bbpnin görüşü doğrultusunda değerlendirdiği önerme.lakin tespit doğrudur, yol yanlıştır.bu düşünceyi eleştirmek ise komiktir.
sırf bbp bazı gerçekleri dillendiriyor diye bir gerçeğin yanlış olduğunu düşünmek, ne bileyim biraz komik duruyor burdan.
bbp önce müslüman, sonra türküm demiştir ve mhpden kopmuştur.çeçenleri haklı görmesinin kaynağı ise budur.
lakin bizler biliyoruz ki demek istiyorum ama galiba daha bilmiyoruz, çeçenistandaki milli mücadele çeçenistana islam gelmeden önce de vardı.bu noktayı kaçırmamak gerekir.
astrakhan toprakları göz önünde bulundurulduğu zaman gayet anlaşılabilir olan önerme. bugün çeçenistanda yaşananları cihad çerçevesinde değerlendirelim, aksi taktirde cihad öncesi hakkında saçmalarız. kafamız basmaz. birileri gelir, ters bir şeyler söyler. aman.
gün gelir çeçenistan direnişi islamdan sıyrılır, ekolojik sosyalizm söylemlerinin temelleri atılır söz o zaman kapsamlı bir şekilde uzun uzadıya açıklayacağım durumu. nasıl pkk ile çeçenlerin karşılaştırılamayacağını.
öncelikle "rusya'nın toprak bütünlüğü" denen şeyi bir analiz etmeli. rusya denen ülke nerden başlıyor, nerde bitiyor? kuzey kafkasya rusya'nın toprak bütünlüğü içinde mi? ne zamandan beri?
bundan bir beş-altı yüz yıl kadar önce, daha rusya'nın "milli" sınırları kuzey kafkasya'yı içine almazdan evvel 1400'lerde başladı kuzey kafkas- rus savaşları. zamanın çerkesyası'na saldıran rus çarı, bu savaşını 1800'lerin sonlarına kadar sürdürdü. kimi zaman cephede sürdü savaş, kimi zaman köylerin içlerine kadar yayıldı. rus yanlısı atlı nogay, tatar birlikleri, köyleri basıp kadın çocuk demeden öldürerek halkı yıldırmaya çalıştı. arada bölge halkıyla rusya arasında ittifak sağlamak için türlü girişimler de oldu ama işgalci rusya, bu girişimlerin bir çoğunu lehine çevirmeyi başardı ve en son 1800'lerin sonlarında rusya, malum bölgeyi kendi halkından arındırıp ruslarla doldurmak için sürgüne girişti*. gidenler gitti, dünyanın dört bir yanına dağıldı. kalanların bir kısmı baş eğdi, bir kısmı mücadelesine devam etti. çerkesler (adige- abhaz- ubıh) 'in bir kısmı, karaçay- malkar halklarının bir kısmı, çeçenler'in, lezgiler'in, dargiler'in, avarlar'ın, asetinler'in bir kısmı gidenlerdi. kalıp da boyun eğmemeye yemin edenler de orda kimisince terör estirdi, kimisince milli mücadeleye girişti. şimdi bir gerçek var değişmez: orda uzun zamandır yaşanan bir iç çatışma var. taraflardan biri ezeli işgalci rusya, diğeri çeçenler.
amma ve lakin, efendiler, şu gerçeği unutmamalı: her ne kadar çeçen mücadelesini çerkes ve diğer kuzey kafkasyalı halklar mücadelesiyle bir görsek de tarihi akış içinde, onun kendi içinde bir farklı bir yönü vardır. müridizm akımı, şeyh şamil ve mollalar önderliğinde yürütülen bir din mücadelesi imiş bu çeçen mücadelesi içindekilerin deyimine göre. şimdi de hizbullah'tır, benzer diğer radikal islamıcı örgütlerdir, mücadelede aktif olarak yeralmaya başladılar ve durum çok daha marjinal bir hal aldı. bbp ve benzerlerinin çeçenler'i baş tacı etmesinin ana nedeni budur aslında; dine yapılan bu vurgu. yani esasında çeçenler'in yaptığı (ve olursa diğer kuzey kafkasyalılar'ın bir ayaklanması, onların yapacağı) bir meşru müdafadır; son dört yüz yıldır süren rus istilasına (son yüzelli yılı daha belirgindir bunun; öncesi müdafa ile sürdü, şimdi tüm kaleler tek tek düştü) karşı yürütülen bir müdafa; vatanını koruma amaçlı direniş. ama artık nitelik değiştirmiştir bu mücadele. çeçenler eliyle ve onlara sözümona cihad sevdasıyla katılan diğer aşırı dinci örgütlerin yardımıyla mücadele, terör harekatına dökülmüştür. önce rus'a karşı vatanını müdafa eden çeçenler, şimdi diğer kuzey kafkasya bölgelerine de cihad uğruna terör saldırıları gerçekleştirmekten çekinmez hal almışlardır. mücadele marjinalleştirilmiştir.
çerkesler ve diğer kuzey kafkas halkları, şeyh şamil'i, müridizm'i reddederler. kendi mücadelelerinin özgürlük amacıyla olduğunu söyler dururlar. dinle ilişkileri olmadığını vurgularlar. işte çeçenler'in mücadelesini diğer kuzey kafkas halklarınınkinden ayıran bu saik farkıdır. (bkz: @2508275)
son söz olarak şunu vurgulamak isterim: çeçenler'in yaptıklarını filistinliler'inkiyle özdeşleştirebiliriz. ama kürtlerle, pkk'yla özdeşleştiremeyiz. arada ciddi bir nitelik farkı vardır. burda, tc'de bir toprak bütünlüğü, bir üniter yapı mevcuttur. ama rusya'da ruslar istilacı taraftır. orda yedi tane kendi içinde toprak bütünlüğü olan devlet vardır ve rusya onların tepesine haksız yere çökmüştür. tıpkı abhazya'da gürcüler'in istilacı oluşları gibi. tıpkı israil'in filistin'de yaptığı gibi. örneklemede hata olmasın lütfen.
şahsi not: her ne kadar insan hayatının türlü kutsiyetlerden daha önemli olduğunu her fırsatta dile getirsem de, yaşananların, çeçenler, filistinliler ve benzer kaderi yaşayan tüm diğer halklar açısından meşru müdafa statüsünde olduğunu söylemekten de kendimi alamam. ama bir farkla: cephede yapıldığı ölçüde, bunlar meşru müdafaya konu olabilirler. yani savaş, her iki taraf açısından da cephede sürdürülürse eğer meşruiyet kazanabilir. aksi takdirde, iş sivillere zarar verecek boyuta geldiğinde -işgalci taraf en baştan hatalı olduğu için ondan hiç bahsetmiyorum bile- meşru müdafa olmaktan çıkabilir. ki bu ceza hukukunda bile bir benzer haliyle böyledir; kişi kendi vücut bütünlüğüne ya da bir üçüncü kişinin vücut bütünlüğüne zarar veren kimseyi bertaraf ederken, ölçülülük ilkesine uygun hareket etmek durumundadır. aksi halde meşru müdafa hakkından faydalanma hakkını yitirir. kişiyi yaralayarak kurtulabileceği bir durumdan, onu öldürerek kurtulmayı denerse kişi, kasten adam öldürmekten yargılanabilir.