1. özellikle yağışlı havayı seven ve türkiye'de rize ve rize'ye komsu illerin sınır ilçelerinde yetiştirilen iki buçuk yaprağı(iki buyuk taze yaprak ve bir yeni filiz) makbul olan bitki.
    yetiştirilmesi ve işçiliği bir hayli zordur.şöyle ki;
    çay kısa ve bodur bir bitkidir ve yaprağı özel çay makasları ile kesilir.sonrasında toplanan çaylar bohçalara dökülür(yaklaşık 25 ile 40 kilo arası) ve bu bohçalar çay alım yerlerine genellikle engebeli arazi koşulları nedeni ile sırtlarda taşınır.çay alım yerleri çaykur veya özel firmalara aittir ve çay alımını gerçekleştiren görevli memurlar vardır.allah'ım bu kadar önlisans mezunu işsiz varken bu dengesizi kim işe almış(tabi ki torpil) dedirten tiplerdir bunlar hadi neyse, sonrasında çay alım yerlerinden kamyonlar ile fabrikalara gider, işlenerek paketlere doldurulur ve bizlere ulaşır.
    yaş çay fiyatları çiftçiyi bu kadar rize'li siyasi var olduğu halde! pek memnun etmez, çaykur kar edemediğinden yakınır, tüketici ise: "çay temel ihtiyaç niye bu kadar pahalı?" der ve kimsenin memnun olmadığı kısır bir döngü çıkar ortaya.

    tüketicinin(sinan çetin'in çay reklamları dışında) bilmesi gereken,
    1. sürgün mayıs ayı,
    2. sürgün temmuz ayı,
    3. sürgün eylül ayında
    çay toplam üç kez toplanır-kesilir.
    efendim bu çayı kendi haline bıraksanız küser size, o yüzden çaya bahar aylarında avrupa gübresi denilen azot,fosfor ve potasyum içerikli gübre verilir.bir de tüketici zevkle içsin diye fabrikalarda özel harmanlama teşkilatı ile çaya aromatik katkılar katılır(bu her zaman yapılmayabilir).bunlar her çayseverin bilmesi gereken nüanslardır.

    ayrıca:
    dalında yeşil,
    çarşıda siyah,
    bardakta kızıl,
    nedir? nedir? gibi bir bilmecesi ve,
    "herkese benden çay, şakkir'e yok!" gibi yaklaşımlara da malzeme olmuştur.

    yazımın sonunda da "öf be yaz yaz dilimde tüy bitti???, len memo bi çay yapta içelim len" dedirtti ya helal olsun çayımıza...
  2. azerilerin uğrunda türkü yaptıkları güzel içecek.

    ".. kışın soğuk gecelerde çay,
    armudu estekanda çay,,
    çay, çay, çay, aybalam çay çay çay"
  3. bağırsakları bozulan bünyelerde;kurusu bir tutam yenildiği zaman(bir çay kaşığı kadar;tercihen su ile yutulur) kısa zamanda(en fazla 30 dakikada) buna devâ olan bitki.
  4. ingilizlerin hindistan'ı sömürmeye başladıkları yıllarda keşfettikleri güzel içecektir.
  5. kalsiyum emilimini artırır, vucuda ve kemiklere direnç verir. yorgunluğa iyi gelmesinin sebebi budur. ayrıca demir emilimini azaltır. bu da karaciğeri olumsuz etkiler. az da olsa ciltte ve yüzde yağ lekeleri ve pürüz oluşturabilir.