ingilizlerin çaya şeker koymak yerine gerçekleştirdikleri eylemdir. ya şeker ya süttür yani olay. (o değil de, ben çayın kaymak tutabilme ihtimalinden korkuyorum.)
ingilizlerin çaya süt katma alışkanlığı, -her şeyden öte- kendilerine çayla birlikte çin'den gelen çok ince porselen* fincanların, çayın sıcaklığıyla koyar koymaz kırılmasından korkmaları sebebiyle gerçekleşmiş bir denemenin sonucu oluşmuş ve günümüze kadar gelen bir gelenek halini almıştır. yani demem o ki önce çay üstüne de süt konmaz, bilakis önce azıcık süt konur ki üstüne eklenen çayın sıcaklığı güzelim fincanı kırmasın. kabul ediyorum, saçma gelebilir ama ben twinings'in yalancısıyım. hatta günümüzde kibarlık deyince akla gelen, çay içerken serçe parmağın kaldırılması da aynı fincanların gayet kırılgan ve küçük kulplu olması ve dolayısıyla isteseniz de serçe parmağı -hatta belki de yüzük parmağını bile- bu kulba sokamayacak olmaktan kaynaklanmıştır. kibarlıkla filan bi ilgisi yoktur yani aslen.
çaykur rize çayında çok güzel sonuçlar vermeyen iş. ama ingilizler hangi çayı kullanıyorlarsa onda güzel oluyor, sütlü şekerli çay ile bizim içtiğimiz (tercihan) şekersiz çay farklı içecekler. öyle değerlendirmek gerek.
çayın içine petibör bisküvi batırıp yediğiniz zaman aldığınız tadı alırsınız.
ayrıca çay nescafe ve süt tozu karışımıda lezizdir.
ingiliz alışkanlığı, fransız uydurması, türk kültürüne yanlış ters falan gibi kafa yormadan önce deneyiniz, beğenirseniz içiniz, beğenmezseniz dökünüz.
hintlilerin de (ingiliz sömürgesi zamanından kalma olsa gerek) yaptığı alışkanlık. eğer çay isteyip istemediğiniz sorulduğunda "sütsüz, şekerli" diye belirtmediyseniz bu haliyle hazırlayıp getiriyorlar.
yatılıda okurken bilimum bütün ingiliz hocaların kahvaltıda yaptığı, sırf onlar beyle ediyor diye çay servisinin yanında bi demlik süt bulundurulduğu, kahvaltıya başlamadan midemi bulandıran ama sonra bir cesaret denediğim ve çok ta öykk olmadığını farkettiğim uygulama.
karaçayların da halen yapıp zevkle içtikleri içecektir.karaçaylar kafkasyadayken,sütün içine orada yetişen labada otunun ilave edilmesiyle yaparlarmış bunu(kalmuk çayı).türkiye'ye gelince çay,süt,karabiber ve sütü karıştırarak aynı tadı elde etmeye çalışmışlar.labadayı arasalar şimdi bulurlar belki ama öyle bir yer etmiş ki bu çay damaklarda hala çayla içerler bu sütlü karışımı.
her kültürün aristokratları çay ile sütü beraber tüketmeyi çok sever. o yüzden fransız, ingiliz, rus ve daha nice milletlerde görülen bir uygulamadır bu. hatta türklerde bile çok eskiden beri mevcuttur. çayın tadını daha bir rafine belki daha özel buluyorlar zannedersem sütle. kahve ise daha çok brujuva içeceği olarak etiketlenmiştir. kaynağa gelince bizzat fransız soylusu bir küçük bey böyle anlatmış idi, sonra bunu başka başka normal fransızlara doğrulatmışlığımız var.
sütlü çayın içine bir şeker kaşığıda bal koyarsanız çok lezzetli bir karışım elde edersiniz hayır lezzeti de değil insan kendini asilzade sanıyor böyle çaylar sütler ballar felan garip ama öyle işte.