ilk etapta kulağa kötü de gelse, bir yazar için cezasını doldurmak için parmaklıklar ardında beklemeyi çağrıştırıyor da olsa, hevesli bir okur için ilk adım olmasından dolayı heyecan dolu bir
araf.
sözlükle monolog yapmak gibidir...
alo!!
kime diyorum ben?!?
(bokarec, 03.06.2007 02:09 ~ 02:09)
işbu giri ile kendisinden kurtulmayı ümit ettiğim sözlük atraksiyonu. malum on giri oldu toplamda.
şu an içerisinde bulunduğum 'görünmez adam' modu.
bağırdıktan sonra sesinizin size geri yankılanması gibi birşey, en azından şimdilik böyle hissediyor olmayı ve bu hissin çok uzun ömürlü olmamasını diliyorum.
10 giriyle yetinmeyip çaylak değilmişçesine giri girmek.. çaylaklık işte..
bitmeyen işkence. sürekli
onay bekleyen çaylak istatistiğini kontrol etmeye zorlar insanı.
insanın kendini kaptırıp "vay be ne manyak yazıyorum haa", "yine aştım kendimi oleeeyyy" gibi gaz düşüncelerle klavye patlatırken bi anda kafasına donkk eden ve ulan kimse görmüyo ki dedirterek gözlerinin dolmasına sebep olan durum... ühüüüüü....
sanırım bir ömür boyu süren şey.2 ay oldu kardeşim yapcaksanız yapın yazar.
yazarlığınız onaylanana kadar moderatörden gelecek mailin yollarını gözlediğiniz, acaba moderatörün başına bişeymi geldi kaç zamandır bana mail atmadı diye sizi düşüncelere sevk eden durum
yazmak istiyorsunuz, okusunlar istiyorsunuz, "okuyun ne olur", okuyamazlar.
sesiniz çığlık olur, duyulmaz. sebep-sonuç ilişkiselliğinde sebepsiz bir sonuç olur çaylaklığınız.
yazmak istiyorum, yazmak!
uzun süredir beklediğim ve beklemekten gına gelen bu süreç içerisinde okuduklarıma baktığımda komik manzaralar karşısında, gerek moderatör ekibi, gerek bu zümrelerin kriterlerine hayıflanmama sebebiyet veren ve birilerine ''yeter lan'' demek istediğini depreştiren durumdur..
farklı bir lezzettir buna bana yaşatan itü sözlük semalarında ve bişeyler katmasa da verdiği hazdır arkasından koştuğum heves..
evet anlatım bozukluğu ya da bilmemezlik değildir o kelimenin müsebbibi yahut cümledeki zikri, zira bir haz da bir hevestir bende ve ben yaşadıklarım içerisinde bir de heves düşkünü olmaksızın, ansızın hasıl olmuş bir arzunun heveslisini yaşamak istemişimdir ücra bir köşede ve şimdi de bu yaşanmışlığın gayesidir tüm bu koşuşturmanın ve istemenin hali..
ve bende..
(bkz:
sözlükle ilgili istekler)
ve
(bkz:
beni yazar yap lan sözlük)
lisede hazırlık okumak yazar olmadan evvelki versiyonuysa, üniversitede hazırlık öğrencisi olmak yazarlıktan sonraki versiyonudur. kötü hisseder insan. ne kadar süreceğini bilmez ve kurtulmak ister.. hatta bunu okuyan moderatör,
ne olur kurtar beni!
an itibariyle yaptığım, kurtulmak istediğim, günden güne içimdeki yazma şevkini kıran meslektir çaylaklık.. terfi almış hali yazarlıktır.. onun da ötesi moderasyon üyeliğidir..
"uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece" tadında uzun mu uzun bir süreç gibi gelen hallerimi özetler çaylaklık. bir ömür gibi bu ne ya? hayır gerçekten çaylakken tıkanıyor beyin denen meret. bari nba'deki gibi bir haz, heyecan katsalardı. hani yılın gelecek vaat eden en iyi çaylağı vs. tadında yapsalar diyorum.
edit ile büdüt : yapsalar değil, yapsanız diyorum. zira sadece çaylak ben ve eziyetten hoşlanan siz yöneticiler olarak biz bizeyiz değil mi?
pırpır uçuşan kelebeklerin yarattığı fırtınalarla bezeli kişiliklerin demir attığı, batan güneşin son ışıklarında okunan
kitapların huzurunu yakalama şansı tanıyan müessese.
2 ya da 3 gün sonunda bitirdiğim şey. teşekkürler
itüsözlük
(bkz:
mutluluk)
acabalarla dolu bir dönemdir. 'acaba yazılarımı beğendiler mi?' 'acaba ne zaman alacaklar beni de yanlarına?' diye sürer gider bu. şahsen 1 hafta ömrümden ömür gitti, uykularımda
moderatörlerin benimle dalga geçtiklerini, tepemde 'nihahahaha, almayacağız seni lavaşkiriii sözlüğee, çaylak olarak kalacaksıııın' diye bağırdıklarını gördüm, oluk oluk terler aktı dötümden, heyecenla yazar oldum mu diye baktığım zaman çaylak olduğumu gördüğümde ağlamamak için zor tuttum kendimi, yazdım, yazdım, yazdım... ve sonunda, sevinçten ağladım yazar olduğumu görünce, çaylaklık bitti, kabuslar bitti. sözlük ailesinde olmaktan çok mutlu ve mesudum.
onu yapamazsın, bunu edemezsin diyip insanı bunalıma sürükleyen bir durum! düşman başına vermesin. insanın kaçıp gidesi geliyor bu diyarlardan.
(mulki, 01.08.2008 12:35)
yazarlıktan çaylaklığa düşürülmişseniz çok zordur. sözlüğün bir çok imkanından faydalanazsınız arkadaşlarınıza mesaj bile atamıyorsunuz. hadi onu geçtim okurken yapabildiğiniz oy kulanma işlemini bile yapamıyorsunuz, yani bir giriye iyi veya kötü yönde oy veremiyorsunuz. acaba caylak olmama neden olan giri müzeye düşmüşmü diye merak edip bakmaya çalışıyorsunuz ama oda ne çaylakken müzeye giremiyorsunuz. işte böyle zor günler sizi bekliyor çaylakken.
eğer sözlüğe yeni kayıt olmuşsanız ve yazar olmak için gerekli 10 girinizi girdikten sonraki süreçte iseniz heycanlı bir bekleyişe neden olan acemilik dönemidir.
(bkz:
herşey vaktinde güzel)
ne meret birşeydir o. başlık açmak istersiniz "çaylaksınız" der sözlük, oy vermek istersiniz "çaylaksınız" der sözlük. hele hele bin küsür giri yazdıktan sonra çaylak olmak daha kötüdür. insanın canını sıkar. onca şey yazmak istersiniz ama bir yandan da yazamazsınız "cümleler acaba uygun mu" diye kafanızdan geçer. velhasıl kelam siz siz olun çaylak olmayın.
bir beşiktaş maçından sonra ağız dolusu küfürle girdiğim sözlüğün bana reva gördüğü durumdur..artık çaylak oldum ben, yasal nedenlerle evet..
üzülmemek elde değil de, asıl dert bunu hak edip etmeme meselesi sanırırm..hani eee ama herkes küfrediyo gibi bi şey değil elbette dediğim ama hani böyle çaylak oldun artık sen demektense ya baba bu olmamış sanki deseler daha bi uygun kaçacakmış gibi hissediyor insan...
sözlüğü uzun zamandır ihmal ettiğim doğru, benimle ilgiliydi bu, sözlük üzerine alınmaz bunu..artık çaylağız ya, yazacağız hemen 10 giri de bakacağız boyumuzun ölçüsüne..fetva verilecek hakkımızda ve sabırsız ben şu usta yazar ağzıyla kalan 9 girimi de gireyim de bekleyeyim okunmayı..
birikimlerimizi sayın yazarlarla ve itü sözlük severlerle paylaşmadan önce çok değerli moderatör arkadaşlarla paylaştığımız, onların beğenilerine sunduğumuz ve ilk yağmurun toprağa düşmesiyle toprağı saran heyecan gibi tarifsiz ve olmazsa olmazlık.
askerlikteki acemi birliği kavramının sözlük dünyasına entegre edilmiş halidir. pooooşşşetttt.
lavradan kurbağaya, tırtıldan kelebeğe erme dönemidir. "hamdım, piştim, yandım ulaaaan" dönemlerini atlatmak için beklenilen, insanı olgunlaştıran, hayatın anlamını düşünmeye sevkeden, sabrı öğreten haldir. bu halle hallenmek bile bir hazdır. kısa sürünce haz, uzun sürünce işkence olabilir. (tatmadım ama öyledir herhalde)