|
|
- annemin yaptığını yıllar önce fark ettiğim daha sonra pek çok komşununda katıldığı bir eylem olduğunu görmemle ev hanımlarının mensup olduğu gizli bir örgütün şifreli bir iletişim yöntemi olduğundan şüphelendiğim olay.
(bkz: efendi)
(bkz: masonluk)(lapsus, 30.03.2005 09:08 ~ 09:10)
- kişiye ait olmadan önce pazarlarda dertsiz tasasız, aşikar bir halde satılan donlar, bir aidiyet edindikten sonra gizli kalmalıdırlar inanışının günlük hayata yansımasıdır.
- ipe asılan materyalin fazla iri bir kalçaya ait olması durumu. dona bakıp el işaretiyle kalçaların muhtemel ölçülerini birbirine tarif eden sokak bitirimlerine rezil olmak var işin öte tarafında.
- aga nurettin abi'de bi toto var aha bu kadar !
- hadi ya ? nerden biliyon ?
- baksana aga kocaman donu var !
- la ben onu yatak örtüsü sanıyodum. yuh!
- aga var ya bu adam yedikleri ziyan olmasın diye haftada 1 gün sıçıyodur.
- hakkaten ya.(pablo, 30.03.2005 17:58 ~ 18:01)
- ben bundan daha farklı ve abes olanını duydum;
arkadaşımın annesi bas bas bağırıyordu;
--donların mandallarını ayrı koyuyorum sen ısrarla karıştırıyorsun be kızım.
- utanmaktan ziyade batıl olmayan anne görgüsü bir davranıştır.
kimilerine göre ise gizli eşcinsellik belirtisidir.
- (bkz: vücüttaki giyim sırasına göre)
- donlar ve sütyenler dışarı asılmaz, ayıptır. biz böyle gördük, böyle öğrendik.nerede eski işbilir ve görgülü kadınlar...
çorapların ve diğer minik ıvır zıvırın en arka sıradaki ipe, havlu ve çarşaf gibi tek tip görünen büyük
parçaların ise bir renk düzeni içinde en öndeki ipe asılmasıdır benim annemin kuralı.gömlek, bluz vs ise arada kalan iplere asılabilir. dışarıdan bakanın irili ufaklı, düzensiz bir çamaşır görüntüsü ile karşılaşması önlenmiş olur böylece. sonuçta titiz bir ev hanımının işbilirliğinin göstergelerinden biri olarak dikkate alınır.ayrıca yırtık, lekeli, şekilsiz şeyler de asla dışarı asılmaz.her çamaşır asarken yinelenen bu prosedür nedeniyle ve evin kızı sıfatıyla "allahım aklımı koru" duası edilir.
- edepli bir anne davranışı. edepli olan anne değil davranış tabi. anneler her zaman edeplidir, taş oluruz.
- amman komşularımız, bizim de iyi kötü bir götümüz olduğunu farketmesin diye yapılır. pek verimli bir teknik olduğu söylenemez.
- annemin en önemli buyruğu:
ağları kesinlikle kendine doğru çevirerek as, bakmasın kimse, dikkat çeker maazallah, ayıp kızım ayıp. erkek geçer, erkek sinek uçar falan.
- yanlıştır.
donların görünmesini istemiyorsak arkadan bir önceki ipe asmamız gerekir. zira, en arkadaki ip, pencereden, balkondan görünür. eve gelen misafirin bunu görmesini istemeyiz değil mi?
üç ip varsa ortaya, iki ip varsa, pencereye denk gelmeyen duvar karşısına asınız. ayrıca mümkünse ipin sonlarına da asmayınız. yandan da görünmesi kabul edilebilir bir davranış değildir. bir atleti dışardan görünen kısma asmak suretiyle barikat kurabilirsiniz.
namusunuzu bayrak gibi sallamanın alemi yok.
- (bkz: sona kalan dona kalır)
- annenin öğrettiği, alışkanlık haline gelen davranış.
- her ne kadar makbul olanı olsa da, biz büyüklerimizden böyle gördük dense de haftanın her günü bir şeyler yıkanan bir evde her zaman mümkün olmuyor. gün geliyor sadece iç çamaşırı yıkanıyor dolayısıyla donların arkasına saklanabileceği bir çamaşır olmuyor. mecburen donlar halka açık bir şekilde kurutuluyor. canım annemin buna kendince bulduğu çözüm ise iç çamaşırlarını balkondaki çamaşır ipine değil de kurasa asmak.
edit: kuras diye bir şey yokmuş, bizim aile uydurmuş, kurutma askısıymış adı.(chrystal, 16.12.2008 19:29 ~ 17.12.2008 00:03)
- (bkz: donları yıkamadan çöpe atmak) oldu olcak ıslak ıslak giyelim lan!!
(fular, 16.12.2008 22:44)
- türk tipi annenin çamaşır asma hiyerarşisinin en önemli kuralıdır. diğer bir önemli kuralsa en dıştaki ipe büyük hacimli çamaşırların asılmasıdır. kim ne derse desin, günümüzdeki uygulaması tam olarak ne sebeple olursa olsun bence gayet incelikli bir uygulamadır. iç çamaşırlarının aile mahremiyetinden sayılmasının ve dışardan bakıldığında nahoş görüntü oluşturmama amacının bir tezahürüdür. ayrıca yoldan geçenler neden iç çamaşırlarımızın ve dolayısıyla kasemizin ebatları ve renk seçimlerimiz konusunda bilgi sahibi olsun ki durduk yere?güzel bi uygulama, nesilden nesile aktarılası..
- tek başına uygulanan bir kural değildir.
birlikte uygulanması gereken kurallar vardır mesela atletleri yan yana asmak gerekir. sırası ile bir atlet sonra bir tişört ve yeniden bir atlet asarsanız anneniz kızabilir, en azından benimkisi kızıyordu.
sanıyorum yan yana asılınca birlikten kuvvet doğuyor ve daha çabuk kuruyorlar.
- (bkz: mahalle baskısı)
- kocası iett şoförü olan kadının ister istemez yapacağı eylem...
-nurten onları arkaya doğru as arkaya...
-burası boş asayım işte!
-olmaz arkalara doğru, arkalar boş nurten...
- bir türlü anneme yaptıramadığımdır. yurtta kaldığım zamanlarda eve gelince temiz kirli ne kadar donum varsa hepsini yıkayıp balkona kabak gibi asmıştır. erkek arkadaşımın arayıp sizin ev kerhaneye dönmüş donları topla istersen demesi bile annemi caydırmamıştır. hala da gülmektedir.
- kaçıncı yüzyılda olursak olalım çamaşır asarken yapılması gerekendir.
elalemin don fantezilerimizi bilmesine ne gerek vardır. bunların tanga çeşitleri var, g-stringi var, taşlısı var demirlisi var, erkeklerde slip olanı var horozlusu, fillisi var.. herkese bunları göstermeye ne gerek var?
konuyu anneannemin lafıyla * nokta koymak istiyorum. biricik pamuğum der ki,
yakında elalem götünüzde ki kılları bile bilicek! ahh ahh.. nerde o eski mahremiyet?
- kendi annemdeki durumu hatırlayamıyorum da, titiz bir komşumuz vardı. onun astığı çamaşıra bakar hayran olurdum. pantolonlar bi yerde, gömlekler bi yerde. her şeyin yeri belli ve ayrı. şekilci yapım "bu güzel bişiy yea" dedi ve o günden sonra eğer çamaşırları dışarıya asıyorsa istisnasız bir şekilde boy boy astı. kaide "en küçükler en arkaya" olduğundan donların da yeri arkasıydı hâliyle.
ve bugün kendi kendime diyorum ki, lan iyi ki oturduğum yerde dışarıya öamaşır asmak yasak. evin kapılarında ve çamaşırlıkta kuruyan çamaşırlarda benzer bi' dert yok çünkü. paranoyak olurdum, tırlatırdım alla'ma.
- ince düşünen insan eylemi.
|