hürriyet gazetesinden bir başlık. haberin metni şöyle:
"trt 6’nın (şeş) kürtçe yayına başlaması, türkiye’de yaşayan kafkas kökenlileri hareketlendirdi.
türkiye’deki 56 çerkes derneğinin çatı örgütü kafkas dernekleri federasyonu (kaffed), dün çankaya köşkü’nde görüştükleri cumhurbaşkanı abdullah gül’e, çerkesçe yayın taleplerini iletti. cihan candemir başkanlığındaki kaffed heyeti, "türkiye’de yaşayan 6 milyon çerkes’in de kendi ana dillerinden yayın zevkini yaşamak istediğini" söyleyerek, üniversitelerde kürtçe için düşünülen dil ve edebiyat bölümleri ile enstitülerin kafkas dilleri için de açılmasını istedi. çerkesler, bu bölümler için de, yök’ün kürtçe için düşündüğü ankara ve istanbul üniversitelerini işaret etti. edinilen bilgiye göre, çerkesler’in taleplerini dinleyip not alan cumhurbaşkanı gül, 'bütün bu taleplerinizi arkadaşlarımızla birlikte değerlendirip, gereken ne ise onu da yaparız' dedi.
kaffed genel koordinatörü cumhur bal da hürriyet’e, 'kürtçe yayına başlayan trt 6’nın adı aslında çok dilli kanal. bu kanalın çok dilli hale gelmesi için kürtçe dışında da yayınlar yapılması gerekir. türkiye’de 6 milyon çerkes var ve çerkesler de kendi ana dillerinden yayın izlemenin zevkini alabilecekleri doyurucu, tatminkar yayınlar izlemek istiyor' dedi. trt 3’deki çerkesçe yayının da perşembe günleri sabah 07.00’ye alındığını anımsatan bal, şöyle konuştu: 'daha önce saat 10.00’da başlarken, bir yıldır sabah erken saate alınan bu yarım saatlik yayında da bir hafta öncenin bayat haberleri ile toroslardaki çiçekler gibi ilgisiz konular anlatılıyor. onun için de bu yayınlar izlenmiyor. insanlar kendi kültür ve geleneklerinden, kendi nostaljilerini çağrıştıran şeyler bulsun ki bu yayınları izlesin. madem kanal 6 çok dilli bir kanal haline getirildi, bu tür programların da olması gerekir.'
çerkesler, türkiye’nin 13 yıl önce durdurulduğu gemi seferlerini yeniden başlatması talebini de gül’e ilettiler. bal, şu bilgiyi verdi: 'trabzon’dan sohum’a yapılan gemi seferler bağımsız devletler topluluğu’nun abhazya’ya yönelik ambargo kararı üzerine kaldırıldı.gemi seferleri yeniden başlatılsın ki, tc vatandaşı olan bu insanlar akrabalarını görmek için rusya üzerinden transit vize ile gitmek zorunda kalmasın.' "
şahsi fikrimi ve temennimi eklememe zannediyorum gerek yok; haber metniyle hemfikirim.
çerkeslerin haddini aşmasıdır. aslında çerkes diye bir şey yoktur. bunlar terzilik yapan türklerdir. kumaş keserken makası çer-çes-çer-çes diye ses çıkardığı için çerkes denmiştir onlara. ne yayını kardeşim şimdi bunlara?
çerkeslerin haddini aşmasıdır. azınlık olmayı, türkiye cumhuriyetinin bir parçası olmaktan çıkıp türklüklerini bir "üst kimliğe" çevirmeye razılarsa onu bilemem.
sonra muhtemelen, lazlar, gürcüler, trakyalılar da öz dilde yayın ister ve böylece türklük diye bir kavram ortadan kalkar, hayat bayram olur.
öyle bir haber ki, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günlerde insana "eyvah" dedirtiyor..
bu ne yahu? anlamadım ki.. birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan şu günler yaklaşık 80 senedir devam ediyor ve bir 80 sene daha devam edecek gibi görünüyor ve çerkeslerin, kürtlere verilen bu hakka kendilerinin de sahip olması gerektiğini söylemesi bu birlik ve beraberliği tehdit ediyor!
kürtlerin pkk'sı milyon tane türk öldürerek böyle bir hak elde edebiliyor, çerkes'ler kurtuluş savaşı dahil her dönem türk yanlısı, destekçisi olmasına ve azınlık olarak türklere hiç bir sorun çıkarmamasına rağmen bu yayını hak etmedikleri düşünülebiliyor..
bana da helal olsun ve eyvah demek kalıyor..
uyarı üzerine gelen edit: asayisberkendal dedi ki, çerkesler azınlık değilmiş, asli unsurmuş.. böyle daha şık olur dedi, oldu..
daha kimler ne isteyecektir kimbilir, türkiye etnik bir yapıda ve sanırım rönesans dönemi osmanlısına dönecektir. düşüncesi akla gelir, bilinir ki akla gelen başa gelir allah korusun. artık "şükür nefes alıyoruz" diyecez hamd olsun.
"ben, mozambik göçmeni türkler'denim. amcamlar hala mozambik'te yaşıyorlar. biz de ordan gelmişiz zaten 1900'lerin başlarında. biz geldikten sonra, uzun bir zaman onlarla görüşemedik. amcam vefat etmiş. cenazesine gittik. akrabalarımızla hasret giderdik. herşey çok değişmiş. bu değişenlerden bir tanesi çok dikkatimi çekti: çocukların hiçbiri türkçe bilmiyor, hep mozambikçe konuşuyorlar. üstünde durmak gerekliydi bunun. 'bu çocuklar niye mozambikçe konuşuyorlar?' dedim üzüntü ve şaşkınlık içinde. dediler ki, mozambik'te azınlık denen bir şey olmadığı gibi, azınlık denebilecek bir grubun dili de yasaklar arasındaymış. 'biri eskaza türk olduğunu söylese kıyamet kopuyor burda; ülke bölünürmüş.' diyorlar bizim akrabalar, şaşırdığımı görünce. sonra çocuklara türkçe'yi ne kadar öğretmeye çalışsalar da türkçe evde konuşulan ve sokakta tanınmayan bir dil olduğu için öğretemiyorlarmış. anne- baba türkçe konuşurken çocuklarla, tv'de, okulda duydukları mozambikçe'ye ellerinde olmadan kayıyormuş çocukların dilleri. 'ah, dedi gelinlerden biri, keşke bari şu televizyon kanallarından biri türkçe olsaydı. çocuk altısında gidiyor okula. o zamana kadar en azından türkçe kanalı seyrettirirdik de dilini öğrenirdi.' sahiden de dil denilen şey altı yaşına kadar kazanılırmış. 'e dedim, neden bir talepte bulunmuyorsunuz? belki açarlar?'. 'yok, dedi gelin, ülke bölünür diyorlar.'
düşündüm. o kuzenlerimin türkçe bilmemeleri neden beni üzdü bu kadar? ben türkçe konuşuyorum, onlar beni anlamıyorlar. ben mozambikçe'yi çok az biliyorum. hem bilsem bile ben onlarla mozambikçe değil, anadilimde, bana ait olan o dilde konuşmak istiyorum. kendimi böyle daha bir yakın hissediyorum onlara. ama mozambikçe konuşursam, bir turistle konuşuyor gibi oluyorum, kuzenimle değil.
peki kuzenlerim türkçe konuşurlarsa ülke bölünür mü? neden?"
örneklemede adı geçen mozambik halkından özür diliyorum. aslında mozambik yerine bulgaristan desem daha gerçekçi olurdu anlatım. araya bir yere de türkiye ile bulgaristan arasında ordaki türkler'in anadillerini konuşabilmeleri için çıkan restleşmeyi filan da sıkıştırırdım. neyse.
haklarıdır efendim istemek en doğal haklarıdır.bu hak türkiye topraklarında yaşayan x bir etnik köken için verilmişse şayet, diğerlerinin de istemesi son derece normaldir.hatta şahsımca cerkesler bu istekleri için geç bile kalmışlardır.tıpkı lazlar gibi. ''bir ülkede konuşulan dil sayısı o ülkenin ne kadar zengin bir kültüre sahip olduğunu gösterir'' denir hep.bu geyik döner durur uzun zamandır.
eğer bu gerçekten istendiyse ve verilmez ise işte o zaman biraz işler karışır sanki.durum örnek teşkil ettiğinden mütevellit her türlü de önü açık gibi görünmekte.
biraz da madem öyle gel böyle durumu bu aslında. verilen bu hak ister istemez diğer halkların da belkide yıllardır içlerinde tuttuğu isteği alevlendirdi.
ayrıca 1'inci ağızdan alınan bir bilgiye göre önde lazca içinde çalışmalara başlanadı ama biraz zaman alacak.
mevzu ya da sorun çerkes'ler bir yayın istedi diye t.c bölünecek sorunu değildir.sorun bir zincirin halkaları misali her geçen gün azınlıkların hakları söz konusu edilerek sürekli bir takım tuhaf taleplerin dile getirilmesidir.ve zamanlamalar ne kadar ilginçtir.kürtçe tv.yayını varsa elbette çerkes'de ister.kürt'e ve çerkes'e varsa laz'a niye olmasın ama değil mi?
tamam efendim belki ben çok ''ulusalcı'' olmaya başladım hatta belki ''paranoyak'' ım.amma ve lakin t.c devletine ait pek çok kilit noktada ki kamu kuruluşunun özelleştirme adı altında pek manidar yabancı şirketlere satılması,islami olarak nitelendirilen bir kısım medyanın cumhuriyetin tüm değerlerine ulu orta saydırması,kendilerine 2.cumhuriyetçi diyen diğer bir kısmının 'atatürk'te insandı canım'la başlayan ve artık küstahlık ötesine geçen atatürk'e saldırıları,kerameti kendilerinden menkul kendi kendini aydın ilan etmiş bir takım zevatın bugün özür, yarın t.c devleti aleyhinde oluşacak her türlü koşula paralel bilmem ne kampanyasına teşne görünmesi,kıbrıs'ı verelim de kurtulalımcılar,t.b.m.m içine dek girmiş bas bas bağıran pkk uzantısı parti ve destekçileri,allah'ın günü demokrasi,barış nutukları atıyoruz deyip t.s.k. yı kamuoyu önünde küçük düşürmek için yırtınanlar...
ama elbette bunlar demokrasinin gerekleri ve benim paranoyak,bürokrat,chp mantığının bir adım ötesine geçememiş zihniyetim faşizanca saçmalıyor,paranoyaklaşıyor!aklıma yugoslavya geliyor.ürküyorum.adına bop denilen bir projenin ayak sesleri çalınıyor sanki kulağıma,sanırım giderek deliriyorum!tanrım şizofreni emareleri mi acaba?
sorun her gün farklı farklı azınlıklara verilen haklarmış, azınlıklara hak verince bölünüyormuş ülke. yok ya. sen bugüne kadar dışladın da çok mu güzeli oldu? kürtleri dışladın da iyi mi oldu? noldu? bak şimdi edebiyatlarının olduğunu bile kabul edip üniversitede onlara bölüm açıyorsun. hadi yayın yaptı diyelim. kıyamet mi koptu? çerkes'im bende. ana dilimde türkçe, çerkesçe de konuşamıyorum, bilmiyorum. annem babam da bilmiyor. dedem ölmeden önce öğretiyordu. "en azından kültürünü öğrensin" diye. peki siz bu türkiye'de hiç tv'ye çıkıp da biz çerkesçe yayın istiyoruz diye türkçe değil de başka dilde konuşan çerkes gördünüz mü? ya da çerkesliğini bildiğiniz bir insanın, bir ortamda "ben türkçe konuşmam arkadaş ben çerkesim" dediğini. ya da bir şarkıcının çıkıp da ekranlarda daha bir dil olarak kabul edilmemesine rağmen, çerkesce şarkı söylediğini...
birileri bunun propagandasını yapmıyor. sadece lafta çerkeslik olmasın diye yapıyor. ha bu arada kürt diye bir şey vardı değil mi? nerden geldi merak ettim. edebiyat kısmını falan çok merak ediyorum. yanlış anlaşılmasın kesinlikle, hani yoktur diye değil. evet çok merak ediyorum. mesela oyunları falan nerden geliyor, aslında kökenleri ne tarafa dayanıyor, mesela kullandıkları kürtçe'de kaç harf var kullanılan. sonracığıma edebi eserleri, kimler ne yazmış, mesela türkiye'de azınlık olarak bulunmalarının sebebi. tam olarak önceden nerde yaşıyorlarmış. bunlar hakkında çok cahilim ben çok. mesela çıksınlar anlatsınlar. mesela yarın bir laz çıksın bana lazca'nın nerden geldiğini anlatsın. kürtçe yayını verecek kanalı açtınız da, çerkesce, lazca, gürcüce ne bileyim, türkiye'de belli bir nüfusun üzerinde göç etmiş, sadece en fazla 200 yıl önce bu topraklara gelmiş, kökenleri başka yere dayanan insanların da kültürlerini, edebiyatlarını belki dillerini, belki oyunlarını öğrenelim.
bir de okul meselesi var. şu an türkiye' de çerkesçe konuşulan bir yer yok, ee kürtçe konuşulan bir yerde yok. bu mesela saçma işte. yayın tamam da bu saçma. git bir kurs açsınlar orda öğren. okul işini karıştırma. hadi girmesini bildiniz de bu okulların bir de çıkışı var unutmayın. kürt dili ve edebiyatı açılacakmış, onunla da ilgili söyledim. açılınca insanlar okuyunca nerde iş bulabilecekler? mesela türk dili ve edebiyatçıları dersanelerde çalışıyor. kürt dili ve edebiyatı okuyan nerde çalışacak? aynı şekilde çerkesçe okuyan nerde çalışacak? işte orası biraz saçma evet. eğer bir dilin; edebiyatı varsa[ki var], bir dilin geçmişi varsa[ki var], bir dilin, bir milletin nerden geldiği belliyse ve bu insanlar türkiye'de yaşayan diğer azınlıklar gibi, "bize hakkımızı verin tey tey" diyerek kalkıp da birilerinin canına kastetmiyorsa, kalkıp da birşeyler yaptırmaya çalışmıyorsa, o ülkede bütünlük bozulmaz. bugüne kadar kaç senedir aynı ülke topraklarında yaşanmış, bozulmamış aksine korunmuşsa şimdi hiç bozulmaz.
meseleye birilerinin üst, birilerinin alt kimlik olduğu kanısından hareketle bakarsanız kendinizi koyduğunuz tepelerde "bunlar da kim yahu?" diye söylenmeniz normaldir. insan olmanın bir erdemi varsa bu bir arada yaşayabilme yetisinden yoksun bir kavram olamaz. farklılıkları traşlıyarak gideceğiniz tekdüze bir yaşam da zannettiğiniz kadar özenilesi bir hayat olmayacaktır. aksi takdirde gücü gücüne yetene bir dünyada israil'e sövmeler amerika'yı itin bi tarafına sokmalar (ki yeridir aslında) hep havada kalır, samimiyetiniz yavan kalır. zira yok olmak safi bedenlere özgü bir ızdırap değildir.
haberi okuyunca trt 3'ün hâli hazırda haftada yarım saatlik çerkes dilinde yayın yaptığını öğrendim ben. bence bölünme olayındaki hassasiyeti esas kaşıması gereken bilgi parçacığı bu. yol zaten açılmış. şu an, "olsun mu olmasın mı?" değil, "ne kadar olsun?" tartışılıyor.
bence televizyondan önce sözlük açmak lazım. çerkes dilinde sözlük var mı bilmiyorum ama bir sözlüğün dilin korunup yaşatılması açısından bir televizyondan çok daha işlevsel olacağına eminim. çerkes gençlerin forum köşelerinde sürünmesi dil ve kültür için hiç verimli değil.
''e şimdi sen dil istiyorsun kültür istiyorsun ne biliyim böyle ezilmeyelim falan diyorsunuz da ya diğerleri de isterse nicolur bu memleketin hali?'' diyen arkadaşların korkusunun gerçek olması yolunda atılmış bir adımdır.kürtler biz dil istiyoruz dediğinde ''o zaman çerkezlere de verek a.q'' tarzı yaklaşımların cumhurbaşkanlığı makamında tartışılmasıdır.iyi olmuştur efendim.ha çerkezler özel kanal da kurabilirler uydu üstünden ki belki de vardır bilmiyorum ama bir devlet kanalı olması o dilin devlet tarafından kabullenilmesini ve ileri süreçleri gündeme getirmek için atılan bir adım olduğunu gösterir.belki çerkezlerin de istediği budur.tek dil, tek bayrak, tek din, tek bilmem ne isteyen grubun korkulu rüyası gerçek hale gelmiştir.farklılıkların zenginlik olduğunu bir yana bırakıp diğer kültürleri bir kültür olarak değil devletin bölünmesi için icat edilmiş bir araç olarak gören zihniyet nasıl trt şeş'e karşı çıktıysa böyle taleplere de karşı çıkacak hatta bu karşı çıkmayı rasyonel bir tabana yerleştirmek yerine hakaretlerle, geyiklerle oluşturacaktır.ülkemin diğer güzel vatandaşları; sünni olup cemevlerinin olmasından,türk olup yanında kürt dilinin kullanılmasından, çerkez olup kürt halayına katılmaktan, kürt olup yanında rumca konuşulmasından hoşlanan ve ruhunu böyle besleyen, zenginleştiren bireyler bu ülkenin bu toprakların geleceğini oluşturacaktır.bu gelecek kendiliğinden oluşmaz insanların birbirinin kültürüne saygı ve sevgi duymasıyla oluşur.
türkiye cumhuriyeti 'nde bu tip bir hak tanınma imtiyazına sahip olacak birileri varsa zaten onlar lazlar ve çerkeslerdi en başından.
türk üst kimliğiyle kavga etmemiş toplumların, "diğerleri"ne referansları ve nüfusları göz önünde tutularak geçilmiş "kıyak" karşısında birşeyler talep etmelerinden daha doğal bir şey yoktur.
trt xı, trt şeş 'ten önce gelir. hayırlı olsun, olmalı.
çerkezler üzerinden siyaset yapan, onları sömüren, tcye karşı ayaklandıran insanlar olmadıkça maalesef gerçekleşmeyecek olaydır. yoksa biri çıkıp "ya bak zort tv çok hedehödöydü, trt66 çıktı nasıl da tırstılar devlet el koydu hohoho" demedikten sonra ne anlamı var yayın yapmanın.
ama tüm suç osmanlıda; sen neden hoşgörü adalet gösteriyorsun arkadaşım, sana mı kaldı vicdan sahibi olmak. bırak yak yık senden olmayanı. ne güzel türk türke yaşıyorduk şimdi. bak o zaman kimse yayın istiyor muydu.
ayrıca (bkz: herkesler yayın istedi)
doğal bir taleptir. elin avustralyasında, iskandinavyasında, devletler göçmenler için resmi radyo yayınları yapıyorsa, yüzlerce yıldır bu topraklarda el ele kol kola yaşayan halklara bizim hala bu tür yayınları yapmamamız ayıptır en başında.
en doğal haklarıdır. azınlıklar diye istekleri geri mi çevrilecek? madem bu ülkede yaşayan herkes gibi türk olmayanlar da vergisini ödüyorsa, türk vatandaşlara sağlanan her imkanın onlarada sağlanması zorunludur. devletin görevi zaten budur ama bizimkiler maşallah bunun haricinde her haltı yapıyorlar, ayrıca bu sayaçlar alınırken biz 150 doları yatırım için aldık. yatırdık, batıracaz ilerde.