belki ilginizi çeker
  1. · mahbes
  2. · salib
  3. · zul
  4. · ecram
  5. · saika
  6. · savlet
  7. · tehaşşüd
  8. · müvekkel
  9. · esbab
  10. · asım ın nesli
gündem
  1. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  2. · aşk ı memnu
  3. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  4. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  5. · beşiktaş
  6. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  7. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  8. · cabernet sauvignon
  9. · yeni yıla tuvalette girmek

çanakkale şehitlerine  

  1. mehmet akif ersoy'un çanakkale şehitlerine seslendiği kahramanlık şiiri.
    (chete, 18.03.2004 16:33)
  2. bir savaş bir destan ancak böyle anlatılabilirdi dediğim (bkz. mehmet akif ersoy)şiiri
    (cyrus the virus, 18.03.2004 16:45)
  3. "şu boğaz harbi nedir? var mı ki dünyada eşi?
    en kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
    tepeden yol bularak geçmek için marmara'ya
    kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    nerde -gösterdiği vahşetle- "bu bir avrupalı!"
    dedirir: yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
    eski dünya, yeni dünya, bütün akvâmbeşer,
    kaynıyor kum gibi... mahşer mi, hakikat mahşer.
    yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
    ostralya'yla beraber bakıyorsun: kanada!
    çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
    sâde bir hâdise var ortada: vahşetler denk.
    kimi hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
    ah, o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
    ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
    kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
    döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
    öyle müdhiş ki: eder her biri bir mülkü harâb.

    öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;*
    bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
    atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
    ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
    o ne müdhiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer...
    kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
    boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
    saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

    top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    alınır kal'a* mı göğsündeki kat kat iman?
    hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    çünkü te'sis-i ilâhî o metin istihkâm.
    sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
    beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
    bu göğüslerse hudâ'nın ebedî serhaddi;
    'o benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
    âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
    işte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
    şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    o, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
    vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
    ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid'i...
    bedr'in arslanları* ancak, bu kadar şanlı idi.
    sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
    herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
    seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
    "bu, taşındır" diyerek kâ'be'yi diksem başına;
    ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
    kanayan lâhdine* çeksem bütün ecrâmıyle;
    mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
    yedi kandilli süreyyâ'yı uzatsam oradan;
    sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
    uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;*
    tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

    sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    şarkın en sevgili sultânı salâhaddin'i,
    kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran...
    sen ki, islâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    o demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    sen ki, a'sâra* gömülsen taşacaksın... heyhât!
    sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
    ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    sana âguşunu açmış duruyor peygamber."
    (selenge, 13.01.2005 22:16 ~ 17.03.2009 18:55)
  4. (bilge tonyukuk, 18.03.2005 21:09)
  5. bildiğim kadarıyla savaş sırasında kendisi bir ekip ile orta-doğu'da arapların ingiliz tarafına geçmesini engellemek için girişimlerde bulunuyormuş. savaşın kazanıldığı haberi kendilerine ulaşınca köşesine çekilmiş ve bu unutulmaz eseri kaleme almıştır.
    (napoleon, 18.03.2005 22:00)
  6. mehmet akif ersoy'un muhteşem şiiridir. aşağıdaki adresten indirilip dinlenilebilir. kimi okuduğunu bilmiyorum ama şiirin güzelliği her şeyi örtüyor.
    (bkz: http://rapidshare.de/...)
    (lightblue, 03.09.2005 02:21)
  7. müthiş bir kahramanlık destanı.

    ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    nerde -gösterdiği vahşetle- "bu bir avrupalı!"

    dedirir: yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    varsa gelmiş, açılmış mahbesi, yâhud kafesi!

    avrupa'nın bugün ki tavrının 100 yıl sonra bile değişmediğini bu kadar güzel özetleyen başka şiir yoktur.

    ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

    bu dizelerle mehmetçiğin, üç kıtayı fetheden atalarının sevgisine sonuna kadar layık olduğunu özetlemiştir.
    düşmanın ağır silahları karşısında gösterdiği cesaret ve yılmaz azmi atalarımız bulutlarda yüzleri gülümseyerek izlemişlerdir belki de...
    (bu kadar yürekten çağırma beni, 18.03.2007 16:12 ~ 16:13)
  8. emanetiniz şerefimizdir, her ne olursa olsun yattığınız yerde huzurla dolu olun demeli her insan çanakkale şehitlerine.
    (troke, 18.03.2007 19:47)
  9. mehmet akif ersoy un ne kadar büyük bir şair olduğunun çok sayıdaki göstergesinden biridir.
    (seashell, 16.05.2008 22:21)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil