olacak o kadar'da vakti zamanında skeçi yapılmıştı. iyi kötü televizyon seyretmek gibidir. bir ekranda görüntüler gelir gider. zaman zaman kırmızı nokta bile çıkar.***
küçücük bir çocukken çok sık yaptığım, şimdiyse vakit buldukça yaptığım eylem.nasıl olduğunu tam olarak anlamasam da rahatlayıp, sakinleşmemi sağlıyor dönen çamaşırları izlemek. onlar temizlendikçe benim de beynim arınıyor sanki.
eğer eviniz yüksek katlardaysa ve dairenize su yeterince basınçlı gelmiyorsa, çamaşır makinasının yumuşatıcıyı içine aldığı anı kollayıp, düşük basınçlı suyun yapamadığını, yumuşatıcının üzerine su ekleyerek ekstra basınç oluşturarak yapmak için yapılan, bazen onlarca dakikayı çamaşır makinasının önünde geçirmenize sebep olan bir aktivitedir.
stres aldığı doğrudur, insan üzerinde bir nevi hipnotik bir etki bırakmaktadır. fakat dikkatli olunmalı ve d programı başlayıp makina sıkmaya başladığı anda oradan uzaklaşılmalıdır, zira dakikada 800 devirle dönen çamaşırlara kapilaraktan insan yiyen zombilere dönüşebilir ve çevreye dehşet saçabilirsiniz.
bir takım insanların beyni için disk birleştiricisi gibi bir görev yaptığını düşündüğüm eylem. beyninizdeki dosyaları bir düzene sokmanıza ya da o an üstünde çalışılan bir dosya var ise onun üstünde daha rahat çalışmanıza ortam ve imkan sağlar. ne takım insanlar bilmiyorum tam olarak ama bende gayet işe yarıyor, çok rahatlatıcı ve konsantrasyon kurmayı kolaylaştırıcı. bu bağlamda tezim; konsantrasyon zorluğu çeken bir takım insanlar olabilir. (bkz: defrag)
rahmetli babaannemin otomatik makinenin evimize ilk girdiği gün şaşırma ve hayranlık dolu ifadeler eşliğinde gerçekleştirdiği eylem.nur içinde yatsın...
yeni evde, yeni çamaşır makinasında ilk defa yünlü programını çalıştırmışken, kazakları çok az döndürmesi ve köpürtmemesi sonucu, bu hep böyle mi sürecek diye beklerken düşülen durum.
çamaşır makinesi evimize ilk geldiğinde hepimiz işimizi, gücümüzü, dersimizi bırakıp çamaşır makinesini seyrederdik.
- aaa! bak şimdi sıkıyor.
- evet evet bak şimdi de su alıyor.
çamaşır makinesinin etiketlerinde yazan uyarıları tekrar tekrar okumak ile kıyaslandığında akla daha makul gelebilen eylem. zaman geçirmek için okuyacak bir şeyler getirmek daha iyi bir alternatif olabilir.
bazı gün tekir, istavrit -artık o an çarşıda ne varsa- içine doldurduktan sonra, hassas çamaşırlar, ipekli ve yünlüler için olan kısa programda makinayı çalıştırır, karşısına bir tabure atıp pipomu tüttürmeye koyulurum. böyle zamanlarda nautilius'unun lumbozundan okyanusu seyre dalan evcil bir nemo gibi hissederim kendimi.
can sıkıntısını ve sıradanlığı giderebilmek adına evde kendi başınıza denenebilecek bir eylem.bu konuda kedilerin de oldukça başarılı oldukları da kanıtlanmıştır.
ben izlemem diyenlerin (başta ben) can sıkıntısını gidermek,kafa boşaltmak için yaptığı eylemdir. bi ara saate baktığımda 20 dakika çömelmiş vaziyette seyrettiğimi hatırlarım. (bkz: fenerbahçe az alkmaar maçı sonrası)
çocukken evimize ilk çamaşır makinası alındığında, oturma odasına kurmuş (banyoya sığmıyordu o kadar da görmemiş değiliz) ve televizyon izler gibi karşısına geçip çamaşırların içinde dönüşünü izlemiştik. gibi bir hatıram olan durum.