türk olmamak gibi birşeydir.
sabahları besinlerden alınan
demirin kana ve vücuda yararlı bir şekilde geçmesini engellediğini duyduktan beri fazla sevmeme ve fazla tercih etmeme olayıdır..
ağızda bıraktığı buruk tattan hoşlanmamaktır.
çay sevmem dediğinizde,
"a gerçekten mi??"
"bari bir bardak iç!"
"açık iç"
"ölümü gör"
"ölümü ye"
cümlelerine maruz kalmak ve
ybsg diyememektir.
zevk meselesi keyif meselesi. babaannem ne kadar sabahları "bütün dünya çay içiyor yawrum!" gibi bir bildiri yayınlasa da içmiyorum kardeşim sevmiyorum zorla mı
(lethe, 15.04.2005 21:09)
söz sahibini sallandırarak çay süsü verilmesi gereken ifade...
bir kere çay içmeye alışmadıktan sonra devamının gelmesidir.çünkü bundan sonra içmeyi deneyeceğiniz her çay içine kaç tane şeker atarsanız atın acı gelecektir.fakat börek vb. yanında yediğiniz şey bitene kadar içilebilir.
çay sevmemek yoktur, güzel çay içememiş olmak vardır, diyerek de çay sevmeyen insanın tepesinn tası da attırılabilinir. ki kendisi ölsündür..
(bınar, 16.04.2005 17:28)
hayatına anlam katamamış insan davranışı. diecem ayıp olacak sevdiklerimizden de çay sevmeyenler olabilir. ama çay da sevilmez mi?
türkler
* tarafından o kadar çok seviliyor ki çay bağımlısı olmayan bir insan direk neden çay sevmiyorsun diye bir soruyla karşılaşıyor.
- sevmiyorum değil sadece ara sıra canım istiyor.
(viola, 16.04.2005 17:29)
bir sigara tiryakisinin kolay kolay sahip olamayacağı bir özellik. çünkü yemek ardından sigaranın yanına en çok yakışan içecektir çay.
utanılası durum.
olabilir tabi. muhtemelen bu insanlar, karşıyaka konak vapur hattında (ya da beşiktaş kadıkoy, neyse işte) çay sigara yapmanın keyfini de bilmezler. rakı balığı bilmezler. eminönü'ne gidip balık ekmek yemek de pek bi şey ifade etmez onlar için. kanlıca'da yoğurt yemek de anlamsızdır. çengelköy'de tarihi çınaraltı kafe'de (süper baba dizisindeki mekan) oturup, güneşin köprünün altından batıp gitmesini seyretmek de saçmalıktır. istinye'de, yeniköy'de deniz denizin nağmelerini dinlemek de vakit kaybıdır. olabilir tabi niye olmasın, zevkler ve rekler tartışılmas... (bkz:
hayattan tad almak)
çin çayı içtikten sonra düşünülmeye başlanan şey.
bir de (bkz:
nogay çayı)
çay zararlı değildir. ilk demlenildiğinde içildiği zaman vücuda vitamin bilem gönderir.önemli olan demliği ateşte kaynatmamak, çayı kaynamış suyla haşlamak ve hemen tüketmektir. içine bir kaç damla limon katmaksa çayın vücutta neden olduğu demir eksikliğinin olmamasını sağlar.
(bkz:
çay için, çay içirin)
çernobil faciası dönemlerine denk gelen neslin içmediği, içeni dahi sevmediği içecektir.radyasyonlu diye ailelerin çocuklarına çay içirmemesi ,çocuğun çayı haliyle sevmemesine sebeb olmuştur.çay alışkanlık ister ,çayla bir geçmişiniz yoksa tabiki sevmezsiniz ,içmek dahi aklınıza gelmez,sabah kahvaltısında görmeye bile tahammül edemezsiniz.çay içenlere içmeyenler nasıl garip geliyorsa içmeyenlerede içenler aynı derecede garip gelmektedir; ayrıca siz çay sevmediğiniz için heryerde farklı bir gezegen insanı olarak algılanmakta,' yahu!!!nasıl sevmezsin çayı ?'diye, gelen sorular karşısında bunalmaktasınızdır...
(hera, 01.02.2006 16:21 ~ 16:23)
çay çok da yararlı bir şey olmadığı için, ufak yaştan beri kahvaltılarda çay yerine
süt içiren bir anneniz varsa, çok da uzak olmayacağınız kavramdır. eşek kadar olsa da kahvaltılarda süt içmeye devam eder, ancak keyif ve eşlik için bir bardak sıcak çaya da hayır demez.
amerikalıların manasız özelliklerinden biri
acele edit: j.d. salinger'in "esme için sevgi ve sefaletle" isimli hikayesindeki başçavuş x'i tenzih ederim.
e hikayenin
settingi ingiltere olunca en sert amerikalı bile çakıveriyo çayı.
vapura binme gereksiniminden soyutlar insanı. çayın yanında sigara içmiyceksen vapurda ne işin var be adam sorusunu akıllara getirir!
çay tiryakisi olanlara saygı duyarken içmemeyi tercih etme durumudur. çay tiryakilerine kahve içirme gibi bir çaba içinde bulunmayanlar bu durumda karşılarındakinden de aynısını beklerler. ancak buna rağmen aynı ekşi yüz ifadesini "aaa sen çay içmiyo musun" serzenişinin hemen yanı başında bulmaları an meselesidir.
kahve tiryakisi olanlar için çaya vakit bulamamaktan ötürü sevmemek yerine ilgilenmemek ile de ifade edilebilir durum.
çay içince nedense midesi bulanan insanları kapsayabilecek önerme.
şahsen bana öyle oluyor.birde sürekli çay içmek bağımlılık değilde nedir?bir yere gidiyoruz hadi ilk hatta ikinci çayı anladım da, kardeşim 20 dakikada bir çay içilmez ki.
çay sevmeyen biri olarak insanlara anlatmayı çalışıpta anlatamadığım şey. o kadar alışmış ki türk insanı sabahın köründe içmeye bu şeyi;içmeyene uzaylı, yabani ne bileyim tuhaf birşey gözüyle bakıyorlar.
çok daha muhteşem bişi için;
(bkz:
nescafe gold)