ayrıca semte adını veren taştan sütunün adıdır.ms. 300 yıllarında ı. konstantin tarafından yaptırılmıştır.yapıldığı zamanlarda tepesinde apollon heykeli varken,yıldırım çarpması bunun yok olması üzerine mermerden bir haç yerleştirilmiştir.osmanlı döneminde bu haç da indirilmiştir.1700 yılında ikinci mustafa sütunu çemberlerle sağlamlaştırmış ve şu anki şeklini almıştır sütun.35 metredir boyu.
- efsaneye göre, çemberlitaş’ta dikilen anıtın altına bir odacık inşa ediliyor. o odacığa da, hıristiyanlık’ın birtakım kutsal eşyaları, constantinus’un annesi helena tarafından kudüs’ten getirilerek konuluyor. ancak osmanlı döneminde çemberlitaş’ı ayakta tutabilmek için alt kısmına taştan bir kılıf giydirilmiş ve odanın girişi kalmamıştır. ne var ki buna rağmen, bazı maceraperestler çevredeki dükkanları kiralayarak, yer altından tüneller açmak suretiyle içeri girmeyi denemişlerdir. bu denemelerin biri de 1928-29 yıllarında, vett adında bir danimarkalı ve ernst mamboury adındaki bir isviçreli tarafından gerçekleştirilmiştir. bu kişiler civardan bir dükkan kiralamış, tünel açarak çemberlitaş’ın altına girmeye çalışmış fakat başarılı olamamışlardır. ne var ki mamboury orada bir şey keşfettiğini söylüyor: “toprak yumuşaktı ve toprak altında çürümüş bir elektrik kablosu vardı” diyor.
- dolayısıyla, daha önce de aynı senaryo tekrarlanmış!..
- evet... bakın zamanında, orada gerçekten kutsal eşyalar varsa bile, bugün bulunabilmesine imkan ve ihtimal yoktur. istanbul 1204 yılında haçlılar tarafından işgal edilmiştir. işte bu işgal sırasında, başta kilise eşyası olmak üzere, kutsal eşyalar toplanmış ve bu şövalyeler tarafından kendi memleketlerindeki kiliselere götürmüştür.
- sonuç olarak?
- diyelim ki, kutsal eşya, çemberlitaş’ın kaidesindeydi... o dönemde, çemberlitaş’taki anıtın dışındaki kılıf da olmadığına göre, muhtemelen bu kaidedeki oda da şövalyeler tarafından yağmalanmıştır!..
sabah
irem barutçu
ingiltere'de bir süre önce 250 yıllık çoban anıtı'nın üzerindeki şifreleri çözdüklerini ileri süren şifreciler, kutsal kase'nin türkiye'de olabileceği yönündeki açıklamalar yaptı. osmanlı tarihçisi hezarfen hüseyin çelebi, 17. asır'da yazdığı 'tarih-i devlet-i rumiye' adlı eserinde, ms 330'da roma imparatorluğu'nun başkentini istanbul'a taşıyan imparator konstantin'in annesi helena tarafından kudüs'ten getirilen hz. isa'nın üzerine gerildiği haç ile adları bazı mucizelerle anılan bazı kutsal emanetleri bir mahzene gömdürdüğü, üzerine de çemberlitaş'ı diktirdiğini yazmıştı.
mucizelere ait eserler
hezarfen hüseyin çelebi, konuyla ilgili eserinde olayı şöyle anlatmıştı: '... miladın üç yüz dokuz senesinde tavuk pazarı'nda vaki olan kırmızı dikilitaşı o oraya koydu. bu amudun oraya konmasının sebebi şudur: validesi, ki helena nam hatundur, kudüs-i şerif ziyaretine varıp kamame nam kiliseyi bina eyledikte, hristiyanların itikadınca yahudilerin hazreti isa'yı üzerine gerdikleri salibi (haçı) ve eline ayağına vurdukları mıhları (çivileri) ve bazı mucizelere ait eserleri yahudilerden alup oğlu konstantin'e hediye getürdü. ol dahi, tazim ile alup hazinesinde sakladı. sonra zaman ile hatırına geldi ki, bizden sonra gelen melikler, caiz ki, bu mübarek eserlerin kadrini bilmeyüp saygıda kusur ideler, ya da saklamayup yabana atalar. büyük günah ola. emreyledi ki: yerin altında taştan ve metin bir hücre bina edüp, ol hücrenin içine mezkur eserleri koyup saklayalar. sonra üzerine halen mevcut olan kırmızı amudu alamet için koydu'
ünlü bizans tarihçisi a.a. vasiliev iki ciltlik 'bizans imparatorluğu tarihi' eserinin birinci cildinin 53. sayfasında konstantin'in annesi helena'nın filistin'e gittiğini ve orada isa'yı üzerine gerdikleri haçı bulduğunu yazmıştır.
hazine avcıları yakalandı
1919'da istanbul'un işgal yılları sırasında, yakındaki bir kahvehaneden, çemberlitaş'ın altına girmek için kaçak bir kazı girişimi müslüman halkın müdahalesi ile önlendi. 1929'da danimarkalı teosof (dini hatıralar araştırıcısı) c. vett, istanbul tarihi üzerine çalışan e. mamboury'nin yardımıyla benzer bir girişimde bulundu. bu çaba da müslüman halkın infiali sonunda durdu. bu sırada kaidenin içine ulaşılamamışsa da önceki kaçak kazının izlerine rastlandı. hazine avcıların bu ilgisi, tarihteki bu bilgiler, çemberlitaş'ın altında hz. isa'nın çarmıha gerildiği haçın parçalarının yanısıra başka kutsal eşyaların olabileceğini de gösteriyor. bütün dünyanın aradığı kutsal kase, çemberlitaş'ın altından çıkarsa şaşırmayın.
ben inanıyorum
anıtlar yüksek kurulu üyesi, 'istanbul'un ilkleri ve enleri' adlı kitabın yazarı kadir has üniversitesi öğretim üyesi faruk göncüoğlu, 'hristiyanlığa ait kutsal bazı eşyaların'in çemberlitaş'ın altında olduğuna inandığını söyledi. kutsal kase'nin bir efsane olduğunu ancak bu isim altında hristiyanlığa ait kutsal sayılan bazı emanetlerin kastedildiğini belirten göncüoğlu, 'hz.isa'ya ait bazı eşyaların ve çarmıha gerildiği haçın çemberlitaş'ın altında olduğu, sadece osmanlı kaynaklarında değil, daha eskiye ait roma ve bizans kaynaklarında da mevcuttur' dedi.
boşuna yapılmamış
eminönü belediye başkanı nevzat er: çemberlitaş 7 parçadan oluşuyor. her parça 50 ton ağırlığında mermerdir. bu müthiş bir abidedir ve benim kanıma göre hristiyanlık için çok önemli olduğu için boşuna dikilmemiştir. hz. isa'ya ait bazı şeylerin buraya getirildiğine dair birçok kaynakta önemli bilgiler vardır. çemberlitaş'ın altında bazı kesimlere açılan sarnıçlar'da bulunmuştur. 1. dünya savaşı'ndan sonra hazine avcılarının, buranın altına girmek için tünel kazdıklarını biliyorum. neyi aradıklarını bilemem ama önemli bir şeyin peşinde oldukları kesin. osmanlı buranın önemini kavramış, sahip çıkmış ve korumuştur.
emanetlerin hikayesi
kutsal kase, bir efsanedir. buna göre, hz. isa'nın yakalanıp çarmıha gerilerek idam edilmesinden önce havarileri ile yediği son akşam yemeğinde şarap içtiği; veya çarmıha gerildiğinde arimatea'lı yusuf'un isa'dan akan kanı doldurduğu kase olduğuna inanılmaktadır. bazı araştırmacılar ise gerçekte ortada bir kase olmadığını, kutsal kase'nin büyük bir bilgiyi içeren başka bir obje olabileceğini belirtiyorlar. bizans imparatoru konstantin'in hayatının sonlarına doğru hristiyanlığa yakınlaştığı bilinir.
hem onun hayatının son yıllarında, hem de sonraki dönemlerde onun ne kadar dinibütün bir hristiyan olduğuna dair pekçok hikaye ve daha da önemlisi -tabii ki düzmece- belgeler üretilmiştir. sonraki dönemlerde, çemberlitaş'ın tepesindeki heykeli indirilerek yerine bir haç dikilir. putperestliği terkedip hristiyanlığı seçmesine dair 'konstantin'in lütfu' adlı eser ölümünden çok sonra kaleme alındıysa da, özellikle dini çevreler ve tarihçiler bu eseri sorgusuz sualsiz doğru bir kaynak olarak kabul etmişlerdir. 1204'te şehri istila eden haçlılar da bu efsanelerden etkilenip kendi versiyonlarını üretirler.
konstantin'in annesi helena'nın hristiyanlığa düşkünlüğü bu efsanelerin ve belgelerin meşrulaşmasına büyük katkı sağlamıştır. ancak istanbul'un konstantin döneminde kutsal emanetlerle donatılmasına dair bilgilerin de bu düzmece belgeler ve efsanelerle benzer zamanlarda ve biçimlerde ortaya atıldığı unutulmamalıdır. bu belgeler ve efsaneler, putperestliğin tümüyle ortadan kaldırılıp imparatorluğun toptan hristiyanlaştırılmasını meşrulaştırmak için kullanılmıştır.
vatikan: biz kesinlikle inanmıyoruz
vatikan istanbul temsilcisi george marovitch: roma'da ve kudüs'te de kutsal haç kilisesi vardır. ve bu haçın bazı parçaları da burada sergilenir. haç'ın parçalarının istanbul'a getirilip, çemberlitaş'ın altına gömüldüğüne de inanırız. ancak biz kutsal kase'ye inanmıyoruz. bazı insanlar buna inanıyor. buna saygı duyarız. ancak bizim inancımıza göre kutsal kase palavradır.
gümüş ve altın atölyelerinin bolca bulunduğu tarihi eminönü semti. tıpkı beyazıt, sultanahmet, sirkeci vs. gibi tarihle iç içedir hatta tarihin ta kendisidir.