diziden sonra yayınlanan 25 mart 2004 valencia gençlerbirliği maçı sırasında, gümüşsuyunda maçtan çok konuşulan olay. benim gibi diziyi izlemeyenler anlam veremen tabi
"çakır o kadar salak mı ki koskoca evin tam ortasında sandalyeye bağlanmış kızı görüp bu işin içinde bir çapanoğlunun *olduğunu anlamasın ve silahını kemerine taksın" dedirten olay
çakır vurulmuş ve ölüp ölmeyeceği henüz bilinmiyordu bir sonraki bölüm heyecanla bekleniyordu tüm türkiye nefeslerini tutmuştu memleketin tek meselesi buydu çünkü!.ben de henüz çakırın vurulduğunu bilmiyordum ta ki tarih dersine kadar..
lisedeydim tarih dersiydi hoca sınıfa girdi dersin ilk saniyeleriydi arka taraflardan bir ses geldi..
ses:hocam çakır öldü mü yaa?
bir başka ses:valla çakır öldüyse ben izlemem diziyi!
hoca:valla çocuklar ben de sizin gibi merak ediyorum.ama bence ölmemiştir..
sınıfın diğer kurtları da konuyla ilgili görüşlerini beyan ediyorlardı benim için gizemli bir sohbetti bu çakır kim bilmiyordum..ders tarih dersi değildi artık(sorsan adamlara istanbul un fethini bilmezlerdi ama kurtlar vadisinin her saniyesini ezbere biliyorlardı)
bu olaylar gelişirken ben de hala mevzuyu anlamaya çalışıyordum.yanımdaki arkadaşıma 'çakır kim lan' diye sordum.bana cevap vermedi.çünkü o da bütün sınıf gibi çakır muhabbetine dalmıştı.evet ben olaya fransız kalmıştım.
daha sonra mevzuyu anladım çakır bir dizi kahramanıymış sınıftan bir kurt nasıl bilmezsin diye beni azarlamıştı nerdeyse dışlanıyordum..daha sonra ben de dizinin izleyicilerinden oldum ister istemez ve anladım ki okulda tespihsiz dolaşmayan kabadayıların esin kaynağı idolü özendikleri tipmiş çakır.
çakır ölmüştü ama okulun koridorlarında onlarca çakır vardı vay bee!
çakır'ın çok kullanılmayan bir isim olduğunu, ve 500 kişiden birinde bulunduğunu varsayarsak, türkiye çapında 140.000 çakır olduğuna ulaşırız. buradan da çeşitli istatistiklere dayararak bir hesap yaparsak;
türkiye'de yılda 1200 kere gerçekleşen bir durumdur.