git gide yitmekte olan güzel, istanbul semtlerinden birisi.ne eski bostanlar ne de o mis kokan salatıkları kalmıştır artık.ama eski çınar ağcının altında denize karşı simit ve çay güzel gidebilir, eskiyi anmak isteyenler için.
hala kendi içinde sıcak bir mahalle havasını kaybetmemiş, tepelerdeki boğaz tarafına yapılmış evlerin manzarasının büyüleyici olduğu boğaza karşı yaşlanılası semt..
kentselleşme modasından nasibini almış her tarafı sitelerle ve insan yığınaklarıyla dolmuş eski güzelliğini kaybetmiş istanbul semti. 15 yıl öncesine kadar ermeni ve rumların yoğunlukla yaşadığı bir semt olmaktan çıkmıştır 3 kiliseden sadece 1 tanesi hizmet vermektedir şuanda.
sıcacık bi yer...bana yağmurlu havalarda o 80 lerden kalma bacalardan çıkan soba dumanı kokusunu anımsatyor hala....
balıkçınızdan taze balıklarınızı alıyorsunuz, iki adım ötede fırından taze sıcacık ekmeklerinizi,yan tarafta şarküteriden son derece taze kahvaltılıklarınızı, beş adım daha ordan sebze meyve..2 adım daha orda tatlıcı kalmıştı..üstelik kediniz için mama bile alabilirsiniz tatlıcının yanındaki veterinerden. tüm bunları almak için karşıya bile geçmenize gerek kalmıyor inanılır gibi değil..sadece 35-40 metrede herşey elinizin altında..he eğer illa karşıya geçicem diyorsanız orda 1 milyoncu filan var...doldurun çantanızı...ohh mis...
zamana meydan okuyan bir semtdir.hala aynı dokuyu ve havayı koruyan, insana uzun bir aradan sonra gelse bile aynı şeyleri hissetirebilen büyülü bir yer. seval pastanesinden istediğiniz kadar unlu mamül alabilirsiniz, yolun hemen karşısındaki nefis börekcilerde ziyafet çekebilirsiniz. baktınız daralıyorsunuz, yanınıza 1-2 hoş sohbet insan kapıp sahil boyunca turlayabilir, kuleli parkında bogaza karşı oturabilirsiniz. istanbulda huzuru ve sakinliği fazlasıyla bulabileceğiniz müthiş yerlerden...
boğazı paralel izleyebileceğiniz, yitip gidenlere inat durup bekleyenlerden bir semt, çınarlatıyla, sahiliyle ve martılarının bembeyaz kanatlarıyla vageçilmez güzellik... gidin görün ve bir dahaki sefere aynı bulabilmeyi umut ederek ayrılın oradan, gönlünüz kalsada arkada içinizdeki hafiflikle geri döneceksiniz...
bi akşam üzeri iskelesinde motordan inip meydana doğru yürürken arasından geçtiğim tek katlı minik evleri bana siyah beyaz filmlerdeki kimsenin uğramadığı unutulmuş tren istasyonlarını hatırlatan ve içimi huzurla dolduran semt.
güzelliği beyazlığından ve tenhalığındandı belki de.
istanbul boğazı'nın anadolu yakasında yer alan, beylerbeyi ile kuleli arasında bulunan, üsküdar ilçesine bağlı bir semt. sahil yolunun bu noktada iyice daralması ve daracık yolun kenarına arabaların park etmesi sebebiyle trafik sorunu had safhadadır. normalde araba ile beş dakika süren kuleli beylerbeyi arası, trafik yüzünden bazen yirmi dakikaya kadar uzamaktadır.
manzarası ise çok güzeldir. boğaziçi ve fatih sultan mehmet köprüsü'nün ortasında yer alır. eskiden hıyar tarlalarının bu bölgede geniş yer tuttuğu söylenir ancak günümüzde tek bir tarla bile bulunmamaktadır.