1. bir islam dini kuralı değildir. bildiğiniz üzere islam dini'nin kesin kuralları kuran'da yazar. kuran'da da müzik ya da çalgıyla ilgili açık bir ayet olmadığından hareketle, bunu olsa olsa hadislere dayandırabilirsiniz, ben de size şunları dayandırırım:

    "nikahı def çalarak ilan ediniz." (ibn mâce, nikah, 20)
    "nikahı ilân ediniz, mescidlerde kıyınız ve nikahta def çalınız." (tirmizî, nikah).
  2. konu hakkında var olduğu söylenen gerçeklere şaşırdığım iddiadır. "islamın daha neyine şaşıyorsunuz?" diyen çok fazla insan var ama şaşıyorum ben elimde değil. aslında bir yerde yazılan ya da yazılmayan şeylere değil de sorgulamadan inanılan şeylere şaşıyorum sanırım. etrafındaki herşeyde yaratanı, yaratıcını gör diye bilirim ben. araştır, öğren, her öğrendiğin, şaşırdığın şeyde de onu gör... o zaman gerek doğanın kendi sesleri, gerek eskiden beri doğadan elde edilen malzemeler ile insanların elde ettiği sesler sonuçta onun yarattıklarının bize armağanı olmuyor mu? ihtişamına tanık olmak için başka bir neden daha olmuyor mu? bir keman, bir gitar, bırakın bir tel bile onun yarattıklarından elde edilip, müzik olup, tını olup doldurmuyor mu kulağımıza? doğa bile yeri geldiğinde rüzgarıyla, kuşuyla kendisi bir müzik olmuyor mu? müzik yapabileceğimiz özellikte malzemeler yaratıp, ağacı oyduğunda kaval yapabilip, aynı ağaca şekil verip keman yapabileceğimiz imkanı, onu yapabilecek aklı o hediye etmiş olmuyor mu? sonra da kendi armağanlarına haram mı diyor yani yaratan? dindar bir insan değilim. müslümanım da diyemem... akıl yürütüyorum sadece ve çok saçma buluyorum. şu an ne islamı korumaya çalışıyorum ne de amacım yermek. zaten müslümanım diyemiyorum çünkü sorgulamaya başladığım zaman çıkamıyorum içinden ama... saçma işte bana... kendi içinde çelişiyor benim için bazı şeyler. aslında çelişmiyorsa ve birileri böyle şeyleri ortaya atıp gereksiz yere suyu bulandırıyorsa da ne diyeyim gerçekten bilemiyorum. bu da böyle kafası karışık bir insan düşünmecesi işte...
  3. islam'ın, insana bir kez yaşayacağı hayatı zehir etmeye and içmiş, uygarlık düşmanı bir inanç olduğunu gösteren hükümlerden biri.

    iş bu hükümleri "profesör" unvanı altında laik türkiye cumhuriyeti'nin yurttaşlarına belletmeye çalışan şahıslara, "hanya ve konya", toprak altına girmeden, derhal öğretilmelidir.
  4. kesinlikle doğrudur, tasavvuf müziğinin uydurmalığı da doğrudur, mevlana hiçbir zaman müzik eşliğinde semah yapmamıştır mesela, mevlana semah sırasında o kadar kendinden geçermiş ki kendine gelsin diye müzik aleti çalarlarmış, ancak o zaman o ruh halinden çıkarmış. bunlar insana hoş gelen şeylerin yasak olmasına isyan edenler tarafından yalanlansa da yada aşağılansa da islamda yasak olduğu bildirilen şeylerdendir.
    (bkz: inanmıyorsan da bok atma bari)
  5. benzer diğer hükümlerin olduğu gibi sorunu, inananlar eliyle zorla tüm topluma belletilmeye, dahası yasaların temeli yapılmaya çalışılmak olan hüküm.

    (bkz: şeriat)

    yoksa dinciler müzik dinlemeden, "çalgı" çalmadan, heykel-resim yapmadan filan ot gibi yaşıyormuş, kime ne.