güneybatı trakya ile kuzeybatı anadolu arasında bulunan, çanakkale ili sınırlarına dahil, kuzeyde gelibolu ile çardak, güneyde ise kumkale arasında 35 deniz mili uzunluğundaki boğaz
görülmesi gereken manzaralardan birini yaratan yerdir...gün doğumunda gemiyle boğazı geçerken,bir taraf henüz gecenin karanlığına sahipken diğer tarafta henüz doğmaya başlayan güneşin kızıllığı denize vurur ve siz bir sağa bir sola bakarak afalarsınız...
bu boğazdan birçok kereler geçmiş olmama rağmen nedense her defasında büyük heyecan duyduğum, tüylerimin diken diken olduğu boğaz. havasından mıdır nedir?
herkesin köprü yapılsın geyiği yaptığı boğaz. ne gerek var kardeşim sanki acayip bi tıkanıklık yaşanıyor da millet saatlerce feribot bekliyor gibi bir görüntü yaratmanın ne anlamı var. ayrıca çanakkaleye biraz zor köprü yapılır. zemin kaya değil ki sürekli çökmekte. it durmaz tepesinden mi yapacaksın köprüyü? hem böyle feribotla çok çok daha güzel. denizinin havası, kokusu, rengi ilaç gibi gelir. hele kordondan izlemek boğazı.. karşıda dur yolcu yazısı, kilitbahir kalesi yan tarafınızda truva atı. . . çanakkale boğazı tarihin resmedildiği yerdir.gölge düşürmenin anlamı yok. ve evet çanakkale dadasıyım.
ekim'de lüfer akını başlar. oltanın başında ataol eşliğinde sabahlanır. sabaha karşı sürüyle geldikleri zaman bir patırtı kopar. 15 dakikada 15 lüfer tutarsınız.