merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

çanakkale savaşını evliyalar sayesinde kazandık

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. çanakkale savaşlarından menkıbeler isimli zırva bir kitap bunu iddia etmektedir.
    birkaç yıl önce, 18 mart konulu bir söyleşide konuşan turgut özakman, bu iddialar için yeterli yanıtı vermiştir.
    kitapta geçen bir safsata:

    --------

    müstahkem mevki komutanı cevat (çobanlı) paşa bir gece çok enteresan bir rüya görür. rüyasında kulağında yankılanan ses şöyle demektedir: "...deniz üzerine bak!" denize doğru nazar eden cevat paşa dalgalar arasında çiçeklerle bezenmiş pırıl pırıl kef vav harflerini görür. heyecanla uyanan cevat paşa, rüyaya bir anlam veremez. tenger, soğanlıdere ve baykuş bataryalarını takviye ettirmek için teftişe çıkan cevat paşa, kilitbahir'den istimbota binerken yedi yıl önce veremden ölen kızı bedile hanım'ı hatırlar. kabri büyük veli ahmed cahidi sultan'ın türbesinin haziresindedir. az sonra onun mezarı başına geldiğinde rüyasındaki sesi burada da duyar; şöyle demektedir lahuti ses: "... cevat, depolardaki 26 mayını denize döşe". cevat paşa, korku ve şaşkınlık içinde bocalarken karşısında yüzüne bakılmayacak kadar güzel, nurânî bir siluet belirir. adam, cevat paşa'nın kolundan tutup sorar:

    - bir derdin mi var?

    cevat paşa, gördüğü rüyayı ve az önce duyduğu sesi bir solukta anlatır. nur yüzlü adam (ahmed cahidi sultan) cevap verir:

    - nur, zafer işaretidir. ebced hesabında kef harfi 20, vav da 6 rakamını bildirir ve 26 yapar...

    bunları söyledikten sonra aniden kaybolur. cevat paşa, hemen mayın grubu kumandanı nazmi bey'i çağırıp sorar:

    - depolarımızda kaç mayınımız var? nazmi bey'in cevabı çok şaşırtıcıdır:

    - elimizde bir türk usta tarafından yapılan 26 mayın var. alman teknisyenler bunları döşememizi istemediler. şu anda boğazdaki mayın sayısı 377'dir ve hepsi alman yapımıdır.

    cevat paşa, daha sonra nusret mayın gemisi komutanı yüzbaşı hakkı bey ile yüzbaşı hafız nazmi bey'i makamına çağırır ve mayınları nereye dökecekleri konusunda plan yaparlar. ve plan gereği bu sırlı 26 mayın kumbağı burnu ile soğanlıdere arasına iki sıra halinde boğaza paralel olarak tekbir ve dualarla dökülür.

    ---------


    bu kadar mal olunmaz! bir milletin azmiyle, dehayla kazandığı savaşı, olağandışı olaylara bağlamak kadar saçma bir zihniyet yerleşik ülkemizde!

    devlet bahçeli'den farkları yok bu safsataları çıkaranların.

    ek olarak: doğaüstü güçler safsatasıyla, inanç faktörünü birbirine karıştırmayın.
  2. üstü örtülemez bir gerçektir.
    buna rağmen cinlerden, meleklerden, ufolardan ve dahi şeytandan bilenler var bu büyük zaferi.
    toptan terbiyesizler canım, hepsinin allah belasını versin...
  3. türk ordusuna ve insanına hakarettir aslında bu laf. ama bizim insanımız öyle gariptir ki çocuklarına masal olarak bile bunları anlatır. yok yeşil sarıklı askerlerin kurşunu hiç bitmezmiş de, yok ingilizlerin 1 tabur askeri bulutun içinde kaybolmuş da. din bu değil. bu safsatalar çanakkale zaferi'ni kanla yazan türk insanı gerçeğini değiştiremez. ortadoğu'da müslüman yurtları uzun zamandır kargaşanın ve kaosuun içinde. insanlar birbirlerini öldürüyorlar. en son ırak'da amerikan ve ingiliz askerleri'nin yaptıkları ortada. ee nerede o zaman bu yeşil sarıklılar şimdi? bir tek çanakkale'ye mi geldiler.
  4. biz müslümanların savaşlarda bileğinin bükülmemesini birçok gayri müslim kumandan manevi değerlere olan sadakatimize bağlar zira bizler savaşlarda yaşamak için değil bilakis ölmek için mücadele ederiz, adına şehadet dediğimiz bu mertebe yüce allahın kuranda, efendimiz hz muhammed sav'in de hadislerinde belirtildiği gibi bizlere ebedi bir hayatı sunmaktadır. efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor;

    "ölüp cennete giden hiç kimse bir daha dünyaya dönmek istemez sadece şehitler, gördükleri iyi muamele karşısında tekrar dünyaya dönüp tekrar şehit olmak isterler"

    tarihimizde dönüm noktası niteliğinde olan tüm savaşların perde arkasında bizi zafere iten şey bu manevi duygu idi. bununla ilgili olarak bombasırtı olayı hakkında ulu önder atatürke ait olan şu satırlar da açıklayıcı niteliktedir;

    "karşılıklı siperler arası 8 metre , yani ölüm kesin. birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. ikinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyormusunuz? bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir cekinme bile göstermiyor. sarsılma yok. okuma bilenler kur' an-ı kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. bilmeyenlerse kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. sıcak cehennem gibi kaynıyor. işte bu türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. emin olmalısınız ki çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur."

    elbetteki savaşta ölen, yaralanan insanlar, onları komuta eden birileri vardı, başta mustafa kemal olmak üzere lakin savaşın bir de arka planı vardı. sizce 19-20 yaşında delikanlılar ne için gidip ölsünlerdi? işte bizdeki bu yüksek ruh 1974 kıbrıs barış harekatında son kez görüldü ve o gün tarihe düşen not şu idi;

    "biz bu türkleri savaşarak yenemeyiz, çünkü onlar zaten ölmek için savaşıyorlar"

    işte çıkan bu sonuç neticesinde batı, bizim milletin sağlam temellerini oluşturan dini,milli ve manevi değerlerin altını oymak için tüm yolları denemekte yıllardır, başarılı da olmaktadır. özünden habersiz nesillerin yetişmesi için binbir çeşit ideolojiyi içimize zerkettiler. bizi kendimize küstürdüler. dün 20 yaşında pala bıyıklı gençler gidip can verirken bugün 20 yaşında apaçi stayla yapan ucubelerin meydana geleceğini bilseler eminim ölürken bir kez daha düşünürlerdi.

    ben allaha inanmayan insanlardan bu manevi ruhu, anlatılan olayları anlamalarını beklemiyorum zaten. ama ingiliz kaynaklarında dahi "o gebe dağlar asker doğurdu" "o yeşil kıyafetli askerler olmasa galip gelecektik" gibi ifadeler yazılıdır. sizin gibi ömrü hayatında alnı secde görmemiş, rabbinin sonsuz gücünün farkına varamamış pozitivistler için elbetteki bu savaşta evliyaullahın payı yoktur. biz zaten üst düzey savaş teknik techizatı ile kazandık o savaşı, hatta atatürk olmasa anamızı belleyeceklerdi değil mi? siz işte olayı buralara getiren, avrupa çocuğusunuz. sizin bu ülkede yatacak yeriniz de yok! gidin çanakkalede esen rüzgarı dinleyin, toprağı koklayın! ama nerde sizde o kalp gözü, o temizlik o berraklık. size verin içip sıçma, verin allahı inkar etme, verin seks, eğlence! başka bişeyden bildiğiniz yok.

    biz anadoluda hala askerimizi kışlaya uğurlarken, ak sakallıların, ulu hocaların duası yanında olsun diyerek uğurlarız. çünkü biliriz ki kuran da allah teala bize şunu bildirmiştir;

    "allah yolunda ölenlere öldü demeyiniz, bilakis onlar diridirler fakat siz bunu anlayamazsınız" bakara 154

    netice olarak çanakkale bir destandır ama böyle şuursuz nesiller yetiştikçe sahipsiz bir destan olmaya adaydır. yarın elin gavuru gene topunu tankını kapımıza dayadığında ne için savaşacağını, ne için öleceğini bilmeyen dinsiz allahsızlar yaratıp içimize soktular. rahat rahat gelirler yakın zamanda. ama allah, kuran hakkı için bu memlekette alnı secdeye varan birileri oldukça rahman ve rahim olan allah bizimledir.

    siz karınızın kızınızın götüne mini eteği geçirip dolaşın, için sıçın eğlenin, gününüzü gün edin, aynen devam. yarın gider amsterdam da red light district te yaşarsınız.

    özünden bihaber nesil perişan
    suratlar maskeli asıl perişan
    türküler yapmacık usül perişan
    şinanaylar çalan telden bezmişim...
  5. en az "çanakkale savaşını atatürk sayesinde kazandık" demek kadar yanlıştır, hurafedir. aslında ingilizler çanakkale'ye bir "cepheymiş" gibi yaklaşmış, hepsi bu. eskimiş gemiler ve müstemleke askerleriyle gelmiş, oyalanmış ve gitmiştir. zaten savaş batı cephesinde dönüyordu, orada da marne savaşı kazanılmıştı ve almanlar saldırı pozisyonundan savunma pozisyonuna çekilmiştir. ingilizler sırf "dostlar (ruslar) alışverişte görsün" mantığıyla çanakkale cephesini açmıştır. eğer ingilizler boğazı geçip osmanlı'yı safdışı bıraksa ve çarlık rusyası'na yardım edip bolşevik ihtilalini engelleseydi savaş sonunda rus çarı pastadan aslan payını isteyecekti. aslan payı da boğazlar bölgesi ve doğu anadolu olacaktı ki bu da ingilizler'in hiç istemeyeceği bir şeydi. çanakkale'de savaşır gibi yaptılar, batı cephesinde savaşın kazanılacağı kesinleşince de çekilip gittiler. eğer çanakkale'yi ölüm kalım meselesi olarak görseydiler gözde zırhlıları ve kırmızı ceketlileri gönderirlerdi. sonuç olarak çanakkale savaşı abartılmış, balon bir savaştır. tarihi değiştirmemiştir.

    zaten kış yaklaşırken osmanlı orduları son barutlarını da kullanmıştı, cephane bitmişti. ne gariptir ki ingilizler de tam o anda ilerlemeyi durdurdu. ilkbaharda saldırıya geçecekleri düşünüldü ama ne hikmetse nisanda çekilip gittiler. öyle ki; onlar çekilirken biz bile saldırmaya çekindik. adamları kızdırırsak geri döneceklerinden korktuk. hem de arada bulgaristan kanalıyla almanya'dan getirdiğimiz yeni silahlara rağmen.
  6. her devrin yalanıdır.en günceli aşağıda

    atatürk hastanesi'nde tedavi gören yaralı filistin gönüllülerinden osman çalık'ın anlattığına göre, israilli askerler birçok tutukluya mavi marmara gemisinde uzaktan gördükleri iki metrelik, uzun boylu ve beyaz elbiseli askerlerin nerede olduğunu sordu.
  1. 1