrenmekten aciz insanlarla kaybedecek vaktim yok.

    (bkz: benim çileğim bana, sizin çileksizliğiniz de size)
    (ali kamber, 30.05.2007 00:21 ~ 00:32)
  15. olmayan şey, çünkü çilek otsu bir bitkidir.
    (kötüböcek, 30.05.2007 08:50)
  16. farklı çeşitlerde çilek vardır. ancak satın alıp yediğimiz çileğin ağacı falan yoktur. ağaçta büyüyen çilek bizim bildiğimiz çilek değildir, meyvesi de güzel değildir, yemek çok zordur, zaten lezzetsizdir. bahçede, ya da tarlada yaz aylarında yapraklarının dibinden tomurcuk vererek sonradan meyveye dönüşür kırmızı kırmızı çilek. yani ağaçtan koparıp yenmez.
    beatles da şarkısında hepimizin bayılarak yediği, ağacı olmayan çileklere değinmiştir strawberry fields forever'da.
    (bioluminicence, 30.05.2007 10:14 ~ 09.06.2007 23:49)
  17. çilek ağacının yetişme koşulları gibi sınırları net bir konu dahi ünlüler sirkinin laf cambazı olmaya namzet hokkabazların alıştırma sahası olabiliyormuş. hayatta öğrenmenin sonu yok. bizim ne ekvadorlularla (bu da ekvator mudur ekvador mudur karar verin bir zahmet) ne de portekizlilerle alıp veremediğimiz yok. bizim derdimiz çilek ağacının meyvesinin kışın çıkıp çıkmadığı ile ilgili. kışın meyve vermez bu ağaç çünkü bu ağacın meyveleri sulu ve etli olur. sorarım size ne zamandan beri kış meyveleri sulu oluyor? size kalsa ekvator (yoksa ekvador muydu?!) kışın gölgede 20 derece olduğundan orada da sulu meyve yetişiyordur.

    laf cambazlığı o dereceye vardı ki artık tutarsızlıkları yakalamak için jonglör olmak lazım.
    (recai pengül, 31.05.2007 02:24 ~ 20.08.2007 20:36)
  18. bazı aymazlarca kış meyvelerinin sulu olmadığı önkabulu kullanılarak kışın meyve vermediği iddia edilmiş. küreselleşen dünyada bağırsak gerçeğini görmezden gelen bu kişilerin portakal gerçeğinden de bihaber olmaları beni hiç şaşırtmadı. bu insanlar ki bağırsak düzleminde gerçekleşecek büyük insanlık birliğini portekizliler ve ekvatorlular arasında suni ayrımlar yaparak engellemek isteyenler; bu insanlar ki halktan kopmuş, sokakta akan hayattan soyutlanmışlar, sorsan artık her sokak köşesinde satılan kutup çileğinin fiyatını bilmezler.

    herkesçe malum ki bugün bir kutup ayısından, bir foktan bahsedebiliyorsak biraz çilek ağacı, biraz da istemihan talay sayesindedir. bazı çıkar çevrelerince kışın meyve vermediği şeklinde bir dezenformasyona uğratılan çilek ağacının, bırakın kışın meyve vermeyi, küresel ısınma konusunda da son derece hayati bir öneme sahip olduğu umarım yeterince anlaşılmıştır. konuyu ektavor'a çekerek, hatta ekvador'un nasıl yazıldığı konusunda yapay polemikler yaratarak dikkati kutuplardan uzaklaştırma planlarının arkasında şüphesiz yine ismail var. tekrar ediyorum: çilek ağacısız kutup ayısı, kutup ayısısız kutup, kutupsuz dünya olmaz.

    kütüphaneden çıkıp halka karışmadan; portakalı, kutup çileğini, kokoreçi yemeden türk solu adam olamaz.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 09.06.2007 17:50)
  19. her bir derdimiz bitmiş gibi kendini ekvadorlular ve portekizliler arasındaki ayrımla geren sözde aydınlarımız iş çilek ağacına gelince mangalda kül bırakmıyor. bizim de bu kendini bilmezlere karşı pabuç bırakacağımızı sanan yanılır.

    istemihan talay'ın küresel ısınma konusunda yaptıklarını kimsenin göz ardı ettiği yok. ancak esas meseleden yani çilek ağacı ile kutup ayısı arasındaki ilişkiden bahsetmen yerine kişisel egolarını tatmin etmek isteyen insanlar bu argümanı da fütursuzca kullanacaktır eminim.

    kutup çileği ile ekvador çileğini aynı sepete koyup, sözde portekiz kırımından nasiplenmeye çalışan zavallıları biz çok gördük. gördük ve yalanlarını yüzlerine vurduk. ne var ki onlar kuyruklarını kıstırıp da kaçtıkları tartışma meydanına her defasında daha büyük provokasyon kokan, dış mihraklar imzalı yalanlarla dönmekten bıkmadıklar. bir yerden sonra yalanlarını vuracak yüzlerinin olmadığını gördük, onlar ağız yerine kullandıkları başka deliklerini kullanmaktan bıkmadılar. lunaparklarda para atınca şarkı çalan aletlere benzettiğim bu insan müsveddelerinin efendilerinin istediği eski şarkıları çalmak dışında bir var oluş amaçları yok, olamaz da.

    not: küreselleşen dünyada bağırsak gerçeği tüm bu seviyesiz tartışmadan daha fazlasını hak ediyor. bağırsağı olup da alınan arkadaşlara alınganlık göstermemelerini tavsiye eder, tüm bu sözlerimin ardında nasıl duracağımı yakın zamanda anlayacaklarını temin ederim.
    (recai pengül, 09.06.2007 19:56 ~ 19:56)
  20. (lefteyenine, 09.06.2007 20:00)
  21. karpuz kabuğunun denize düştüğü şu günlerde yapay ayrılıklar yaratarak ülkemizi içten bölmeye çalışan provakatörler de boş durmuyorlar. boş atıp dolu tutarak, bilmedikler kavramlar hakkında ahkam keserek sözde çok uygar, bilgili ve olgun tiplemeler çizmeye çalışıyorlar. ancak bu yüzeysel makyajın üstünü biraz kazıdığınızda altlarında yatan aşağılık kompleksi ile beslenmiş aciz bir çocuk çıkıyor karşınıza.

    çilek ağacı, iki temel kavramdan oluşur, çilek ve ağaç. hayatında çilek görmemiş satirik yalancıların foyalarını daha önceden ortaya çıkarmıştık zaten. bu konuda söylenecek daha fazla bir şey yok. hayatında çileğin tadına bakmamışların bu konuda atp tutmasına izin vermeyeceğiz.

    gelelim ağaç kavramına. kısa bir yürüyüşe çıkın ve etrafınıza bakın. ağaç görmeden geçebileceğiniz bir sokak, bir çayır, bir ova, dağ, tepe var mıdır? yoktur, olamaz. bu apaçık gerçeğin karşısında bile el çabukluğu ve konu saptırma kandırmacaları ile kendi inanmadıkları ağaç kavramına saldırmaya kalkıyorlar. hesapta bizimle dalga geçecekler, bizi tutarsız irrasyonel durumuna düşürerek kendi güdük kalmış egolarını tatmin edecekler. esas irrasyonel sizsiniz beyfendi. bir kedi masumiyeti içinde yaklaşıp, rasyonalite, tutarlılık gibi kendi inanmadığınız kavramları kullanarak güvenimizi kazanıp sonra inceden inceye bizimle dalga geçme hevesine düştüğünüz ve bizim bunu farkedip kafanızı kıracağımızı görmezden geldiğiniz için irrasyonelsiniz.

    son bir soruyla bu faslı kapama niyetindeyim. hangi mevsimdeyiz şu an? yaz. çileği öğrendik, ağacı biliyoruz. peki geçen hafta hangi meyveyi yemiştiniz? çilek değil mi? peki bu sabah hangi reçelle kahvaltı yaptınız? yine çilek reçeli. fazla söze gerek yok...
    (recai pengül, 16.06.2007 20:00 ~ 20:00)
  22. (mor kedi, 16.06.2007 20:57)
  23. kuzenimin eniştesi orman müdürlüğünde çalışıyor. geçen gün aile meclisinde dedi ki bu çilek ağacının ticarî değerine paha biçilemezmiş, tüm dünyada en kolay kök saldığı ve yetiştiği yer de kuzey anadoluymuş. anlayacağınız bu çilek ağacı ülkemiz için xxi. yüzyılın ikinci boru olmaya aday bir ihraç ürünü. tabi ancak bunları öğrendikten sonra çilek ağacı üstüne dönem tartışmaların esas mahiyetini anlayabiliyoruz.
    (recai pengül, 17.06.2007 03:34 ~ 03:40)
  24. modern zamanların ilişkileri hızla tükettiği günümüzde yüzünüze sıcak bir gülümse konduran eski bir dost.
    (recai pengül, 30.08.2007 17:40 ~ 17:40)
  25. gereksiz atp tüketimi yapanların bol olduğu bir memlekette yaşıyoruz. beli şemsi paşa pasajında bükülesicelerin saf ayağına yatıp da bilmezden geldikleri bir gerçek var:

    ağaç, bildiğimiz gibi türkçe bir tapirdir. safın önde gideni ya da şemsi paşa pasajının müdavimlerinden birisi değilsek hangi etimolojik sözlüğe bakarsanız bakın bu deyimin odun ve kalas ile beraber sık kullanılan küfürlü müfürlü yan anlamları olduğunu görürüz. biraz odun kafalılık, biraz kafası basmazlık içerir bu kelime.

    ağaç kelimesi üstünde oynanan bu acele posta servisli oyunları sahiplerine iadeli tahaattülü geri yolladıktan sonra gelelim esas meseleye. çilek ağacının budaklı bir ürün olduğu külliyen yalandır. bu kadar.

    hizmete her an hazırım. ha unutmadan, cin ali falan...
    (recai pengül, 05.09.2007 19:23 ~ 19:24)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil