belki ilginizi çeker
  1. · sözlüğün psikopatolojisi
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · disko kralı
  5. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  6. · ibrahim üzülmez
  7. · beşiktaş
  8. · bir ilhan irem vardı o nooldu
  9. · the silver bear

çakma entelliğin psikopatolojisi  

  1. incelemeye kalkıldığında oldukça derin ve kapsamlı ele alınması gereken bir konu ancak pekte fazla beşeri bilimler ile ilgili okumuşluğum, araştırmışlığım, bilgi dağarcığımın bir köşelerinden çıkarıpta sunacağım birikimim olmadığı için olayı tamamen kişisel gözlemlerime dayanarak ele alacağım.

    öncelikle argoda ''sahte'', ''kötü taklit'', ''özenti'' , anlamlarında kullanılan -çakma- lafı çok güzel oturmuş başlığımıza. ''çakma entellik'' bu bağlamda aslında entelektüelliğin gerektirdiği bilgi birikimi, yaşam tarzı, yüksek ahlak vs...gibi bir çok olumlu özelliği taşımayan ancak taşıyormuş gibi davranan ve daha da kötüsü taşıdığını zanneden insanları tanımlamak için rahatlıkla kullanılabilir.

    çevreye rahatsızlık vermedikleri sürece bir zararları yoktur çakma entellerin ancak çakma entelliğin karakteristik özelliklerinden olan etrafa saldırma, sataşma baş göstermeye başladığında çakma entel olmayan kişinin bünyesinde de yavaş yavaş bir tahrik, karşı saldırıya geçme bağlamında tipik insani tepkiler kendini göstermeye başlar.

    her şeye bir anlam yükleme çabaları beraberinde çoğu zaman paranoyaklığı da getirir. benmerkezcilik tüm benliklerini kapladığından, olayları kendilerine mal etme ya da üzerlerine alınma şeklinde tepkiler ortaya koyarlar.

    seçtikleri anlatım dili oldukça ağdalıdır ki çakma entelliklerini ilk ele veren de bu olur. basitçe anlatılabilecek bir matematiksel terim bile onların kaleminden kaos teoremi tadında çıkabilir. bunun için özel bir çaba harcandığı her satırda kolayca göze çarpar. ayrıca bunu yaparken de tatlı bir telaşa bürünürler, sanki anlattıklarını kendisinden başka hiç kimse o ana kadar duymamıştır ve o anlatsa da karşısındakiler anlamayacaktır ama o yine de büyük bir lütufkarlık örneği sergileyerek toplumsal görevini yerine getirir. her zaman aydınlanmak değil ancak her daim aydınlatmak onların başlıca amaçarından biridir.

    insanların değişik ruh hallerinde olabilecekleri, bu doğrultuda yazdıklarının, yaptıklarının, hayata verdikleri tepkilerin oldukça farklılıklar gösterebileceği de göz ardı ettikleridir. örneklemek gerekirse sözlüğü ele alabiliriz. burada bir çok yazar vardır ki yazdıkları tamamen o an içinde bulunduğu psikoloji ile birebir ilişkilidir. okuduğu bir habere sinirlenir, o anda televizyonda hoşlanmadığı bir siyasi konuşuyordur, aynı anda sol framede de ilgili bir başlık bulur başlar aklından geçenleri yazmaya ki çoğu zaman eli kolu bağlı oturmaktan daha rahatlatıcı bir eylemdir. bazen de başlıkların hiç birisi ilgi alanına girmez, uktelerde dolanmaya başlar. başlık açacak bir enerjiye bile sahip olmadığından hazıra konmak, bir başlık bulup doldurmak ister. bazen de hırs yapar sözlüğü ansiklopediye çevirmek ister. bazı sözlüklerin bilgi amaçlı bir kaynak olarak kullanılıp, yazarı olduğu sözlüğün cinsel organ içerikli başlıklarla doldurulduğunu içine sindiremez ve başlar tematik başlıklar açmaya ya da uzmanlık alanıyla ilgili giriler girmeye. doğaldır bunlar, örnekleri çoğaltılabilir ve herkesin en az bir kez olsun içine düştüğü durumlardır. ancak çakma entellerimiz bu durumu her daim gözardı ederler. insanlara, burada nobel ödülüne göz dikmiş yazarlar olduklarını düşünerek birtakım eleştirilerde ve –karşılaştırmalarda- bulunurlar bunu yaparken de defalarca nobel ödülü almış bir tavır sergilerler ki rahatsız edici olan da budur işte. kullandıkları üslup, sivri dilli, keskin kalemli yazar olayım derken çoğu zaman ukalalıkla sonuçlanır.
    (angesen, 02.09.2007 20:53)
  2. (luto, 02.09.2007 21:01)
  3. (x sentos, 02.09.2007 21:33)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil